Siber pop yazar yarışması

” Kaliteli ”  kavramının yorumu pek izafidir,
Pop yazar olmak için, PR cı olmak  kafidir…
Kifayetsiz ise vizyon, muhterisse mantalite,
Fiyaskoyla güdümlenip, oylanır orda kalite…


Yazarlık bilge işidir, kalemle olmaz tantana,
Eteğindeki tüm taşlar sığmayabilir çantana,
Sünger gibi emmek olmaz, sindirmek lazım erdemi,
Özgün fikri olmayanla  nasıl tutarsın gündemi ?


Bir köşe yazısının konusu olabilmek her medya organına nasip olmaz… Ama ucuzluğun ve çapsız popüler kültürün iktidar olduğu bir devrin tüm etik çarpıklığını köşe yazarlığı yarışması adı altında organında toplayabiliyorsan, konu başlığı olmayı hakedersin…


Tıpkı referandum gibi, oylanma başladıktan sonra kural değiştirirsen, dolgu seçmenlerle hormon teşkilatı kuranları korursan, kendi kendine yorumlar tezgahlayanları görmezsen, alıntılı, çalıntılı köşe yazıları derlenmesini teşvik edersen, boyutsuz konularda, köşe yazısı diye boş ahkamlar kesenleri tirajik ! polemik yarattıkları için trajikomik şekilde içerde tutarsan, kurallara rağmen gocunmadan, sanal oy çarkıfeleğiyle oy toplayabilenleri kollarsan, adaletsizliği sanal jüri ile döndürürsen, kurt populist PR cılara meydanı bırakırsan, başlıbaşına yazı konusu olursun… Hele kimlerden teşkil olduğu açıklanmayan, sanal bir jüri kılığında, toy iki kuzuya pençe verip, kurt avına çıkarırsan kendin yem olursun.


Bu çarpık devri simgelediğin için başlıbaşına bir haber değerin vardır… Bu devir senin devrindir… Çünkü tüm ucuzluğu ve ahlak yorumuyla devrin dişli bir çarkısındır… Köşe yazarlığı müessesesini bile popüler kültüre yem yaparak, dayatılan sistemden beslenip, sisteme dayanarak, sistemi dayatıyorsundur…


Balık baştan kokar… Zamane iktidarı da senin oy yönteminle oy nemalanıp seçilmedi mi? Zaten ülke bile aynı yöntemle yönetilmiyor mu ? Devir niteliksizlik devri değil mi? Devir, etik değerlerin iflas devri değil mi ? Devir, manupule ve sanal oylarla iktidar bile olunabilen devir değil mi? Ülke kaderinin ve geleceğimizin bile hülleyle  kifayetsiz muhterislere teslim edildiği devir değil mi? Siz köşelere teslim olmuşsunuz ne çıkar ?


Bu devir, seçmenin satın alınıp, değerlerin satıldığı devirdir… Kaybedecek hiçbir etik değeri olmayanların çalıp oynayıp, çırpmalarının primlendirildiği devirdir… Onlar da sizin gibi sanal, yanal ve güdümlü bir ekip çalışması halindeler… Onların da ilkeleri yok… Etiğe, yasalara, adalete, raconlara, kurallara, insanlara saygıları yok… Onlar da çoğunluğu yok sayıyorlar… Onlar da niteliksiz muktedirler ve kaabiliyetsizler… Onlar da dokunulmazlık zırhında, sümenaltıcı, müdanaasızlar… Onlar da halkı enayi yerine koyuyorlar… İşte siz, bu yarışma ile, bu devri tek başına gözler önüne böyle seriyorsunuz medya portçuları…


Kadı davacı iken, mahkeme ne kadar adil olursa, ortam sahipsiz ve ciddiyetsiz olunca yarışma da o kadar adil olacak elbette… Şeffaf olmayarak, yarışmayı popstara çevirmeniz ucuz populist bir tiraj avı kumpası…


Birikimiyle, hakkıyla , emeğiyle yazanların haklarını, emeklerini gasp ederek edineceğiniz velinimeti içinize sindirebilecek misiniz ? Okurları ne sanıyorsunuz ? Sorumsuzlara sorumluluk yüklemek  bu çürük ortamın tecellisi midir ? Yazarlık müessesesini ve bu yarışmanın saygınlığını ucuzlatarak tirajla kazanamayacağınız itibarınızı kökünden kaybettiğinizi sonra anlayacaksınız.


Medyadaki programlara bakın, laylaylom pop müziklere bakın, sanatçı geçinenlere bakın, ya da niye yapıldığı bile açıklanamamış yanardöner referandum komedisine bakın, insanımızın ucuzluklarla nasıl kolayca kandırılıp doyurulabildiğini görün ve bu ülkede oluşan talep çapsızlığına sunulan arz kalitesinin niye böyle düşük seviyelerde kaldığını ve sizin de bu ucuz sistemin bir parçası olduğunuzu kavrayın… Orada yazan nitelikli, derya yazarların itibarını da harcıyorsunuz.


Niye böyle yönetildiğimizin ve niçin Dünya tarafından saygı görmediğimizin cevabı burda yatmaktadır… Çünkü bizim aydınımız fludur… Kurallarda, sistemlerde, ilkelerde ve yaptırımlarda bile evrensel bir kalite kriterini ve format standardını ciddiyetle uygulayamıyorsanız, ne işiniz var uygarlık gerektiren işlerde? Çünkü kalitesizliği beslediniz, başımıza sardınız… Cezamız sizsiniz…


Toplumun önünde gidebilip, toplumun rüzgarını nitelikle arkanıza almak yerine, toplumu da, kendi insanlarınızı da kullanan gündelik zihniyetin dümen suyuna kapılmışsınız. Taşıma suyla ite kaka, itile kakıla, değirmen dönmez…


Meydanın ve medyanın, istismarcılar için  bu kadar boş olmadığını kanıtlamak ve bu ülkede kalitesizliğe verilen primi dizginlemek niyetiyle, bu düzeneği tüm ahlak yasalarının  dikkatine sunuyorum…


Bu ülkede artık bazı şeylerin, etiği feda etmeden, erdemden feragat etmeden, kaliteyle, üretkenlikle hakedilmesi lazım… Mevkilerin, ünvanların, yarışmaların, iktidarların, ratinglerin ve tirajların…


Lale devriyle başladı ülkede görgü kayıbı…
Papatyalarla semirdi, ahlaksızlığın ayıbı…
Devir gül devri olunca, hortumcular yazar oldu,
Kalitenin içi soldu, yerine pespaye doldu..


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × one =