“Saldırganlar cennetlikmiş”

Independent, saldırının sorumluluğunu üstlenen Somalili Eş-Şebab militanlarının alışveriş merkezindeki bazı kişileri rehin alarak canlı kalkan olarak kullandıklarına dikkat çekerek örgütün bu eylemle her zamanki yöntemlerinin dışına çıktığını vurguluyor.

Gazete asıl adı “Genç Mücahit Hareketi” olan örgütün militanlarının çoğunun 300 dolar ve şehit olarak cennete gitme vaadiyle cezbedilen gençlerden oluştuğunu belirtiyor.

Daily Telegraph gazetesi, örgütün Cumartesi öğle saatlerinden beri devam eden çatışmalar sırasında Twitter üzerinden de “sosyal medya saldırısı”na giriştiğini, Twitter mesajlarıyla militanların övülüp Kenya güvenlik güçleriyle alay edildiğini ve hükümetin pazarlık teklifinin reddedildiğini aktarıyor.

Independent gazetesi başyazısında “Nairobi saldırısı, İslami şiddet tehdidini göğüslemenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor” diyor.

‘Peygamber’in annesinin adını bilemeyen çocukları öldürdüler'”Dehşetengiz bir acımasızlıkla Nairobi’ye saldıran İslamcı militanlar, lüks alışveriş merkezi Westgate’den daha iyi bir yer seçemezlerdi. Kenya Doğu Afrika’da Batı’nın en yakın müttefiki ve Westgate alışveriş merkezi, koridorların Batılıların Kenya’daki ekonomik büyümeden nasibini alanlarla birlikte dolaştıkları bir yer. Saldırı sırasında teröristlerin Peygamber’in annesinin adını söylemedikleri için çocukları da öldürdükleri bildiriliyor. Bu durum, neyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.”

“Bu tür terörist saldırılar karşısında Batı öncülüğünde askeri operasyon yapılmasını savunanlar bu olaya verilmesi gereken yanıtı bulmakta zorlanacaklar. Zira saldırıyı üstlenen Eş-Şebab’ın üslendiği Somali iki kez dış güçlerin müdahalesine hedef oldu. İlkine Etiyopya, ikincisine de İslamcı militanları başkent Mogadişu’dan süren Afrika Birliği. İslamcıların hâkimiyet kurmalarını önlemeye yönelik dış müdahalelerin sonucu felaket oldu.”

Eş-Şebab’ın bir ülkede eylemlerine azaltırken aniden başka bir ülkede ortaya çıkıverdiği belirtilen yazı şöyle devam ediyor:

“Sırf bu gerçek bile, El Kaide ve onunla bağlantısı olan örgütlerin tek bir sinir merkezi ya da tek bir otorite kaynağı olduğunu varsayan herhangi bir dış politika anlayışının ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor. Amerikalıları ne kadar sevindirse de El Kaide liderinin öldürülmesi final olmadı. Birçok kişi için kabullenmek acı verici olsa da artık, iç savaşları ya da dini çatışmaların sonucunu Müslüman ülkeleri bombalayarak ya da kendi istediklerimizi seçerek değiştirebileceğimiz düşüncesinden vazgeçme zamanı geldi. Son yıllarda yaşananlardan almamız gereken ders içeride tetikte olmaktır dışarıya müdahale etmek değil.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here