Silivri’de yine adalet çıkmadı: Cumhuriyetçilerin tutukluluklarının devamına karar verildi

Silivri’de yine adalet çıkmadı: Cumhuriyetçilerin tutukluluklarının devamına karar verildi

0
PAYLAŞ

CUMHURİYET – Cumhuriyet Davası’nın Silivri’deki ikinci duruşmasında, çöken iddianameye, tanıkların ifadelerine rağmen mahkeme beş arkadaşımızın tutukluluğunun devamına karar verdi.

Cumhuriyet’in yayın politikasının suçlama konusu yapılarak Gazetemiz İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmemiz Murat Sabuncu, Yayın Danışmanımız ve yazarımız Kadri Gürsel, muhabirimiz Ahmet Şık ve muhasebe servisi çalışanımız Emre İper’in asılsız ve akıl dışı iddialarla tutuklu bulunduğu davanın ikinci duruşması Silivri Cezaevi’nin karşısında bulunan duruşma salonunda yapıldı.

Duruşmada ilk olarak muhasebe servisi çalışanımız Emre İper savunma yaptı. İper’in avukatlarının savunmasının ardından davanın tanıkları dinlendi. Verilen aranın ardından Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel ve Ahmet Şık söz alarak haklarındaki iddialara bir kez daha yanıt verdi. Avukatların konuşmalarının ardından savcı mütalaa verdi ve arkadaşlarımızın tutukluluğunun devamını istedi. Savcı buna gerekçe olarak delillerin karartılması ve kaçma ihtimalini gösterdi.

Kadri Gürsel için muhalefet şerhi

Mahkeme, avukatların beyanlarından sonra 45 dakika ara verdi. Ancak bu ara yaklaşık iki saati buldu. Uzun aranın ardından salona gelen heyet, tutuklu tüm yazar ve yöneticilerimizin tutukluluk halinin devamına karar verildiğini açıkladı. Yayın danışmanı ve yazarımız Kadri Gürsel yönünden bu kararın heyetten bir hâkimin muhalefet şerhi ile oyçokluğuyla verildiğini belirten heyet, diğer yazar ve yöneticilerimiz yönünden oybirliği ile karar verildiğini kaydetti.

İper’e görüş kısıtlılığı kalktı

Cumhuriyet Vakfı seçimine ilişkin davada aleyhe karar veren İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını istediklerini ifade eden heyet, dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınmasının ardından tahliye taleplerinin yeniden değerlendirileceğini belirtti. Muhasebe çalışanımız Emre İper’in telefonunun incelenmesi ile ilgili bilirkişi tayinine karar veren heyet, aynı zamanda İper’e uygulanan görüş kısıtını da kaldırdı. Heyet, duruşmayı 25 Eylül saat 15.30’a ertelerken, duruşmanın Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yapılmasına hükmetti. Mahkemenin kararı salonda bulunanlar tarafından tepkiyle karşılandı.

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

Terörle ilgisi yok

Duruşmada tanık olarak dinlenen eski Cumhuriyet Vakfı yöneticisi Kıraç, ‘Yayın politikasını
doğru bulmuyorum’ beyanının terör örgütleriyle temas edildiği yönünde olmadığını söyledi.

Gazetemizin yayın politikasının suçlama konusu yapılarak 5 yazar ve yöneticimizin asılsız ve akıldışı iddialarla tutuklu bulunduğu dava kapsamında, Cumhuriyet Vakfı eski yöneticileri, gazetemizin yazar, yöneticileri tanık olarak dinlendi.

Tanık olarak dinlenen Cumhuriyet Vakfı eski yönetim kurulu üyesi Mustafa Pamukoğlu, 2 Nisan 2013 tarihli vakıf toplantısı ile ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne şikâyette bulunduklarını, toplantının vakıflar mevzuatına aykırı olduğunu iddia ettiklerini savundu. Akın Atalay, Pamukoğlu’nun beyanları üzerine söz alarak, Pamukoğlu’nun Emniyet’teki ifadesinde “Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne seçimin usulsüz olduğu ile ilgili itirazın kimin tarafından verileceği tartışıldı ve vakfın denetçisi olarak şikâyette bulundum” beyanını anımsattı ve “Bu tartışmayı kimlerle yürüttünüz” diye sordu. Pamukoğlu, bu soruya yanıt vermek istemediğini söyledi.

‘Çatı organizasyonu’

Atalay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne konu ile ilgili ikisi el yazısı olmak üzere 3 isimsiz ihbar dilekçesi yollandığını belirterek, dilekçelerin duruşma salonundaki barkovizyona yansıtılmasını istedi. Yansıtılan dilekçeleri göstererek, Pamukoğlu’na bunlardan hangisinin kendisine ait olduğunu sordu. Pamukoğlu da “Hiçbiri benim değil. Yargı kararına rağmen bu soruları sormak yersiz” diye yanıt verdi. Atalay, ardından Pamukoğlu’na şu an aktif olarak Görev Vakfı’nda yönetim kurulu başkanı olup olmadığını sordu. Pamukoğlu yanıt vermeden önce bu vakfın Aydınlık gazetesi, Ulusal Kanal ve Ulusal Kanal internet sitesinin çatı oluşumu olduğunu aktardı. Pamukoğlu da “Bu şirketlerin çatı organizasyonunun başıdır. Ben de onun başıyım” şeklinde yanıt verdi.

Balbay kabul edildi

Tanık İnan Kıraç da, beyanlarına Emniyet’te verdiği savcılık ifadesini kabul ettiğini söyleyerek başladı. Kıraç, İlhan Selçuk’un ölümünden hemen önce kendisini yanına çağırdığını, “Sana bir vakıf bırakıyoruz ama bundan sonra durumun zordur. Güvenebileceğin kişiler Alev Coşkun ve Aydın Aybay’dır” dediğini iddia etti. Kıraç, vakfın içindeki 11 üyenin tümünün gazete içinden olmasının vakfı bir şekilde dışarı karşı zora soktuğunu, bunun 9’a indirilmesi 4’ünün gazeteden, birinin İstanbul, birinin Ankara, birinin de İş Bankası’ndan olmasının meydana çıktığını belirtti. Kıraç, emniyetteki tanıklık ifadesinde, “Cumhuriyet okuruydum fakat artık okumuyorum ve yayın politikasını da doğru bulmuyorum” beyanını anımsatarak, “Katiyetle değişik terör örgütleriyle temas edilmesi veya örgütle ilgisi olan bir şey değildir. Kastım Cumhuriyet’in Nadir Nadi, İlhan Selçuk ve Uğur Mumcu’nun yolundan kademe kademe ayrılmaları nedeniyle okumuyorum. O nedenle onu söyledim” dedi. Mahkeme başkanının “Oyunuzun kabul edilmediği seçim gibi önceki seçimlerde mazeret göstererek oy bırakılan seçimler var mıdır” sorusuna Kıraç, “Balbay’ın yolladığı oy kabul edildi. İlk defa Orhan Erinç başkanlığındaki bu kurum benim oyumu kabul etmedi. Buradaki durum şikâyet edildi. İlk bilirkişi bizi haklı gördü, ikincisi seçimle ilgili ‘böyle olabilir’ dedi” ifadelerini kullandı.

Erinç’ten itiraz

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç söz alarak, “Ben İnan Kıraç’la görüşmedim. Beni Alev Coşkun’la karıştırıyor olabilir. Balbay’ın mücbir sebebi daha önceki toplantılarda alınmış karardır” dedi. Kıraç da “Çok vakıfta görev aldım. Oy nasıl kullanılır tecrübesini yaşadım. Ben Fransa’daki acil durumumu anlatmak için Orhan beyi atladığımı sanmıyorum. Mektupla da oy kullanılabileceğini bilen biriyim” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK