Seçimlere doğru

Seçimlere doğru

0
PAYLAŞ

Mayıs ayında Birleşik Krallıkta Genel seçim ve Belediye seçimleri yapılacak. Bu yüzden adaylar seçim kampanyaları için harıl hurul para topluyorlar. Hafta geçmiyor ki filan İşçi Partisi adayı, falan Muhafazakar Parti adayı düğün salonlarında ‘destek toplantısı’ düzenlemesin. Bu toplantılarda seçim öncesi hiç rastlamadığımız siyasetin ağır topları Türk, Kürt ve Kıbrıslıtürklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere akın ederler. Partilerinin adaylarını desteklemek için tabii. Toplumlarımıza seçildikleri takdirde izleyecekleri siyasetler hakkında bilgi vermek akıllarının ucuna bile gelmez. Bunu sırf dostlar alışverişte görsün diye yapan siyasetçiler yok değil. Ama son zamanlarda siyasi bilinci oldukça yükselen toplumumuz bunu yutmaz. Bu tür toplantılara rağbet etmezler. Onlar da medya mensuplarının kendilerini dinlemeye gelenlerden fazla olduğu toplantılara gider ve saçmalıklarını yutturmaya çalışırllar.

Bu yıl yapılacak genel seçimlerde de iktidara gelmesi muhtemel iki parti var. Ya İşçi Partisi ya da Muhafazakar Parti. Seçim sistemi değişmediği süre bu böyle devam edip gidecek. Ama bu seçimlerde oyların tahminen yüzde 17isini alması beklenen Liberal Demokrat Partisinin kilit bir rol alması bekleniyor. Çünkü iki büyük partinin oy oranında pek fazla bir farkın olmaması bekleniyor.

Son yıllarda iki büyük parti arasındfaki farklılık oldukça azalmış bulunmaktadır. Geçenlerde seçmenler arasında yapılan bir ankete katılanlar kendilerine bu farkların ne olduğu sorulduğunda bunu ifade etmekte çok zorlandılar. Ne kadar da İşçİ Partililer, Muhafazakar Partiden pek farkları olmadığı görüşüne şiddetle karşı çıksalar da aralarındaki farklılıkları açıklamada yetersiz kalmaktadırlar. Hatta birçoklarımız birçok konularda İşçi Partisinin Muhafazakarların sağına kaydığını bile düşünüyoruz.

Gerçek olan bir şey var. Artık seçmenler oldukça kurnaz oy kullanıyorlar. Eskisi gibi bir partiye körü körüne bağlılık yok artık. Taktik oy kullanımı oldukça yaygın ve normal görülen bir oy kullanma şekli haline geldi. Partilerden çok işgüzarlığı ile, çalışkanlığı ile kendini kanıtlamış siyasetçiler için oyunu kullanıyor seçmen.
Bu durumu yaratanlar siyasi partilerin kendileri olduğu için şikayet hakları yoktur.

Seçmenler arasında seçimlere karşı varolan nemelazımcılık tehlikeli boyutlara ulaşmış bulunuyor. Geçtiğimiz seçimlerde partiler ancak yüzde 35 civarında oy alarak iktidar oluşturdular. Demokrasiler için hayli kötü bir tablo. Tabi ki halkın siyasete ve dolayısıyla seçimlere karşı kayıtsız olmasına sebebiyet verenler de yine siyasetçilerin kendileri. Örneğin geçtiğimiz yıldan başlayarak hala devam eden milletvekillerinin masraf talepleri skandalı bu durumun oluşmasında önemli bir faktör teşkil ediyor.

Gelelim bizim toplumlara. Seçimler için bu yıl geçmiş yıllara nazaran Kıbrıslıtürk, Türkiyeli Türk ve Kürt toplumları içerisinde çok daha fazla hareketlilik gözlemliyoruz. İşçi Partisi, Muhafazakar Parti ve Liberal Demokrat Partiler için epeyce adayımız partileri tarafından Mayıs ayında yapılacak yerel seçimlerde aday gösterilmeyi başardılar. Birkaç yıl önce özellikle toplumlarımız arasında Muhafazakar Partiyi destekleyen kişiler bu desteklerini açıkça ifade etmekten çekinirken bugün bakıyoruz birçok toplum ferdimiz bu partnin adayları arasında. Zaman ne kadar ve ne çabuk değişti.

Özellikle Kürt toplumu arasında hatırı sayılır sayıda Muhafazakar Parti adaylarının bulunması alışagelmediğimiz yeni bir fenomen. Bunun Kürt toplum örgütlerinin tek ajandalı bir taktiği olup olmadığını zaman aşımında göreceğiz.

Toplumlarımız arasındaki bu gelişmeleri olumlu bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Anlaşılan o ki özellikle genç kuşaklar bulundukları ülkelere entegre olmayı ön plana çıkarıyorlar. Bazıları KKTC de seçme ve seçilme hakkı gibi olmayacak dualara amin diye dursunlar, İngiltere’de siyasete soyunan toplum fertlerimizin sayısında bu yıl büyük bir gelişme olduğunu sevinçle gözlemliyoruz.

Ama bir taraftan da toplumlarımızdan gelen adayları sırf Kıbrıslı, Türkiyeli Türk ve Kürt oldukları için desteklemenin tehlikelerini düşündükçe kaygı duymamak olanaksız. Bana çok ters gelen bir tavır bu. Örneğin geçtiğimiz Belediye seçimlerinde Kıbrıslıtürk bir şahıs adaylığını aşırı ırkçı BNP için koymuştu, ve seçimi kazanmıştı da. Belki de bölgede yaşayan Kıbrıslıtürklerin bazılarının yardımı ile.

Ne kadar da biraz önce entegrasyon isteminin fazlalaştığından söz etmişsem de bunun altında yatan nedenin kişilerin geldikleri ülkelerdeki siyasetle bağdaştığını görerek özülüyorum. Yani belki de siyasete soyunanların bir kısmı İngiltere’deki yaşamla değil, Partilerin Kıbrıs, Türkiye siyasetini etkilemek için bu işe girişmiş gibime geliyor.

Sevgili okurlarım, benim size önerim yaşadığınız bölgede kapınızı çalan yerel seçim adayları Türk de olsa onları siyasetleri için sorgulayın, ve ancak söyledikleri sizin görüşünüz doğrultusunda ise onları destekleyin. Eğer bu adaylar geçmiş seçimlerde de meclis üyeliği veya Parlemento milletvekilliği yapmışlarsa kişisel web sitelerinden oy kullanma eğilimlerini izleyin. Yani kısacası kim oldukları ve hangi partiden olduklarından çok geçmişte yaptıkları veya ileride yapmaya söz verdkleri icraatlar için onlara değerli oylarınızı verin.

BİR CEVAP BIRAK