‘Savaş koalisyonu’ seçeneği gündemde!

PAYLAŞ

Bahçeli’nin TBMM Başkanlığı seçimindeki tavrı, ‘AKP-CHP’ rüzgârını tersine çevirirken ‘AKP-MHP’ ‘savaş koalisyonu’ seçeneği gündeme oturdu. ‘Çözüm Süreci’nden AKP’nin vazgeçemeyeceği, bu hükümetin de uzun süreli olmayacağı ve 1 ya da 1.5 yıl sonra erken seçime gidilebileceğine dikkat çekiliyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin TBMM Başkanlığı seçiminde, milletvekillerine “geçersiz oy kullandırma” kararı, bir kaç gün öncesine kadar esen “AKP-CHP koalisyonu” rüzgarını tersine çevirirken, “hemen seçim” veya “AKP-MHP” “savaş koalisyonu” seçeneğini gündemin ön sıralarına oturttu.

TBMM Başkanlığı seçiminde sonucu, MHP’nin tavrı belirledi. MHP Lideri Bahçeli, önceki gün “HDP’nin oy verdiği adaya oy vermeyiz” açıklamasıyla AKP adayı İsmet Yılmaz’a “örtülü destek” sinyalini vermişti. Ancak MHP kulislerinde cılız da olsa, Bahçeli’nin sözlerinin “Baykal’a destek olunmayacak” olarak yorumlanmaması gerektiği” dile getirilse de bunun gerçek olmadığı ertesi günkü MHP grup toplantısında netleşti. TBMM Başkanlığı oylaması öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmeler ve bundan sonrasına ilişkin şekillenebilecek gelişmelere ilişkin değerlendirmeler ana başlıklarıyla şöyle dile getirildi:

KASIMDA ERKEN SEÇİM: Bahçeli’nin “muhalefet” görevinde ısrar etmesi ve TBMM Başkanlığı’ndaki tavır nedeniyle CHP’nin de AKP ile koalisyonu reddedeceği yorumları yapılıyor. Bu durumda hükümetin kurulamayabileceği ve her partiden oylarına göre üyenin yer alacağı “seçim hükümeti”nin kurulup, 6 ya Bahçeli’nin ifade ettiği gibi 15 Kasım’da “hemen erken seçim”e gidilmesi olasılığının yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.

SAVAŞ KOALİSYONU:
Türkiye’nin Suriye sınırındaki PYD varlığından rahatsız olan Bahçeli’nin özellikle “tampon bölge” konusunda başta ABD olmak üzere bölgesinde yalnız kalan AKP hükümetine bu konuda destek vereceğine dikkat çekildi. Bahçeli’nin, dünkü grup konuşmasında da “ Güney hudutlarımızın öbür yakasında sınır ve derinliği net olarak belirlenecek bir alan üzerinde güvenlik kuşağı gecikmeksizin tesis edilmelidir” sözleri bu tezin güçlenmesine gerekçe gösteriliyor. MHP’nin Suriye ve “çözüm sürecinin rafa kaldırılması” koşuluyla koalisyonda yer alabileceği konuşuluyor. Ancak Çözüm Süreci’nden AKP’nin tümüyle vazgeçemeyeceği için bu hükümetin de uzun süreli olmayacağı ve 1-1.5 yıl sonra erken seçime gidilebileceğine dikkat çekiliyor.

ÇÖZÜMÜ BİTİREN BİTER: Deniz Baykal’a 50 dolayında milletvekiliyle destek veren HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, sonuçları, “Koalisyon da bu denklem üzerinden yürüyecek gibi görünüyor. Niyet itibariyle savaş hükümeti oluşturmak istiyorlar. Ama başarabileceklerini sanmıyorum. Çünkü halk barış istiyor” sözleriyle değerlendirdi. AKP’nin seçimi kaybetmiş parti görüntüsünden çıkmaya çalıştığını kaydeden Demirtaş, “Uzun süre yürütebileceklerini zannetmiyorum, çözümden vazgeçen kaybeder” sözleriyle yorumladı. Demirtaş, AKP’nin bundan sonra ibreyi yukarı çeviremeyeceğini, bu nedenle AKP’nin erken seçim istemediğini kaydetti. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ise bir an önce seçime gitmek istediğine dikkat çeken Demirtaş, Erdoğan’ın Suriye konusu açmasının seçimde kullanılacak stratejiyi gösterdiğini belirterek, “Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek istiyor” dedi.

YENİ MC: TBMM Başkanlık seçimi tamamlandığında, CHP’de hayal kırıklığı, MHP’ye öfke vardı. Sonuçları “Yeni MC hayırlı olsun” diye değerlendiren CHP’liler de MHP’nin “koalisyon kartını son dakikaya kadar kapalı tutarak, koalisyon senaryolarında birinci sıraya yerleştiği” değerlendirmesini yaptılar. CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, “MHP 7 Haziran sonuçlarını okuyamadı 13 yıllık AKP iktidarını devam ettiriyor, HDP’yi yok saymak Kürt düşmanlığıdır” dedi.

GÜÇLÜ BAKANLIKLAR: TBMM Başkanlığı seçimleri koalisyon kulislerinde farklı senaryoları ön plana çıkarırken, başkan adayını sonuna kadar destekleme kararının arkasında duran ve İsmet Yılmaz’ı seçtiren AKP’nin TBMM Başkanlığı’nı almasıyla koalisyon turlarına daha rahat gideceğine dikkat çekiliyor. MHP’nin olası bir koalisyonda, “TBMM başkanlığı sizde” diyerek, sayı ve işlevsel olarak güçlü icracı bakanlıkları isteyebileceğine dikkat çekiliyor.

CHP’DE ÖZELEŞTİRİ: Sonuçlar, CHP yönetiminde “özeleştiri”ye yol açtı. Parti içinde “CHP olarak koalisyona çok hevesli davrandık, hatta iş bakanlık paylaşımına kadar gitti. Biz ilkelerimizi koyup, koalisyona mesafeli olduğumuz mesajı vermeliydik, aceleci olmamalı, AKP’nin bize gelmesini beklemeliydik. MHP geride durdu ve hem hükümet seçeneklerinde hem de TBMM başkanlığında belirleyici oldu” değerlendirmesi yapıldı.

AZINLIK SEÇENEĞİ ZAYIF: “Azınlık hükümeti” olasılığına ise hiç şans tanınmıyor. Kulislerde, AKP’nin son noktada “Suriye’ye girme” koşuluyla MHP destekli azınlık hükümeti seçeneği seslendirilse de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “azınlık hükümeti”ne koyduğu rezerv nedeniyle bu olasılığın yaşama geçmesinin güç olduğuna işaret ediliyor.

ORTAKLARA ERDOĞAN MESAJI: TBMM Başkanı İsmet Yılmaz’ın “kuvvetler ayrılığı”na dikkat çekerek, “Kuvvetler ayrılığı, cumhurbaşkanının koordinasyonunda devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret, bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliğidir” dedi. Yılmaz’ın sözleri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın anayasal sınırlarına çekilmesi koşulunu dillendiren olası koalisyon ortaklarına karşı, tarafsız konumdaki TBMM Başkanı aracılığıyla verilen mesaj olarak nitelendirildi. Ayşe Sayın / Cumhuriyet

CEVAP VER