Şehrin caz hali. CRR’de iki ayı konser

İSMAİL BAYER –  “Şehrin Caz Hali”. Ne güzel bir tanımlama. Evet, şehrin caz hali yine geldi. 28.akbank caz festivali’nde ekim sonuna doğru pazar akşamı. Cemal Reşit Rey Konser Salonu. İki konser birden. Koltuğunuzda rahat oturuyorsunuz, sahnede caz tınılar içinde, adeta yeni bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Tınılar size eşlik ediyor.
Konser başlayacak. İlk önce bir dörtlü. AVISHAI COHEN  QUARTET. Trompet Avishai Cohen, piyano da Yonathan Avishai, Kontrbas da Barak Mori ve davul da Ziv Ravitz. CRR’de konser başlıyor.
Trompet, sizi farklı tınılarla karşılıyor önce. Neden farklı, adeta yeni ses arayışları yapılıyor. Hafif bir giriş, sizi bir rüya alemine çağırır gibi, sahneye çağırıyor. Yerinizden usulca kalkacak gibi oluyorsunuz. Kaptırıp gidiyorsunuz bu tını zenginliği içinde. Farklı renklerin tabloya yansıması gibi, adeta yeni bir resim yapılıyor.
Konser süresince trompet hep ön planda, o geri çekildiği zaman diğer enstrümanlar da, biz de varız gösterisi içinde söyleşiye katılıyorlar.
Piyano geriden takip eder gibi hep, ama ön plana çıkınca da adeta ona yol açıyorlar, o da tuşlarla şarkısını söylemeyi sürdürüyor.
Kontrbas, bu orkestra içinde ona da çok görev düşmüş. Parmaklar ya da yay, tellerde dolaşmayı sürdürüyor. Kontrbasın tınıları zaman zaman, siz geride kalmişsınız da o sizi kucaklayıp, yürüyüşe yeniden alıyor gibi.
Yarış demiyorum. Yürüyüş diyorum. Çünkü acele yok bu konserde. Bir dinleme ve arayış söz konusu Yeni tınılara ulaşma arayışı.
Davul. Beklediğiniz gibi değil, O da adeta bu yeni arayışa, sessizce değil ama hafif dalga dalga katılıyor. Ağır sesler yok. Rüzgarın esintisine kapılıp gidiyor.
Enstrümanlar adeta bir birlerine saygılı. Tek olarak sözlerini tınılarla aktarırken farklı arayışlar içinde, bir diğerini bastırma arayışı değil. Birlikte yeni bir tını rüzgarını estirmeye başlamadan önce, kendilerini ölçüyorlar.
Bu caz konserinde adeta bir dinleme ve dinlenme, kişinin kendi kendisiyle hesaplaşması gibi geldi bana. Tınılar böyle bir yolculuk yaptırdı.
Bu konseri yorumlarken, farklılık ne değerlendirmesi yapacaksak, Trompet ve tınıları bir başka. Assolist mi dememiz gerekiyor.
Avishaı Cohen Quarted, trompet ön planda, uyumlu ve her biri ayrı renk, enstrümanlar. Ve o enstrümanlardan tınıları bize ulaştıranlar. Birlikte yolculuk yapılıyor, sohbet eder gibi, anılar tazeleniyor adeta.
Biraz ara verelim değil mi, aynı salonda ikinci konser başlıyacak. Sahne yeni bir ekibe hazırlanacak. Bu arada biz de bir kahve içelim hiç değilse.
İkinci konser başlıyor. Bu kez sahnede üç kişi. THE BAD PLUS grubu. Kontrbas, Piyano ve Davul. Üç enstrüman. Davul Dave King, piyano da Orrin Evans ve kontrbas da Reid Anderson.
Bu kez takımın kaptanı Kontrbas. En önde hep o. Caz grupları içinde kontrbasın baş enstrüman olduğu, bir başka ekip dinlememiştim. Görmemiştim de. Kontrbas’ın tınıları uyarıcı bir şekilde sorguluyor sizi.
Piyano ben geride kalmam diyor. Bir bakıyorsunuz kontrbas ve piyano bir şarkıyı beraber söyler gibiler. Parmak ve yaydan çıkan tınılar, piyanonun tuşlarından çıkan tınılarla, sarmaş dolaş dansediyorlar. Davul da bu dansda ritmi belirler gibi.
Kontrbas, bir piyanoya bir davula dönüyor, sonra birden üçlü olarak sizi selamlayıp, şaşırtmak istiyorlar gibi geliyor bazen. Şaşırtıyorlar da.
Piyano ile kontrbasın birlikte söyledikleri aşk şarkıları gibi tınılar, sizi koltuğunuzda düşündürüyor. Tınılar sürerken siz de başka bir yerde gibisiniz. Yaşamdan kopup geliyor adeta tınılar. Yaşanmışlıkları aktarmaya ve paylaşmaya çalışıyor. Bu şarkılar, tınılar. Sonra, salona dönmenizi sağlayan, sizi hafifçe uyaran davul oluyor bu kez.
Üç sanatçının sempatikliği, sahne ile seyircinin bütünleşmesinde önemli bir rol oynuyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Oysa konser sona eriyor.
Konser programlarını düzenleyenleri de kutlamak gerekiyor. İki ayri grup, iki ayrı konser. Adeta bir birleriyle bağlantılı, bir salondan bir salona geçiyorsunuz.
Koltuğunuzda oturarak, cazın hafif tınılaı içinde olmak, benim için açıkçası öncelikle bir tercih nedeni. O yüzden CRR’deki konserleri özellikle izliyorum.
Şehrin caz hali İstanbul da sona erdi ama, başka kentlerde özellikle üniversite kampuslerinde sürüyor. Burada 28.akbank caz festivali konserleri etkinliklerinden, başka paylaşımlarda yapacağız.
Ama şimdi bu yazıya son noktayı koymadan, kahvemizi içerken, 2 ayrı CD yi konserdeki gibi, ayrı ayrı dinlemeğede başlayalım en iyisi.
İlk CD dönmeğe başladı. Avishai Cohen’in yine dörtlü olarak, “Cross My Palm With Silver”. Yolculuğumuz konserde olduğu gibi başladı yeniden.
Sonra dinliyeceğimiz CD ise, yine üçlü olarak, The Bad Plus. “Never Stop II” dönmeğe başlıyacak. Biz de kahvemizi yudumlayacağız.
Peki siz ne yapıyorsunuz, şimd caz dinlemiyormusunuz?
_____________
ismail.bayer1@yahoo.com   12 Kasım 2018. Pazartesi. Ankara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here