Sarkozy’ye farklı bir yaklaşım

Sarkozy’ye farklı bir yaklaşım

0
PAYLAŞ

Sayın SARKOZY, G 2O Başkanı sıfatıyla, Eşi, Sanatçı, Sayın Carla BRUNİ SARKOZY yanında olmaksızın, 6 saat süren önemli görüşmeler için Türkiye’yi ziyaret etti. Sayın Cumhurbaşkanı’mız Abdullah GÜL ile Sayın Başbakan’ımız Recep Tayyip ERDOĞAN ile görüştü. Bana göre, ilk eşinden boşandığı yılda konuştuğu gibi, Medya’nın kendisine sorduğu AB ile ilgili soruları içtenlikle cevapladı ve hala aynı düşünceye sahip olduğunu, aynı şarkıyı kendi dilinde söyledi. G 2O’ye evet, AB’ ye ….( Bir Mehmet SOYARSLAN şarkısı söyler gibi…”Bugün sen çok gençsin yavrum, hayat ümit neş’e dolu, mutlu günler vaad ediyor, sana yıllar ömür boyu…” dedi bence. Üstelik, yiğitçe, bir de Demokrasi sorusu sordu, kendisine ısrarla aynı soruyu soran Medya’ya, Sayın SARKOZY dedi ki, ”Demokrasiniz çok güçlüyse, niçin ısrarcısınız?”

Yiğit, bir sıfattır güzel Türkçe’mizde. Güçlü ve yürekli anlamına gelir. İsim olarak kullanıldığında ”Delikanlı” anlamına gelir. Mecazi anlamda ise ”Medeni cesareti olan kimse” anlamında kullanılır. Mesela derler ki,”O yiğit adamdır, gerçeği söylemekten çekinmez.”. Mesela, Türk Sineması’nın en yiğit Aktörü olan Cüneyt ARKIN, Türk Rock Müziği’nin en yiğit Müzisyeni olan Cem KARACA’ya , 2001 Haziran ayında ilk kitabı olan ”Adını Unutan Adam” i imzaladığında şöyle not düşüyor, ”Yiğit insan, can dostum Cem kardeşime sevgi ve saygılarımla…Cüneyt ARKIN”. Ve bu yazıyı evine döndüğü zaman okuyan Cem KARACA bu yiğitliğin asaleti karşısında ağlıyor, aynı ülkede doğup büyüyüp aynı dertlerle hemhal olup, birbirlerine zaman ayırıp da yeteri kadar konuşamamaktan duyduğu kahira ağlıyor…bence yiğitlik bu olsa gerek, yani konuşabilmek…

Sayın Nicolas SARKOZY de yiğit bir insandır bence, her türlü sıfatlarından önce de ”önce insan”dir. Cumhurbaşkanı, G 20 Başkanı, Baba, Eş, sıfatları gibi… Seneler önce, şimdiki eşiyle flört ettikleri haberleri Medya’da yer aldığında, ben de 2008 St.Valentine’s Day ‘i BRUNİ-SARKOZY çiftine ithaf etmeyi borç bildim, sevgiyi bildiğini bilen bir insan olarak, bir Türk kadını olarak…

14 Şubat 2008 Sevgililer günü ( Valentine’s day ) yazımda, onları ”yılın sevgilisi” ilan etmiş ve gözlerinde sevgilerini ve evleneceklerini hissettiğimi yazmıştım, onlara Edith PİAF’ın sesinden dinlediğim ”Tou jours aımer- Always loving” şarkısını hediye etmiştim ve bu yazım, şair-yazar arkadaşım Latif EPOZDEMİR sayesinde ESMER DERGİSİ’ nde yayınlanmaya layık görülmüştü. Bence de güzel bir yazıydı, fakat Medya yazdıklarımı, söylediklerimi değil de, şahsıma ısrarla yakıştırmak istediği yanlış haberleri yazmayı, ne hikmetse alışkanlık haline getirmişti…ve ben de ne hazin ki, yalnız olmadığımı biliyorum, görüyorum, duyuyorum, Belçika-Liege de uzun yıllar, ağabeyi Savaş MANÇO ile birlikta yaşamış olan Büyük Türk Sanatçısı Barış MANÇO’nun ”Dönence” şarkısında söylediği sözler gibi…”Bir gün gelecek dönence biliyorum”.

Sanatın ve sanatçıların Siyasete hep ışık tuttuğuna ve bu ışığın hiç sönmeyeceğine inanıyorum, yeryüzünde BARIŞ’ın Sanat- Spor- Demokrasi ile gelişip büyüyeceğine inanıyorum.

Sayın SARKOZY, 1998 yılında Fransa’da yapılan Dünya Kupası anısına hazırlanan, yeşil renkli değerli bir taştan yapılmış ”Evrensel İnsan Heykeli” hediyesini Sayın Başbakan’ımız Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’ye sunmuş, Başbakanımız da kendisine hediye olarak, Türk-Fransız ilişkilerinin başlangıcını simgeleyen, Fransız Arşivlerinden alınmış bir belge’yi sunmuş.

Heykel’in hediye seçilmesi, Fransız kibarlığı içinde Sayın Başbakan’ımıza ”Çok cesur bir insandır kendisi, Reform ruhunu içinde taşıyan bir insandır, G 20 Dönem Başkanlığı boyunca Sayın Başbakan ERDOĞAN ile çalışacak olmaktan çok mutluyum” demesi, karşılıklı koltuklarda otururken rahat davranması, merhaba demek için de, veda etmek için de, Medya’ya sağ elini sallaması, bu kez, görüşmeler esnasında sakız çiğnememesi,( daha önce Fransa’da, Sayın Cumhurbaşkanı’mız Abdullah GÜL Beyefendi ile birlikte Türk Günü Etkinliklerine katıldığı zaman, ağzında sakız çiğnediği için Fransa Başını tarafından eleştirilmiş, böyle okumuştuk Medya’da…), bence en mühimi, tuvaletini yapacağı yerin kendisinden önce gelmemesi de dikkate değerdir. ( zira, Sayın Barack OBAMA, Ülkemize ilk ziyareti öncesinde, böyle haberler okumuştuk Medya’dan…)

Sayın SARKOZY, Fransa Kralı, 1. François ( 1. Fransuva okunuyormuş…) ile Sultan Bayezid Han oğlu, Sultan Selim Han oğlu, Sultan Süleyman Han arasında, Diplomatik ilişkilerin kurulmasının üzerinden yaklaşık 500 yıl geçmiş olmasına işaret etmiş, ”21. y.y. basında, geçmişe ait semaların içersinde hapsolmamalıyız” demiş, ”geçmişte tıpkı Mustafa Kemal benzeri ileri görüşlü Liderlerin yaptıkları gibi ortak hedeflerimiz sayesinde yeni çareler üretmemiz gerektiğine inanıyorum” demiş, ( Anıtkabir’i ziyaret etmesi de çok güzel doğrusu), Türkiye’yi iyi tanıdığını söylemiş, ”Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında bir köprü ülke olduğunu” Türkiye’ye olan derin hayranlığını sorgulamadığını ve AB ile ilgili düşüncelerimi söylerken, kimseye hakaret etmiyorum”, demiş…Ve Bölgede ve Dünyada Barış ve Diyalog yararına ilkeli ve çalışkan bir Diplomasisi olan Türk Diplomasisi olduğuna da işaret etmiş…

Ben de Sayın Başbakan’ımızın hediye seçtiği ve sunduğu tarihi belgeyi merak etmiştim ki Medya’dan okudum, siz saygıdeğer okurlarla da paylaşmak isterim.
1525 yılında Pavia Savaşı’nda İspanyol Kuvvetleri, Fransız Ordusunu yenerek Fransa Kralı 1. François’i esir almış, Fransa Kralı’nın annesi Düşes Dangolem, Kanuni Sultan Süleyman’a bir mektup yazarak yardım istemiş. Bu mektuba karşı, Kanuni Sultan Süleyman’ın yolladığı tarihi cevabın Osmanlıca aslının tıpkı başımı ( fotokopisi ) ile Fransızca çevirisinin yer aldığı belgeyi hediye etmiş Sayın Başbakan’ımız ERDOĞAN, Sayın Cumhurbaşkanı SARKOZY’e…

Ülkemizde hala dizi gösterimi süren ve başlangıçta oldukça tepkiler alan KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN HAN ile ilgili diziyi, Fransa Cumhurbaşkanı da seyrediyor mu acaba zaman zaman diye düşünmeden edemedim… Globalleşen dünyada bence mümkün, ben nasıl ki, The Beatles, ”peace on Earth” diyen Ara DİNKJİAN, J.BREL, Barbara, Edith PİAF, Carla BRUNİ dinliyorsam, herkes de merak ettiği herkesin şarkısını da dinler, filmini de seyreder, dizi filmini de…
Sayın Başbakan’ımız içtenlikle ”Tabii ben ailece de kendilerini ülkemizde görmek isterim” deyip, sözlü bir davette bulunmuş, Sayın Cumhurbaşkanı da olumlu bir cevap vermiş sanırım, mutlu da olmuştur bence, G 20 Dönem Başkanlığı boyunca birlikte çalışmaktan çok mutlu olduğunu söylediğini hatırlarsak…Yalnız hatırlamalıyız ki, Sayın SARKOZY, bu ziyaretinin, ABD, Hindistan, Çin’e yaptığı ziyaretler gibi, G 20 nin vazgeçilmez bir ortağına gerçekleştirdiği bir ziyaret olduğunu da vurguladı.

Yine Medya’dan okuduğum kadarıyla, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih GÖKÇEK ise ağzında sakız çiğneyerek, havaalanında uğurlamış Sayın SARKOZY’i , ve bu 6 saatlik ziyaret sona ermiş. Herkes kendi yaşadıklarını kendisi en iyi bilirmiş. Herşeyin bir sebebi ve sonuçları olurmuş… Seyredenler ise kendileri kadar ve kendilerince anlayabilir ve yorumlayabilirmiş.

Tarihi bir olaya tanık olduk. İleride Tarih, bu ziyareti de yazacak…Tarihe bir bakacak olursak, 1938 yılında Fransa’da yayımlanan L’llustration Gazetesi Atatürk’ün vefatının ardından şöyle yazmış.” EN BÜYÜK ATATÜRK- Tarih çok büyükler gördü. İskender’leri, Napolyon’ları, Washington’ları gördü. Fakat yirminci yüzyılda büyüklük rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı.”

Napoleon BONAPARTE diyor ki, ”Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu”.

ATATÜRK diyor ki, ”Bütün insanlığı tek bir vücut gibi düşünmelidir. Kimsenin düşüncesine ve vicdanına egemen olunamaz.”
Demokrasi, Israr, G 20, AB, Heykel, Tarihi Belge, Sakız, Koltukta güvenli oturus, El sallayış, Geliş-Gidiş, herşeyi Tarih yazarmış, Tarih yazı’yla başlamış çünkü…
Hoşgeldiniz, ve Hoşgittiniz Sayın Cumhurbaşkanı, G 20 Başkanı, önce insan , Nicolas SARKOZY. Ben sizin ”Öldüğün gibi görün, Göründüğün gibi ol” felsefesine uyan davranışınızı çok sevdim, hep takdir ettim, gerçeği söyledim, bu bir hakaret değildir, hayatımda hiç kimseye hiç hakaret etmedim ki, edemem ki, etmem ki…

BİR CEVAP BIRAK

4 × four =