Şampiyonlar Ligi

SİNAN OLCAYTO / AÇIK GAZETE ABD – “Türkiye gaza geldi” yazımda Rusya ile yapılan gaz anlaşmasının ülkemiz için ciddi bir tsunamiye neden olacağını anlatmaya çalıştım. Rusya aracılığıyla Gazpromla gerçekleşen anlaşma Türkiye’yi bir anda devler ligine terfi ettirmişti. Yazının sonunda bu oyunu oynayabilmek için gerçekten vizyon sahibi ve ileri strateji yeteneğine sahip bir hükümete sahip olmamız gerektiğini belirtmiştim.

Evet ilk dalgalar Türkiye’yi çok sert vurmaya başladı. FED’in hızla piyasadan Dolarları toplaması ve yine aynı hızla faizleri yükseltmesi yabancı “vur-kaçcı” spekülatif yatırımcıyı anında Türkiyeden kaçırmaya başladı. Dolayısıyla da bir anda merkez bankasındaki paralar eriyiverdi.

Aslında her şey böylesine dramatik olmayabilirdi. Yani bu işler biraz centilence yapılabilrdi. Sonuçta o şirketlerin yıllarca bir ülkeyi sömürdükten sonra giderken en azından bir kaç kemik atması adettendir ama onu bile yapmadılar. Çünkü tasmalarını tutan abileri düğmeye basmıştı.

Sırada Avrupa vardı. AB ikinci bir darbe için harekete geçti. Sonuçta onlar da Türkiye yüzünden ellerindeki büyük güney gazi projesi şanslarını yitirmişti. Ama Avrupalılar ceplerini yakacak bir durumda asla kolay kolay kaybetmek istemezler. Ve dogal olarak Türkiyeyi cezalandırmak için hızla harekete geçtiler. Ancak gerçek şu ki Avrupa’nın stratejistyenleri bir türlü kendilerini yenilemeyi ve zamana adapte etmeyi basabilmiş değil. Bunun en basit örneği AB’nin acınacak durumdaki Ortadoğu oyunu olarak yıllardır karşımızda duruyor. Hala truvatı atı kullanarak sonuç almaya çalışan bir kafadan ne beklenebilir ki?

AB Türkiye’yi içine alan kazan-kazan yöntemiyle Ortadoğu stratejisini gerçekleştirmeye çalışacağına beyaz adam küstahliğıyla işe giriştiği için herşeyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Kafasına vurup lokmasını alacağını sandığı Türkiye tahminlerinden çok daha sert çıktı, Ortadoğuda kontrolü kaybettiler ve her şey çok daha pahalıya mal oldu onlar için.

Bir de tabii korktukları Rusya enerji kartlarıyla güçlenip belirleyici bir güç olmaya başladı. Bu da tabii pastayı yemek için başka birinin masaya oturması kadar büyük bir münasebetsizlikti AB için. Rusya, AB gibi ahmak olmadığından geleceği görmüş ve Türkiyeyle iş yapmanın yanında ortaklık kurmaya karar vermişti. AB’yi asıl deli eden de buydu.

Suriye’de Rusya ile 2. uçak krizi tezgahlandı ama iki ülkede o tuzağa düşmedi. Bu tezgah bile aslında AB’nin aslında ne kadar çaresiz ve ne kadar vizyonsuz olduğunun açık kanıtıydı. Bundan sonraki dönemde de AB’den Türk-Rus ortaklığını bozacak her türlü sabotoji beklemek şaşırtıcı olmayacaktır.

AB içindeki libareller ve kapitalin bekçileri, yöneticilerden daha ileri görüşlü olduklarından AB’nin Türkiye ile ilgili stratejisini acil olarak değiştirmesi için hızlı bir lobi faaliyetine girişti. Artan Hristiyan bazlı milliyetçilik ve ırkçılığın seçimlerde belirleyici olacağını öngören liderler ise koltuk korkusundan kısa vadeli çıkarlar peşine düştü. “Ağır abilerini” dinlenmediler. ABD arkadan ittirdikçe de iyice şuursuz politikalara saplanıp hata üstüne hata yapmaya başladılar. Sonuçta Avrupa, kilise destekli ırkçı, sağ politikalara teslim olmaya başladı.

ABD, seçimlerden sonra sadece başkanı değil aynı zamanda stratejilerini de tamamen değişterecek gibi duruyor. Başkan Trump şu anda tam bir kapalı kutu. Ancak ilk mesajlar ortadoğuda Türkiye’yi bellirleyici aktörlerden biri olarak kabul ettiği yönünde. Bu tabii aynı zamanda Rusya ile ilişkilerde çok ilginç gelişmelerin yaşanacağının da bir mesajı. ABD kendine en yakın ortak olarak Rusya ve Türkiye’yi alırsa çok tuhaf bir doneme girecegiz.

İsrail ise yaşanan bu durumdan hiç hoşnut değil ve bunu her plartformda vurgulamaktan geri kalmıyor ancak şu an sadece izlemedeler. Hamlelere göre verecekleri tepkiyi hep beraber izleyeceğiz.

Türkiye şu anda bulunduğu durumdan nasıl çıkacak? İşin uzmanları su anki hiçbir ekonomik programla Türkiye’nin düzlüğe çıkabilebileceğini öngörmüyor. Tek kurtuluş yolu para alıp satabilecek bir ticaret işine girmek olabilirdi ama ülkemizin merkez bankası İngiltere gibi altın ve döviz rezerlerine sahip değil. Hatta görünüşe göre tamtakır.

Şurası son derece açık ki Türkiye son 10 yıldır uyguladığı hatalı ekonomik programlar yüzünden çok büyük bir krizle karşı karşıya. Bu kapana sıkışlık durumunda AB ve destekçisi şirketler her platformda Türkiye’yi daha da dibe vurdurmak için uğraşacak. Terör, ekonomik yaptırımlar derken TL eriyip gidiyor. Gazpromla yapılan anlaşma sonrası bunların olacağı öngörülmüş olsaydı en azından hazırlıklı olurduk.Türkiye ne yazık ki “devler liginde” oynayabilecek kadar ne gelişmiş  ne de vizyon sahibi kişiler tarafından yönetilen bir ülke.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here