Sayın İstanbul…

Bakmayın böyle ağdalı yazdığıma,  içinizde bu kadar ağır yaşamıyorum aslında. Takdir edersiniz ki herkes işine geldiği gibi sever, karşısındakini üzeceğini bilse de. Ve sevenler için korku yoktur, şimdi burada yazsam ne, yazmasam ne…


Sayın sıradan bir insanı şair yapan şanı büyük İstanbul,  şiir olmak yakışıyor size… Nasıl da kavgalısınız kelimelerimle, konunun ana fikri nasıl da saklanıyor derinlerde … Şiir olmak size yakışıyor muhterem çok yakışıyor, fakat yakışmıyor bana şair olmak şiirin size yakıştığı kadar. Komik ve küstah kelimelerimi ehlileştirdiğiniz ortada..


Bilir misiniz İstanbul aşka inananlar içindir, bir aşkın bitmesi ölüm gibidir ve fakat sevenler için ölüm yoktur ve ancak bir şehir ölüme bu kadar çok dokunur.


Aşkın zamanı da yoktur efendim bu şehir de… bunca roman, bunca şiir boşuna yazılmadı.. Ne bu 8.15 vapuru mu? Eni boyu mu var, ölçebilir misiniz mezurayla?… Bakınız yine küstahlaşıyorum, sizden biraz uzaklaştığımda… Oysa herkes gibiyimdir perperişan bir yağmur altında…


Siz binlerce şiirsiniz İstanbul, kara kaplı ciltli kitapların eklenerek çoğalan sayfalarında. Nasıl olur da bitmez bir şehir bu kadar çok anlatmaya… Hadi dillenin ve deyin ki artık gözlerime eğilip ‘üzülmeyiniz, aşk da hayat gibidir, biteceğini bile bile sevdirir… ’ İstanbul aşka inananlar içindir, ölmek bu şehirde yeni bir aşkla doğacağını bilmektir… Hadi kabul edin artık İstanbul,  şiir olmak yakışıyor size… Şiir olmayı hak eden sizin bana verdiğiniz hürriyettir. 


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul’a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-‘Sen benim rüzgar gülümsün…’ 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek’te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru 
-Olmayınca bir adamın gözleri 
-Biz İstanbulu sevdik 
-Tatiiil…. gel artık ben delirmeden…
-Ey kalbim…
-Sana yazdığım son şiirin içindesin şimdi…
-Tamiri zor oyuncaklar
-Hayat bir köprüdür oğlum… 
-Kim 
-Kol düğmesi 
-Nasıl anlatsam… 
-Gökte yakut, yerde zift karası… 
-Hadisene 
-Gökte yakut, yerde zift karas -3- (adam) 
-Gökte yakut, yerde zift karası -5 (kör olursun) 
-Gökte yakut,yerde zift karası – 6 (Gardiyan) 
-Gökte yakut, yerde zift karası – 8 (ilaç)
-The Fountain…
-En uzun cümlelerim 
-Öyküler
-Birvarmış, bir yokmuş…
-Buluşma 
-En kısa cümlelerim…
-Eyvallah           
-Of the record
-Yaşarız yaşanacak ne varsa bahtımızda…
-Çok insani bir takıntı 
-İki kaşın arasından geçiyordu 
-Adı yok 
-Murtaza, Cavidan ve sardunyalar…. 
-Bir hancı bir de yolcu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here