İSPANYA… Sevimli karakterler gemisi!

İSPANYA… Sevimli karakterler gemisi!

0
PAYLAŞ

Bir sabah yaşadığınız şehrin limanında, üzerinde Warner Bros’un karton karakterlerinin çizili olduğu bir gemi belirirse ne hissedersiniz? İçiniz çocuksu bir sevinçle dolar, baktıkça neşelenirsiniz sanırım ama birden geminin içinden Daffy Duck, Tweety ve Bugs Bunny gibi çizgi karakterler yerine, elleri silahlı 3000 jandarma çıkar ve insanlarınızı gözaltına almaya başlayıp, etrafı terörize etmeye kalkışırsa, herhalde kafanız karışır, şok geçirirsiniz! Oksimoron bir durum! Ancak aslında bu, tipik bir devlet stratejisi! Devletler kendi insanlarına ya da diğer halklara yaptıkları kötülüklere güzel bir kılıf uydurmayı çok seviyorlar!… Hiroşima’ya atılan bombaya “Little Boy” adının verilmesi gibi… Batılı devletlerin Ortadoğu’yu mahvetmelerine “Bölgeye demokrasi götürme” kılıfı geçirmeleri gibi… Savaşların hep “Barış” adına yapılması gibi… Örnekler çok.

Mariano Rajoy hükümeti de jandarmasını, bağımsızlık konusunda referandum yapmakta ısrar eden Katalonyalılar’ın üzerine, böyle şeker bir gemiyle yolladı. Çünkü Madrit hükümeti halkı için hep iyi şeyler yapardı! Halkını, bağımsızlık referandumu isteyen “vatan haini, bölücü, terörist ve faşist” Katalanlar’dan koruması gerekiyordu!!! (İspanyollar bağımsızlık taraftarı Katalanlar’ı “vatan haini, bölücü, terörist, faşist” gibi yaftalarla damgalıyor. Şaka gibi değil mi? Çok da tanıdık)

Böylece, tematik Disneylandvari gemiden çıkan jandarma, referandumu gerçekleştirmekle görevli Katalan ekonomi bakanının yardımcısını gözaltına aldı ve daha sonra pek çok üst düzey yetkiliyi… (Dün itibariyle hepsi yargılanmak üzere serbest bırakıldı). Bağımsızlık taraftarı CUP partisinin ofisi ve bazı resmi binalar kuşatıldı, referandumla ilgili ne kadar afiş, belge, sandık ve oy pusulası varsa, “suç delili” olarak toplandı. Ancak, bağımsızlık istemeyen Katalonyalılar dahi bu sevimli gemiden çıkanlara pek misafirperver davranmadılar. Hatta hepsi sözbirliği etmişcesine “Bu bize karşı yapılmış bir darbedir, çünkü referandumun yasal olduğu anayasamızda yazıyor” dediler ve protesto etmek için gece gündüz sokaklara döküldüler. Yani kimse yemedi “Sevimli Karakterler Gemisi”ni!!!

image-23194955

Sanırım Rajoy Hükümeti bu tepkileri hiç hesaba katmamıştı. Halkın gözünde dalga geçilen bir mizah unsuru olmayı hesaplasaydı, sevimli gemi harekatına yeltenmezdi…. Bugünlerde Warner Bros’un karton karakterleriyle ilgili espriler almış yürümüş durumda… Bizim Gezi günleri gibi, her an her dakika yeni bir espri üretiliyor. Barselona duvarları, özellikle de jandarmanın arabaları, evlerde bastırılıp çoğaltılan ve her yere yapıştırılan “suç delili” afiş ve oy pusulalarından, esprili kağıtlardan görünmüyor. Barselona’nın en büyük festivali iptal edilmedi, halk meydanlarda ve sokaklarda dansediyor, konserler, partiler düzenliyor. Katalonya’nın dört bir tarafındaki çiftçiler protestoya katılmak için traktörlerine atlayıp konvoy halinde Barselona’ya geldiler… Halk 24 saat sokaklarda, neşeyle protestosuna devam ediyor.

Garip şeyler de oluyor; mesela halka silah doğrultan bir jandarma, Katalan polisi tarafından tutuklandı; hükümet binasında 20 saat arama yapan jandarma, binayı kuşatan halk yüzünden dışarı çıkamayınca Katalan polisi kıyafetlerini jandarmaya verdi ve jandarma Katalan polisi kıyafetleriyle binadan çıkabildi; uluslararası bir sendikaya bağlı liman işçileri, sevimli gemiye su, elektrik ve gıda servisinde bulunmadı, bu yüzden gemidekiler sivil olarak dışarı çıkıp ihtiyaçlarını gideriyorlar; Madrit hükümeti Katalan polisinin başına Madrit emniyet müdürünü atayınca Katalan hükümeti bu emri kabul etmediğini Rajoy’a bildirdi ve Rajoy daha da zor bir durumda kaldı, falan falan… Olan bitenlerin listesi bitecek gibi değil.

192851

“Katalanlar’ın rahatı yerinde değil mi, niye bağımsızlık istiyorlar?” diyenler için, küçük bir özet geçeyim. Bağımsızlık konusu dünün bir meselesi değil, 300 yıllık bir geçmişi var. 3 yüzyıl öncesine kadar(1714) Kastilya-Leon ve Katalonya-Aragon krallıkları, iki eşit federasyon olarak İspanya’yı yönetiyorlardı. İkisinin de kendi dilleri, kendi kanunları ve kültürleri vardı. Kralın ölümüyle taht boş kalınca, Avrupa’nın efendileri olan Fransız Bourbon hanedanıyla, Almanya-Avusturya hanedanı Habsburglar İspanya tahtı için savaşa tutuştular. Savaşı Fransızlar kazandı. Böylece, Bourbonlar’ı destekleyen Kastilya-Leon, Habsburglar’ı destekleyen Katalonya-Aragon üzerinde egemenlik kurdu. Bourbon kralı Barselona’yı işgal etti, binlerce muhalifi öldürdü, başta Katalan dilini olmak üzere, Katalan kanunlarını ve kültürlerini yasakladı; kendi dillerini, kültürlerini ve kanunlarını dayattı.

Yine de Katalanlar, dillerini ve kültürlerini korudu ve 20. yy’ın başında bağımsızlıklarına kavuşmak üzere tekrar çalışmalara başladılar. Hatta 1934’de bağımsızlıklarını ilan ettiler ama kurdukları cumhuriyet 1 gün sürdü. İspanyollar yine Katalonya’ya saldırdılar, bombalar patladı, bir sürü insan öldü, binalar yıkıldı ve Katalonya tekrar İspanya’ya bağlandı. (Barselona’ya gidenler görmüştür, Santa Maria Del Mar kilisesinin yanında bir ateş yanar, o ateş o gün öldürülüp toplu halde o noktaya gömülen kişilerin anısına yanar). İç savaşı da Franco kazanınca, kendisine karşı savaşan Katalanlar’ı cezalandırdı, dillerini ve kültürlerini yeniden yasakladı ve bu durum Franco’nun ölümüne kadar sürdü. Franco’dan sonra Katalonya otonom bir bölge oldu ama aralarındaki pek çok sorun yüzünden, 2000’lerin başında tekrar bağımsızlık hareketleri yükselişe geçti ve en sonunda Katalonya hükümeti, 1 Ekim’deki referandum kararını aldı.

21.yy’da referandumun yasaklanması çok tuhaf. Çünkü 100 yıldan beri Avrupa’da (dünyada da) pek çok ülke referandumla bağımsızlığına kavuştu… Bunlardan bazıları Norveç, Malta, Slovakya, Estonya, Karadağ, vs… Birkaç yıl önce İskoçya da bağımsızlık referandumuna gitti ama sonuç hayır çıkınca İskoçya Britanya’da kaldı. Zaten bağımsızlık yanlısı Katalanlar da “Sadece oy kullanmak istiyoruz. Çünkü halkın %80’inin istediği bir oy hakkını yasaklamak demokrasiye aykırıdır. Referandumdan hangi sonuç çıkarsa çıksın saygı duyacağız, önemli olan halkın kararını öğrenmek” diyorlar. Üstelik anketler de “evet” ve “hayır” oylarını yarıya yarıya gösteriyor yani ille de bağımsızlık olacak gibi bir ısrarları yok!

Tuhaf olan, bu zamanda, bir AB ülkesinde, halkın çoğunluğunun oy kullanmak istediği bir referandumun yasaklanması ve diğer Avrupa ülkelerinin ciddi bir muhalefet sergilememeleri. 100 yıl sonrasında dünyanın daha demokratik ve ilerici olması gerekirken, tam tersinin olması… Dünya bir delilik döneminden geçiyor sanki…

 

BİR CEVAP BIRAK