Sansür, kaldıralı 98 yıl olsa da sürüyor

Kolaylı’nın mesajı aynen şöyle:


“23 Temmuz 1908’de ikinci meşrutiyetin ilanının ardından, Gazeteciler Cemiyeti’nin 1950 yılındaki kararı ile kutlanmaya başlanan “Türk basınından sansürün kaldırılmasının” 98. yıldönümü yaşıyoruz…


Ancak aradan geçen yaklaşık bir asırlık süreye karşın, basından sansürün gerçek anlamda kalktığını söylemek mümkün değil.


Oysa halkın sesi olma görevini üstlenen bağımsız ve özgür basın, düşünce özgürlüğünün en etkili aracıdır. Demokratik sistemin güçlü temeller üzerinde yükselmesi, basın özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesine bağlıdır. Bu nedenle basın, her anlamda özgür olmalıdır. Basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasi ve insan haklarından söz edilemez.


Basının özgürlüğüne son veren ve basını temel işlevini yapmaktan uzaklaştıran sansür ise, halkın çıkarlarının savunulmasının ve özgür düşüncenin gelişmesinin önündeki engellerdendir.


Hızla gelişen dünyamızda basın özgürlüğü, iletişim özgürlüğünü de kapsayarak ulusal boyuttan, evrensel boyuta taşınmıştır. Basın özgürlüğü artık, bir iletişim hakkıdır. Basın özgürlüğü basınla ilgili kurumların ve kuruluşların özgürlük alanı olmasının ötesinde, bireysel hak ve özgürlük alanı haline gelmiştir. Bilgi edinme ve bilgilenme hak ve özgürlüklerini kapsamaktadır.


Artık her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürlüğünün en temel hak olduğu görüşü, modern dünyada tartışmasız kabul görmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası belgelerde, bu hak ve özgürlüklerin altı devamlı çizilmektedir.


Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, önceki yıllarda olduğu gibi 24 Temmuzlar bizler için bayram değil, dayanışma günü olmaya devam edecektir.”


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here