Sıbelıus ve Sarah Chang

Sıbelıus ve Sarah Chang

0
PAYLAŞ

Geçen ay, 11.D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nde ikinci akşam. Ege’nin akşam serinliği. Sahnede orkestra sanatçıları yerlerini alıyorlar.

Kraliyet Flarmoni Orkestrası’nın da, ikinci akşamı. Bir gün önce, Denis MATSUEV’e eşlik etmişlerdi. Rahmaninov ile yolculuğa başlamıştık. Bu akşamda orkestrayı, yine Charles DUTOIT yönetiyor. İsviçreli, İngiliz Kraliyet Flarmoni Orkestrası’nı yöneten bir dünyalı.

Bu kez şef ile birlikte sahneye genç bir kadın kemanı ile geliyor. Sarah CHANG. Besteci bir baba, keman sanatçısı bir annenin ABD’de doğan kızı. Ama o, annesinin, babasının ve gelinen ülkenin özelliklerini taşıyan bir yüz ve gülümseme ile sahnede. Güney Kore’den ABD’ye taşınan göçmenlikden, ABD de dünyaya merhaba diyen bir yaşam. Bir harika çocuk. 8 yaşında, Zubin MEHTA yönetiminde New York Flarmoni Orkestrası eşliğinde sahneye çıkıyor. Riccardo MUTİ yönetiminde Philadelphia Orkestrası eşliğinde solist olarak sahneye çıkması da aynı yıl. CD’ler ve dolaşılan dünya ülkeleri, sahneler, orkestralar ve şefler.

Ve şimdi de Ege kıyılarında, Bodrum Turgutreis’den tınıları, izleyen 5 bini aşan dünya vatandaşlarına ulaşıyor. Günler öncesinden biletler tükenmiş ve kapıda fazla bileti olan var mı diye soranlar.

Sahnede asırlar öncesinin izlerini taşıyan, yüzyıllardır tınılarını değişik ellerle dünyaya yayan bir keman ve rüzgar gibi gelen genç bir kadın.

Konser başlıyor.

Geçtiğimiz yıl, ülkesini görünce, Helsinki’de adına yapılan anıt mezarı ziyaret edince, Konser salonunda tınılarını, ülkesinde dinleyince daha bir dünyasına girmiştim Sıbelıus’un. Soğuk, yalnızlık, düşünceler ve tınılara sığınarak dünyaya iç dünyasından seslenişi. Tek bir konçerto ile duygularını, ülkesini, yaşama bakışını aktarma, paylaşma. Yalnızlığını, sessizliğini, bir çığ gibi yükseltmeğe çalışma.

Bir besteci, bir ülke ve bir beste. Helsinki’de nereye başınızı çevirseniz, Sıbelıus ile karşılaşıyorsunuz. Ülkesinin, sanatçıya saygısı ve yaşatma girişimleri. Finlandiye, Helsinki ve Sibelıus. Üçü yan yana ayrılmaz br parça ve tınılar bize bu üçgeni aktarmayı sürdürüyorlar. Dünyanın değişik kentlerinde, değişik sahnelerde, radyoda, televizyonda ve CD çalarda.

Güney Kore kökenli, ABD doğumlu ve yurttaşı genç bir solist. İngiliz bir orkestra, İsviçreli bir şef. Baltık kıyılarından bir besteci ve Ege rüzgarina karışan tınılar.

Sarah CHANG’ı sahnede izlemek ve dinlemek gerekiyor. Gözleriniz ve kulaklarınızla, yaşayarak. CD’den değil.

Bu konseri kaçırdınız. Ama yine geliyor. Hem de gelecek ay İstanbul’da.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın 2015/2016 Açılış Konseri. 22 Ekim 2015 de İstanbul Lütfü Kırdar’da. Sascha GOETZEL yönetiminde, yeniden Türkiye’de İstanbul’da. Ve yeniden SIBELIUS ile. Ve o akşam zaten tam bir SIBELIUS akşamı. Kaçırılmamalı, kaçırmayayım diye not alıyorum hemen.

SIBELIUS’un bu eserini değişik orkstra ve sanatçılardan CD’den dinledim. Şimdi Seıjı OZAWA yönetiminde Boston Symphony Orchestra eşliğindeki Viktorıa MULLOVA’nı kemanı ile CD’den dönerek ulaşıyor.

Müziğin evrenselliği ve çağlar ötesi yaşaması bu olsa gerek. Değişik kültür ve yaşam biçimleri, zaman dilimleri farklı, coğrafya farklı, ülke farklı. Ama tınılar sizi, alıp hemen bir yolculuğa çıkarıyor. Yabancılık duymuyorsunuz ve eşlik ediyorsıunuz, tınıların yolculuğuna.

Sarah CHANG, alkışlarla, SIBELIUS yolculuğunu tamamlayarak, sahneden ayrılıyor. Konser sonrası yakından gördüğümde, şaşkınlığım biraz daha artıyor. Karşımda genç ve güzel bir kadın, tınılar gibi gülümsüyor.

Konserin ikinci yarısı, Şef ve orkestra yerlerini aldılar. “Yeni Dünyadan Yeni Sesler” başlığı ile sunulan konserde, yeni dünyanın sesleri devam ediyor.

Paul Verlaine’in şiirleri üzerine yazılan bir süit. Geçen asırdan Claude Achılle DEBUSSY’ni tınıları ile yolculuğa başlıyoruz. Sonra hemen Fransayı terkedip, yine okyanus’a açılıyoruz.

Antonin DVORAK’da bizi, Senfoni No.9, Mi minör. Yeni Dünyadan eseri ile farklı bir bakış açısı, duyumsama ve notalara dökülen tını zenginliği ile ulaşıyor. Şimdi bize Ege kıyılarında ulaşıyor.

Bir Avrupa’lı olarak, ABD’karşılaştığı tınılar ve gözlemler. Onları aktarma değil yaptığı. Onların duyumsattıklarını farklı bir dünyadan bakış ile yoğurup, yeniden bir tını zenginliğini oluşturması.

Geçen yıllar da, bir banka reklamı ile kulaklarımızda iyice yer alan, bu tını zenginliğinin kısa bir bölümü ve görüntüler canlanıyor gözümüzde. DVORAK, tınılarla dolu dizgin ilerliyor yaşamı yorumlarken.

Ve son. Şef yorgun. Orkestra yorgun. Alkışlar devam ediyor ve selamlamak yeterli değil. Gece, orkestranın izleyicileri bis ile selamlamasıyla sona eriyor.

Tınılar, Ege kıyılarından, dalgalarla hafif hafif yayılıyor.

Turgıutreis Mrina da müzik devam ediyor. Devam eden bu tınıları, paylaşmayı sürdüreceğiz yine.

Ama şimdi, Sarah CHANG’ın CD’si dönüyor. Bu kez, Tchaikovsky ve Brahms ile ben yolculuğu sürdürüyorum.

_________________

İstanbul. 14 Eylül 2015. Pazartesi. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK