Schröder’den Erdoğan’a destek

PAYLAŞ

Schröder, Bild gazetesinde yayımlanan makalesinde, Almanya’da daha fazla Alman-Türk okuluna ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bu sadece uyuma katkı sağlamakla kalmayacak, ülkemize bir parça daha uluslararası özellik kazandıracaktır” ifadesini kullandı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye ziyareti öncesinde bazı politikacılar tarafından düşünmeden yapılan açıklamaların ikili ilişkileri zorladığını Schröder, “Başbakanın (Merkel) şimdi Alman-Türk okullarıyla ilgili olumlu açıklama yapmış olması ve ‘imtiyazlı ortaklık’ kavramının talihsiz bir seçim olduğunu düşünmesi iyi. Bu deyim, siyasi tartışmalardan uzaklaştırılmalı” diye yazdı.

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada Almanca ders veren okulların bulunduğunu, Almanya’da da Fransız, İngiliz ve Yunan okullarının olduğunu hatırlatan Schröder, makalesinde şu görüşlere verdi:

“Neden daha fazla Türk okulu da olmasın? Bunun yanı sıra Alman üniversitelerinde eğitim görmüş daha fazla Türk kökenli öğretmenin de okullarda görevlendirilmesi gerekir. Korkularımızın olması yersiz ve korkuları körüklemememiz lazım. Çocuklarımızın, göçmen kökenliler de dahil, Almanca öğrenmesi doğal. Eğer öğrenmiyorlarsa bunun Alman eğitim sistemindeki eksikliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını da kendimize sormalıyız. Alman-Türk okulları bu eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayabilir. Eğer çocuklar hem Almanca’yı, hem de Türkçe’yi mükemmel konuşursa bu iyi olur, çünkü Türkiye bizim için siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan önemli bir ortak.”

Almanya’da iki dilde eğitim verecek okulların ve yüksekokulların Türkiye’de olduğu kadar Almanya’da da Türkiye’nin Avrupa’ya yönlendirilmesini güçlendireceğini, iki ülke arasında köprüler kurulmasını sağlayacağını ve Almanya’da yaşayan Türklerin uyumunu teşvik edeceğini ifade eden Schröder, “Ve bu okullar Almanya’nın uluslararası hale gelmesine katkı sağlayacaktır” dedi.

DAHA ŞİMDİDEN EN GÜÇLÜ 20 EKONOMİ ARASINDA

Türkiye’nin daha şimdiden dünyanın en güçlü 20 ekonomisi arasında yer aldığını ve İsveç, Polonya ya da Belçika gibi AB ülkelerinden bile ekonomik açıdan daha güçlü olduğuna dikkati çeken Schröder, Türkiye’de çok hızlı ekonomik gelişmelerin yaşandığını, Almanların bu fırsattan istifade etmesi gerektiğini, bu nedenle de Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan’ın yönetiminde Türkiye’nin cesur bir reform yoluna girdiğini ve atılan adımların “tarihi özelliği” olduğunu, bunun ülkede yaşanan köklü demokratikleşme sürecinde, “Kürt politikasında” ve Ermenistan ile başlatılan yakınlaşma sürecinde görülebildiğini kaydeden Schröder, “Almanya ve AB bu yolda Türkiye’yi desteklemeli, çünkü Türkiye’deki AB taraftarlarının büyük direniş ile karşılaştığını görüyoruz” görüşünü dile getirdi.

Schröder, Türkiye’de milliyetçi bir politikanın kötü olacağını ifade ederek, makalesinde, “Bunun sonucunda da bizim Avrupa’daki güvenliğimiz tehlikeye girecektir. İşte bu yüzden, AB ve AB üyeleri için, (Türkiye’nin) üyelik sürecinin desteklenmesi çok önemli. Bu, Alman hükümeti için de geçerli” görüşünü okurlarına aktardı.

CEVAP VER