Silikon Vadisi’nde Türk kızı

Silikon Vadisi’nde Türk kızı

0
PAYLAŞ

Güzel, sosyal ve başarılı bir Türk kızı. Hem güzel, hem başarılı olmak dünyanın her yerinde nadir görülen bir durum olduğu için yaptıklarına inandırması zor olmuş haliyle. Ki, erkeklerin domine ettiği bilgisayar dünyasında kendisine gelen mektupların Mr. Hale (Mister) diye başlaması bunun göstergesi. Dolayısıyla ezber bozan bu Türk kızının ailesini merak ediyorum. Ne iş yaparlardı, nasıl bir eğitim verdiler gibi… Amerika ve Avrupa’da Google’un yeni ürettiği 44 projenin yönetimini yapan Hale Dönertaşlı bugün Silikon Vadisi’nde, Google’un Network Mimarisini tasarlayan bölümdeki ilk Türk olarak tarihe geçmiş durumda. Henüz başında sayılabilecek yaşamına birçok başarı öyküsü sıkıştırarak, gururunu bize hediye etmiş.

– Sizi tanıyabilir miyiz? Bugün bulunduğunuz noktaya gelebilmek için hangi eğitimleri aldınız?

– 1981, İstanbul doğumluyum. Bilim ve teknolojiye olan ilgim ortaöğretim yıllarında başladı. Kriptografi ve yapay zeka konularını yakından takip ettim. Teorilerini uygulamaya dökmek için, üniversitenin Matematik & Bilgisayar bölümlerinde eğitim aldım. Üniversite öğrenimim sırasında Open Source Community’de opengl ile alakalı projeler geliştirdim. Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde de yan dal bitirdim.

Üniversite eğitimimden sonra, Beykent Üniversitesi’nde “Bilgisayar Bilimleri ve Teknolojileri” bölümünde program koordinatörlüğü yapmaya başladım ve bir süre sonra bölüm başkanı oldum. Ayni anda hem İTÜ’de Matematik Mühendisliği hem de Bahçeşehir Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği konularında master yapıyordum.

Amerika’dan gelen teklif

Bu dönemde Amerika’dan teklif geldi. Kariyerime orada devam etmemi istiyorlardı.
Amerika’da burslu olarak Teknoloji Kalitesi masterini bitirdim. Dünyada PHP Open Source sertifikasını alan ilk 100 Zend Certified Engineer arasına girmiş oldum. Kent State Üniversitesi başta olmak üzere, Amerika’daki birçok üniversitede Bilgisayar Algoritmaları dersi verdim. Direct Response Technogies’de yazılım uzmanı olarak çalıştım ve ardından da Network Mühendisliğinde uzmanlaşmak icin Cisco’nun en top sertifikası olan CCIE sınavını yüksek derece ile geçtim.

“Amerika ve Avrupa’da Google’un yeni ürettiği 44 projeyi ben yönettim”

Amerika’da Bilişim sektoründe tanınmaya başlamıştım. Dünyanın en büyük telekom routerlarini üreten ECI Telekom’da Network Mühendisi olarak çalıştım, daha sonraları da Silikon Vadisi’nde, Google’un Network Mimarisini tasarlayan bölümdeki ilk Türk olarak tarihe geçtim. Amerika ve Avrupa’da Google’un yeni ürettiği toplamda 44 projenin yönetimini yaptım.

– Başarı öykünüzü kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

– Teknik olarak Cloud Computing konusunda kitap çıkaracağım. Ayrıca Türk gençlerine de yardımcı olmak amacıyla “Kariyer Yonetimi ve Motivasyon” adlı bir kitap hazırlıyorum. Sanırım 2015 yılının ortalarında okuyucuyla buluşacak.

– Bu kadar başarılı bir insanın anne babasını merak ediyor insan. Nasıl bir ailede büyüdünüz, anne babanızın meslekleri neydi?

– Çok mütevazi bir ailede büyüdüm. Babam çok zeki ve bilime düşkün biriydi. Kendi atölyesinde küçük keşifler yapardı. Bozulan her elektronik cihazı tamir edebilen, mimari projeleri bastan sona kadar kendisi üretebilen bir dahi babaya sahiptim. Sanırım mühendislik tarafımı babamın keskin zekasından aldım.

“Zekam babamdan, hoşgörüm annemden…”

Hoşgörülü ve her daim mutlu yapımı da annemden almışım. Anneme Hale nasıl bir çocuktur diye sorarsanız, sakin ve çok akıllı bir çocuk olduğumu söyler. Sanırım diğer çocuklardan biraz farklıydım. Yaşıtlarımın oynadığı oyuncaklarla oynamak yerine, düğme biriktirir, düğmeleri boyutlarına ve şekillerine göre ayırıp, ilginç, matematiğe dayanan oyunlar geliştirirdim. Yaşıtlarımla frekanslarımız pek tutmazdı.

“Bana yalnız kovboy adını takmışlardı”

O yüzden de çoğu zaman yalnızdım… Bundan ötürü üniversitede ‘yalnız kovboy’ adını takmışlardı bana… Benim için çalışmak çok önemli ama hayat sadece çalışmaktan ibaret değil. Eğlenmek de hayatın bir parçası.

– Hem güzel, hem de başarılı olanabilindiğinin bir örneğisiniz. Güzellik çalışmalarınızda avantaj mı, dezavantaj mı?

– Dış görünüşümden ötürü kendimi insanlara inandırmakta zorlandığım oluyor. Birçokları güzel bir kadının aynı zamanda nasıl bu kadar zeki ve başarılı olduğuna inanmakta zorluk çektiklerini itiraf ettiler. Çoğunlukla erkeklerin domine ettiği Bilgisayar sektöründe sıradışı görüldüğümü ancak bunun zaman zaman kolay olmadığını söyleyebilirim.

“Mektuplarda Mr. Hale diye hitap edildiği olmuştur”

Erken egemen bir ortamda çalışıyorum. Başarı da erkeklere endekslenmiş olmalı ki bana gelen mektuplara bazen Mr. Hale ile başlayan bir hitapla girilmiştir. Veya ilk defa katıldığım toplantılarda beni Mr. Hale’nin asistanı sanmışlardır. Bir de yaşımdan küçük gösteriyorum. Bu da insanlarda ilk anda böyle bir algı yaratıyor olabilir. Neyse ki konuşmaya başlayınca insanlar hızlıca yerime oturtuyor.

– Sizin başarılı olmanızda şans faktörünün etkisi var mıdır?

– Şans, başarı için çok önemli bir faktör fakat çok çalışmadan elde edilen fırsatları elde tutmak kolay olmayacaktır. Bana göre, şanstan ziyade zamanlama çok önemli. Zamanlama aslında her şey… Doğru zamanda, doğru insanların sizi fark etmesi başarıya ulaşmada çok önemli. Bunun için kendimizi expose edebilmeli, çalışmalarımızı dünyaya duyurmalıyız. Çalışmaktan kastım çok ders çalışmak değil, toplumun direk faydalanabileceği projelere imza atmaktır.

– Teknolojinin sosyal yaşamı olumsuz etkilediği ve insanları bireyselliğe ittiği yönünde eleştiriler var. Teknoloji hayatımızın ne kadarında ve neresinde olmalı?

– Bilim çok hızlı bir şekilde ilerliyor ve toplum üzerindeki etkisi çok hızlı oluyor. Dünyadaki her kültürde bir geçmişi özleme, geçmişe geri dönme isteği var fakat bu sadece bir istek. Laptopsiz, internetsiz yasayamayan birçok kişi olduğu gerçeğinden yola çıkarak nostaljinin sadece 2-3 günlük tatile çıkmak gibi bir şey olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Gerçeklerden kaçamayız… Teknoloji şu anda bir geçiş aşamasında, mesela İstanbul-New York arasını 1 saate indiren uçaklar çoktan üretildi ama biz hala trafikle boğuşuyoruz. Laboratuar ortamında birçok hastalığın çaresi bulunda ancak tedavileri aşırı pahalı olduğu için birçok kişi faydalanamıyor. Yani teknolojik çalışmaların sonu yok, olmamalı da…

“Bir gün biz de nostalji olacağız”

– Teknolojinin ürettikleri gün geçtikçe boyut olarak küçültüp hızlanıyor ve bu konuda henüz doyuma ulaşılmış değil. Bu geçiş bittikten sonra -ki, birkaç nesil sürecektir- O zaman biz nostalji olacağız. Dolayısıyla bu bir süreç ve bizim bu süreçten ayrı olmamız düşünülemez.

BİR CEVAP BIRAK

10 + thirteen =