Sevgili dosta…

dönem, gençliğimizden korkuyorduk. Haki giysinin diktatörlüğü ve sivil giysili çetecikler, insanımız üstünde derin yaralar açmıstı.
O zamanlar bayrak, Atatürk, bölücüler, solcular, dinciler diye propaganda  yapıyordu, propaganda merkezi.
Şimdi daldık bir elamete gidiyoruz  felakete diye koşuyoruz bir bilinmeze, bilinen tek yanı var, gencecik bebelerin kanlı, delik deşik cesetleri. Yani bugünün gençleri..
Türkiyede insanca yasamayı, demokrasinin bütün kurallarının tartışmasız uygulandığı bir özgürlüğü nasıl hakketmedik  84  yıldır.


M.Kemal, dün Can Dündar’ ın aktardığına gore, bir kitapda 1923-1789 hesabı yapıyor. Şimdi bir de sen otur yap, ÖZGÜRLÜK EŞİTLİK ADALET kavramlarının yükseldiği 1789 dan 2007 ye doğru, neredeyiz.


Lozan antlaşmasını kabul etmeyen müttefik tek ülke kim?
Stratejik ortağımız kim?
Silahlari kim verir?
Kim silah ticaretinden en yüksek payı alır?
Kullanilmayan silahlardan kar kazanılırmı?


Bir düşün?


Bir düşün, başta A. Türkeş olmak üzere, Amerikan ordusundan bravölü olmayan general ve kurmay albay sayısını ?


Bir düşün, ABD askeri akademilerinde ve Nato görevlerindeki başarıların bizim askerlerimizi TSK içinde hangi mevkilere getirdiğini?


Bir düşün, Karamollaoğlu’nun Ortadoğu’ daki finansal operasyonlarını….


Bir düşün, yeni yetme zenginlerin, banka patronlarının 8 -10 sene önceki hallerini….


Bir düşün, iktisadi olarak nerde durduğumuzu..


Bir düşün,  bugün ki başbakanın siyasi serüvenini.


Bir düşün hangi partilerin oylarıyla yasaklıların yasaksız olduğunu….
Bir düşün, bu partilerin hangi merciden izin almadantuvalete dahi gidemeyeceğini…
Bir düşün 15 yıl önceki bir subayın emekliğinde ettiği etek giyerim lafını…..
Bir düşün, 1918- 1926 arasında ki Kuzey Irak’ ı.


Bir düşün Cumhuriyetin kurucusunun hangi kararları niçin aldığını o dönemde, anımsa Yurtda sulh, Dünyada sulh sözünü ve özünü…
Bir düşün komşularımızı. 1923 den bu yana kaç kez değiştiler…. Bir düşün hangi super devletin en büyük komşumuz olduğunu….
Bir düşün bir Türkçünün ve Amerıkan ordusunun eğitiminden geçen eski askerin  yıllar ve yıllar sonra Ermeni devletiyle ilişkili olmak için ne çabalar harcadığını ve nasıl öldüğü…..
Bir düşün esir alınan 8 askeri.
Bir düşün  haydi durma yürü diye seslen yazarlarımızı, şeytan diyor ver 3 günlük uçuş eğitim, sal adamı Kandile, sonra kontrol  et donunu….
Bir düşün askerlik şubelerinin önüne taşınanları, bir düşün bunların cepheye nöbete yollanmalarını…
Bir düşün ilk okul bebelerinin ellerindeki bayrakları, sanki bayrağımız çalınmışçasına….
Bir düşün 1960 da bir Anayasa hukukçusunun “Bir memlekette herkes aynı kanıdaysa o memlekette kamuoyu yoktur” lafını ve bugünü, nasıl kendimizi avuttuğumuzu gün birlik beraberlik ve dirlik günüdür diye…
Komşusu yananın kendi evide yanar lafını….
Önce Irak yakıldı, şimdi sıra İran’ da… Komşularımız…. Canlarımız…
Seninle uzun boylu konuşmayalı 27 yıl olmuş sanki…
Hey gidi günler dost, bunları annenle konuşsam, sessiz ol Mustafa derdi, bunlar tehlikeli konular. Ama hak da verirdi…


Sevgi ile kal

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen − six =