Sarı Yazmalılar 11 yıldır HES’e karşı direniyor!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Sarı yazmalıların dağları, vadileri ve ormanlarını korumak için 10 yılı aşkın süredir verdiği mücadele Loç Vadisi’ni HES’ler tarafından yağmalanmaktan bir kez daha kurtardı…

Kastamonu’nun Cide ilçesi sınırlarında yer alan Loç Vadisi, Türkiye’nin el değmemiş doğal cennetlerinden biri. Küre Dağları Milli Parkı sınırlarında bulunan Loç Vadisi, doğal ormanları ve zengin biyolojik çeşitliliği barındırıyor. Ancak 2009 yılından bu yana vadi HES tehdidiyle karşı karşıya. Loç Vadisi halkı ise 10 yılı aşkın süredir HES projesine karşı hem hukuksal hem de eylemsel olarak mücadele veriyor. Türk edebiyatının büyük ustalarından Cideli Rıfat Ilgaz’ın ünlü ‘Sarı Yazma’ romanına da esin kaynağı olan yerel yazmalar, Loç Vadisi’ni korumak için çaba harcayan halkın da simgesi oldu. Daha önce yerel mahkemenin iptal ettiği Cide HES Projesi’nin ÇED Olumlu kararını temyiz eden yatırımcı OR-YA Enerji firmasının itirazı, Danıştay tarafından reddedildi. Böylece Loç Vadisi’ndeki HES ısrarı bir kez daha geri çevrilmiş oldu.

VADİLERİNİ YIKIMLA BAŞBAŞA KALDIĞINDA TANIMAYA BAŞLAYAN ÜLKE

Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Loç Vadisi, Türkiye’nin gündeminde ancak başına bir sorun geldiğinde yer edinebildi. Kanyonları, şelaleler, doğal ormanları ve biyolojik çeşitliliği ile Küre Dağları Mili Parkı’nın bir parçası olan Loç Vadisi, yöre halkı için de önemli bir yaşam alanı. Ancak Türkiye kamuoyu Loç Vadisinin adını yoğun olarak 2009 yılında burada bir HES projesi inşa edilmek istendiği dönemde duydu.

LOÇ VADİSİNDEKİ HES ISRARI HEP YARGIDAN DÖNDÜ

İstanbul merkezli OR-YA Enerji firması tarafından inşa edilmek istenen Cide Regülatörü ve HES Projesine ilgili kamu kurumlarının olumlu görüş bildirmelerinin ardından “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak bu kararın iptali istemiyle açılan davaya bakan Kastamonu İdare Mahkemesi, söz konusu projenin vadiye zarar vereceğine hükmederek kararı iptal etti. Mahkemenin iptal kararında ise, “Proje alanının milli park alanı tarafından çevrili olması ve milli parkla aynı havza içerisinde yer alması nedeniyle proje yer seçiminin bilimsel açıdan doğru olmadığı gibi proje alanının milli parkı da kapsayan Devrekani Havzası’nın ekosisteminin bir parçası olması ve proje alanında yapılacak çalışmalardan kaynaklanacak olumsuz etkilerin havza ve milli park ekosistem bütünlüğüne zarar verecek nitelikte olması” gerekçe gösterildi.

DANIŞTAY HES ISRARINI BİR KEZ DAHA REDDETTİ

Ancak HES şirketi ısrarından bir türlü vaz geçmedi. Yerel Mahkemenin benzer yöndeki kararlarını defalarca temyiz eden OR-YA Enerji’nin son itiraz başvurusu da Danıştay tarafından reddedildi. Danıştay 6. Dairesi’nin, 23 Haziran 2020 tarihinde oy birliği ile aldığı kararda, “Temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, bu konudaki istemin reddine,  oybirliğiyle karar verildi” hükmüne yer verildi.

LOÇ VADİSİNDE DAHA ÖNCE NE OLMUŞTU?

Danıştay’ın 2016’da verdiği “HES yapılamaz” hükmünün ardından Loç Vadisini terk etmek zorunda kalan OR-YA Enerji, kısaca “2009/7” olarak anılan, kadastro dışı bırakılan alanlarla ilgili bir genelgeyi gerekçe göstererek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ÇED başvurusunu yinelemiş ve süreci yeniden başlatmıştı. Bunun üzerine yöre halkından 24 kişinin açtığı dava kapsamında 24 Ekim 2019 tarihinde proje sahasında beşinci kez bilirkişi incelemesi yapılmış ve yapılan inceleme sonucunda Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu kararı iptal edilmişti.

BİLİRKİŞİLER ‘VADİDEKİ EKOSİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ BOZULUR’ DEDİ

Loç Vadisi’nde HES yapma ısrarı yüzünden alanda beşinci kez yapılan bilirkişi İncelemesi sonrası hazırlanan bilimsel raporda ise “Küre Dağları Milli Parkı tampon bölge sınırları içerisinde yapılması planlanan Cide HES projesinin havzadaki ekosistem bütünlüğünü bozacak nitelikte olumsuz etkileri olacağı, ekolojik dengenin bundan zarar göreceği, proje alanının Küre Dağları Milli Parkı mutlak zona olan yakınlığı ve etki alanında olması ile havzanın mansap ve memba kısımlarına da olumsuz etki ederek buralarda bulunan doğal ve kültürel kaynak değerlerine olumsuz etkilerinin olabilecek olması dikkate alınarak proje çalışmasının alandaki ekolojik dengeye olumsuz yönde etkileyeceği kanaatine varılmıştır” ifadelerine yer verilerek HES projesinin vadiye vereceği zararlara dikkat çekildi.

DANIŞTAY YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONADI, HES’E GEÇİT VERMEDİ

Bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor doğrultusunda Cide HES projesi için verilen Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu kararı, 18 Mart 2020 tarihinde Kastamonu İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Ancak HES şirketi mahkeme kararının bozulması için bir kez daha Danıştay’a başvurdu. OR-YA Enerji’nin temyiz talebini değerlendiren Danıştay 6. Dairesi’nce reddedildi. Böylece yerel mahkemenin “ÇED Olumlu” kararının iptali, üst mahkeme tarafından da onanmış oldu.

LOÇ VADİSİ HALKINDAN HES ŞİRKETİNE: ‘VADİMİZE GELMEYİN!’

Bölgenin yerel simgesi olan sarı yazmanın altında birleşerek 10 yılı aşkın süredir vadilerini koruma mücadelesi yürüten yöre halkı ise Danıştay’ın bu kararının ardından bir kez daha HES şirketine seslenerek “Vadimize gelmeyin” açıklamasında bulundu.

‘ARTIK HES GİTTİ, HUZUR GELDİ DEMEK İSTİYORUZ’

Loç Vadisi Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, bu güne kadar verilen mücadeleye destek olan tüm doğa ve yaşam savunucularına teşekkür edilerek şöyle denildi:

 “16 Mart 2009 senesinden bugüne kadar Cide HES’in Küre Dağları Milli Parkı içinde bulunan Loç Vadisi Ekosistemine ve Sosyal hayata uygun olmadığını defalarca kez haykırarak söyledik.  Bugüne kadar mahkemelerce atanmış farklı üniversitelerden 22 Bilirkişi/Bilim insanı yazdıkları raporlarla bunu belgeledi. İki kez Kastamonu İdare mahkemesi ve iki kez de Danıştay hâkimleri Cide HES’in hukuksuz olduğunu onadı. Artık yeter! İnsanların, devletin çalışan organlarının, hukuk adalet sisteminin bu kadar vaktini, nakdini almaya hiçbir şirketin hakkı yoktur. Bu kadar halk, bilim ve hukuk insanı Cide HES projesi yanlış ve hukuksuz diyor ise; başta OR-YA Enerji ve sırasını bekleyen diğer şirketler, Cide HES ile ilgili her rapora onay veren ÇED Genel Müdürlüğü bu yanlış işleyişe bir son vermelidir. Cide HES’in yanlış ve hukuksuz olduğunu 11 senede defalarca kez belgelerle ispat edilmiştir. Artık “Cide HES gitti, Huzur geldi” demek istiyoruz.”

Önceki haberİngiltere’de ikinci dalgaya karşı 3 milyar sterlinlik ek kaynak
Sonraki haberİstanbul Kudüs olur mu?
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.