Sazan balığı (KOİ)

Sazan balığı (KOİ)

0
PAYLAŞ

Baltalimanı, Japon bahçesinde ağaçlara asılmış, rengarenk sazan balıkları şeklinde boyanmış, kumaştan balıklar, rüzgarda bayrak gibi dalgalanıyordu. Bahçeden içeriye girdim, etrafı seyrettim, hazırlıkları izledim, İstanbul dışında bir firmada çalıştığını öğrendiğim, Japonca konuşan, güzel bir genç kızdan, Özge SOLAKOĞLU’ndan günün anlam ve önemini anlatan bilgiler öğrendim, öğrendikçe bilgilendim, bilgilendikçe mutlu oldum ve bu bilgi ve mutluluğu siz kıymetli okuyucularla paylaşmak istedim. Leonardo da Vinci’nin çok sevdiğim bir sözü var, ” Bilen sever” diyor… bence de çok haklıdır, bilmeden nasıl sever- sayar-anlarız birbirimizi…ya da yanlış ve eksik bilgilerimizi düzeltebilir- tamamlayabiliriz…

5 Mayıs Japon erkek çocuk bayramı, 3 Mart Japon kız çocuk bayramı olarak kutlanıyormuş. 1948 senesinde Japon hükumeti 5 Mayıs gününü, milli-resmi bayram ilan etmiş, çocukların kişiliklerine duyulan saygıyı belirtmek ve onların bu mutluluğunu kutlamak

için…

Bu güne TANGO-NO-SEKU veya KODOMO-NO-Hİ (ÇOCUKLAR BAYRAMI) deniliyormuş.

Barış MANÇO’nun Japonya konserinde söylediği şarkılar geliyor aklıma, ”Hemşerim memleket nire?=Furusato Wa Sekai?, Sayanora, Sayanora diye el sallayışını hatırlıyorum konserin sonunda, dünya kültürlerini tanıyıp bize tanıtması ne güzel diye düşünüyorum.

İstanbul’daki Japon Bahçesi’nde bir çocuk bayramına tanık olmak beni mutlu ediyor. Özge benim çocuklarla, balıklarla, oyuncaklarla, binbir emekle yapılan özel tatlı ile, bayramın anlam ve önemini belirten hoşgeldiniz konuşmasını yapan Yoshinori MORİWAKİ Bey ile birlikte fotoğraflarımı çekiyor, ben Özge’nin ve çocukların fotoğraflarını çekiyorum, herşey ve herkes rengarenk, herkes çok güzel, çok mutlu, adı üstünde bir bayram kutlanıyor. Bayramlar böyle kutlanmalı diyorum, bu kadar saygılı, bu kadar özenli, bu kadar samimi, bu kadar mutlu…

KOİNOBORİ, Sazan balığı şeklinde bayraklardan oluşan bir süsmüş. En tepede bir flama bulunuyor, onun altında bulunan siyah renkli sazan balığı, evin babasını, onun altında bulunan kırmızı renkli sazan balığı evin annesini temsil ediyor, bunların altında ise ailedeki her erkek çocuk için ayrı ayrı daha küçük boyutta sazan balıkları bulunuyor.

Sazan balığı, güçlü akıntılara karşı büyük bir gayret ile yüzebildiği için, erkek çocukların aynı ruh ile büyümeleri temenni ediliyormuş.

Beni Japon bahçesine çeken, rüzgarda dalgalanan Sazan balıklarının önemi bu imiş. Biz de de bir deyim vardır, bilmediğin bir konuya Sazan balığı gibi atlama hemen derler, meğer Sazan balığı ne yiğit, ne cesur, ne sabırlı, ne ilerici bir balıkmış, ben Sazan balığını, Japon çocuk bayramında tanıdım. Ahmet AKYOL Bey’in yazılarından da çok bilgilendim. Haşlanmış pirinç tatlısı, havanda döğülerek yapıldı, seyrettim, ikram edildi yedim, çok lezzetliydi, sanırsınız ki denizden çıkan bir balık tatlısı gibiydi, oysa sadece su ve pirinç’ti.

Çocuk bayramında, bahçede, çocuklarla, çocuklar gibi mutlu oldum, içimdeki çocuğun hiç büyümeyeceğini bir kez daha anladım yine mutlu oldum, mutlu olmak öğretilebilir mi diye düşündüm, yaşayarak öğrenilebilir herhalde, herşeyden önce kendi içimizdeki çocukla barışmak, kendi çocukluğumuzla yarışmak olsa gerek diye düşündüm mutluluğu, başkalarıyla kıyaslanmadan, başkalarını kıskanmadan, başkalarıyla birlikte saygıyla yaşamak, hep çocuk kalpli olmak demek ve kocaman büyümek böyle olmalı, hep çocuk sevinci ve hazzıyla yaşamak olmalı diye düşündüm. Çocuklar çok öğreticidir, hem öğrenir hem öğretirler, çünkü samimiyetle mutlu olmayı bilirler. Ben Japon bahçesinden çıkarken, bayramı kutlamaya gelen Özge’ye, Yoshinori’ye, saçlarında Walt Disney World Minnie kurdelesi olan kız çocuğuna, sırtında Fenerbahçe forması olan erkek çocuğuna, diğer 3-5-7 den 77 ye bütün çocuklara, sazan balıklarına, herkese mutlulukla el salladım, beni mutlu ettikleri için teşekkür ettim, baharda, 3 Mart’ta kız çocuklarının bayramında görüşmeyi diledim.

BİR CEVAP BIRAK

two × 4 =