Silah!

Silah bazıları için vazgeçilmez olurken, yaşam ile ölüm arasında çizgi olma görevini de görmüştür.
 
Yaşam doğanın olmazsa olmazdır, ölüm ise onun vazgeçilmezidir. Ölüm olmasaydı yaşam olmazdı ya da başka açıdan söylersek; yaşam kelimesinin anlamını karşı kelime biçimlendiriyor. Ölüm kelimesi olmasaydı, yaşam diye bir kelime kullanmamıza gerek kalmayacaktı. Çünkü, yaşadığımızın farkında dahi olamayacaktık, günlük koşturmalar ve sonu gelmez kavgalar arasında, o güzel kelimeden mahrum kalacaktık. En ilkel dilden, en karmaşık dile kadar hepsinde yaşam ve ölüm kelimesi vardır ve evrensel olarak anlamlandırılmıştır. Dillerin söylem biçimlerine göre değişimler göstermiştir, yaşam; live, leben, él, жить, ζωντανός, gibi… ama içerik aynıdır, kelime dizimi farkı olsa da.
 
Silah, bu iki kelimenin ortasında durur ve cinayeti anlatır. Silah kullanılan yerde cinayet vardır. Cinayetin kutsalı ve haklılığı olmaz, fakat zaman içinde cinayetlere farklı anlamalar yüklenerek, bugünkü algılayışımıza erişmişiz. Cinayet kelimesini, bir canlının ölenin istemi dışında yaşamına son vermek olarak algılıyorum. Bu tanım içinde birbirini düelloda öldürenler ne olacak diyeceksiniz, haklısınız düello bilerek ölüme çıkılan yol demektir, tıpkı savaşalar gibi. Düelloda tek tek bireyler rol alırken, kitlesel olarak yapılanana ise savaş demişiz. Düello planlı olarak yapılan bir tür cinayettir. Yeri, zamanı ve tanıkları bellidir. Tanıkları olmadan yapılana ise daha sonra cinayet ismini vermişiz.
 
Cinayet, ceza yasaları zaman içinde haklı ya da haksızlık kavramlarını içine almıştır. Yöneten ve güçlü olan tarafında düzenlemeler yapılarak, suç olmadan çıkarılmıştır. Suçsuz olduğu yasalar tarafından belirlenen cinayetlere, cinayet denmez, nefsi müdafaa denir. O durumda cinayet suç olmaktan çıkar. Nefsi müdafaa olmadan işlenen cinayetlerde vardır, onlara da kutsallıklar verilir. Toplumun çıkarları ve gelişmişlikleri cinayetin suç olup olmadığını belirler. Bir dönem suç olanlar, zaman içinde suç olmaktan çıkabilir, sanıldığı gibi durağan değildir. Kavram dinamiktir ve sürekli değişim gösterir. Hangi cinayetin suç olup olmayacağına evrensel hukuk kuralları yanında, ahlak değerlerimizde karar verir konumundadır. Aile içi cinayetler genelde üstü kapalı kalır, dış dünyaya yansıdığında bir vahşet olarak algılanabilir.
 
Cinayet bir alet ile yapılır, eller bile alet konumu içinde yer alır. Padişahlarımızın bazıları iktidar kavgası sırasında eller ile boğdurulmuştur. Şehzadeler ise, iktidara geldiklerinde kardeşlerini, yeğenlerini, kuzenlerini boğdurtmaktan geri kalmamıştır. Günümüzde padişah yok ama el ile işlenen cinayetler devam etmektedir.
 
Birde yazılı kanunlar ile işlenen cinayetler vardır, o cinayetler tarih içinde kanlı sayfalarda durur. Hitler rejimi Yahudi halkını bu yazılı yasalar ile yok etmiştir. Hitler rejimi altında suç olmayan cinayet, yıkıldıktan sonra suç olmuştur. Afrika’da iktidar olan bir dikta rejimden eli çekildiğinde yargılanmıştır. Arjantin’de, Şili’de ve benzeri ülkelerde öyledir. Kısaca yasaların verdiği gücü kullanarak cinayetlerde işlenir. Bu cinayetler ya toplu olur ya da tek tek olabilir. Cinayetler hapishaneler içinde olabileceği gibi, sokakta bir kurşun ile de olabilir. Kaçmaya çalıştığı için öldürülen bir çok cinayet vardır ama sorgu dahi yapılamaz. Cinayeti işleyebilmek için tetiğe ihtiyaç vardır. Tetiklenen bir şey olmaz ise orada cinayet işlenmez.
 
Karmaşıklaşan ilişkiler içinde ne gibi olaylar ve yasalar tetikçilik görevi görür? Bu soruya net yanıt verilemez, çünkü her şey uyarıcı olabiliyor, bir anda meydanlar kan gölüne ya da yangın yerine dönüşebiliyor, o yüzden karmaşıklaşan ilişkiler tanımları da karmaşıklaştırmaktadır. Eskiden basit matematik kuramları ile çözdüğümüz olaylar, şimdi karmaşık ve çok bilinmeyenli denklemlere dönüşmüştür. Bu karmaşa içinde cinayet kavramı doğal olarak biçim değişmiştir. Bir taraf için cinayet olan, öteki taraf için kahramanlıkların yaratıldığı destanlara dönüşebiliyor. Bir yanda acılar ve gözyaşları hakim iken, öteki tarafta büyük kutlamalara yol açılabiliyor. Bütün fetihler ve kutlamaları size neyi çağrıştırıyor?
 
Basının günlük yaşama girişi ve etkisi zaman içinde anlaşılmıştır ve tetik görevi gördüğü  günden beri bir silah olarak kullanılmaktadır. Basın, şimdi ki tanımı ile medya yeri geldiğinde en büyük ve korkunç silahlardan daha tehlikeli sonuçlara yol açacak cinayetleri tetikleyebilmektedir. Basın yolu ile kamuoyu cinayet işlemeye hazırlanabilir, hatta işletilir. Tarihimiz içinde buna örnek bir çok olay bulabiliriz. Basının silah olarak kullanılabileceği keşfedildikten sonra, günümüzde Irak işgali ile birlikte basın mensupları da silah olarak kullanılmaya başlanmıştır. Silaha yapışık hareket eden basın, işlenen cinayeti kahramanlık havaları eşliğinde dünyaya duyurarak, yeni bir sayfa açmıştır. Rakip gördüğünüz bir kişi ya da düşüncenin toplantılarına gidip, orada basın mensubu silah olarak kullanılabilmektedir. Artık insanlar, üzerilerine bomba bağlayarak bir yere girmelerine gerek yoktur, bir basın mensubunu orya gönderin ve soru sordurun. Sorular hesap sorar gibi sorulduğunda nasıl tepki doğuracağını görürsünüz!
 
Cinayetlerde yeni bir sürece doğru gidiyoruz, alet olmadan işlenen cinayetler. Artık hiçbir alete ihtiyaç duymadan uyarıcılar aracılığı ile cinayetler işlenmektedir. Bugünkü cinayetler geçmişi hepten yok eden ve yaşanmamış hissi veren sonuçları doğurmaktadır. Kişinin tarihi yoktur, yaşadığı an vardır.
 
Eskiden bir köye ya da kasabaya gidenin kim olduğu bilinirdi, şimdi ise oraya adım atan, adım attıktan sonra kendi kafasında geçmişi ile vardır. Gerçek geçmiş artık yoktur! Kim ne anlatırsa ona inanmak zorunda kalıyoruz, modern cinayetler ve suçlar işte bu geçmişi olmayan tarih içinde cinayet olmaktan çıkmaktadır. Çünkü cinayetler bir tarih süreci ile ortaya çıkar ve uygulanır. Kısaca cinayet bir tarih sürecidir.
 
Geçmişi olmayan cinayetler, bugün günlük yaşamımız dolduruyor ve hiç birimiz bu cinayetleri dahi göremiyoruz. Cinayet bir silah ile işlenir! Silah artık soyuttur ve gözle görülmez!



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen − six =