Sinek

Hatta bazı cinsleri vardır kovalasanız kaçmaz. Elinizle kaçırırsınız kalkıp bir başka yerinize veya yemeğinize konar, zorla almak istediğini almaya çalışır. Bu türden sineği Avustralya’da tanımıştım ben. Dostlar bizi bir Pazar günü görülmeye değer bir bölgeye götürüp oralarda Kebap sefası hazırlayacaklardı ama inanın etlerin tazesinden pişmişine kadar inadına haşlamadıkları yiyecek bırakmamışlardı. Kebabı ağzımıza götürürken bu sinekler vız vız dudaklarımızı yalama inadı içerisindeydiler. Ele geçirdiğimiz her şey ile kovalamaya çalışıyorduk ama zıp kalktığı yerden elli santim uzaklaşmadan geri döner ve ayni yerlere bir daha musallat olurdu mendeburlar.  Yiyeceklerimiz, üzerine konan sineklerden mübalağasız ayırt edilmez durum arz etmekteydi…!


Sinek bildiğiniz gibi yumurtalarını açıkta bulacağı taze veya pişmiş yemeklere bırakmayı çok sever. Restorantınız varsa eğer bilhassa et veya tavuk gibi yiyecekleri açıkta bırakmamanızı tavsiye ederim. Yaz aylarında bu ülkenin sinekleri de muzır mı muzır olur. Et veya tavuk menüler hazırlarken kaşla göz arasında saldırıp yumurtalarını bırakabilir malzemenin her yanına. ..Ve başınızı büyük belalara sokabilir bu murdar böcek.


Benim bu hususta başım çok ağrımıştı. Zenci müşterinin biri bahsettiğim Avustralya sineği gibi bir bayan işçime asılmaya başlamıştı. Her gün öğle üzeri gelir, her defasında da bir parça kızartılmış tavuk satın alırdı. Baştan yağda kızdırılması gereken tavuk parçası hazır olana kadar da zamanı kullanarak bayan işçiye asılır ki asılırdı. İlle randevu isterdi bayan işçiden…! Kız nazik davranarak müşterinin isteğine riayet edemeyeceğini anlatırdı her defasında ama dinleyen kim? İsteyenin yüzü bir kara…! Nihayet bir gün benim hanım müdahale eder ve müşteriyi kovar oradan.  Zenci müşteri kovulmaya çok içerlenir ve söylenerek servisi alır ve uzaklaşır.


Bir saat kadar bir zaman sonra hijyen müfettişi bir bayan dalar içeri ve yerin sahibini sorar. Oranın sahibi sıfatı ile çıkarım ortaya.
– Bu gün bir müşteriye tavuk sattınız mı?
– Satmış olabiliriz problem mi var?
Elinde taşıdığı parça tavuğu sarılmış kağıtlardan çıkarır ve sinek kurtlarını gösterir bana.
– Bu mu o parça, diye sorar;
– Olabilir ama bizim sattığımız parça üzerinde kurt filanın olması imkan dışıdır çünkü o tavuk 180 derece yağda kızartılmıştır. Bu parça üzerindeki kurtçuklar canlı görünüyor halbuki…!
– Evet canlı idi bu kurtlar…!


Uzatmayalım mesele yargıya gider. Gider ama bir yıl sürünür mesele ve o bir yıl durup dururken kanun önünde suçlu bulunduğum takdirde yirmi bin sterlin ceza ve bir yıl mahpus olma olasılığı düşüncesi beni harap eder. Neyse ki bir Kimyager vasıtası ile kıpkızıl kaynar yağda kızartılan bir tavuk parçası üzerinde kurtçukların sağ kalmasını bırakın sıcaktan patlayacaklarını ve kömür haline geleceklerini ispatlamış olduk ve kurtulduk zenci müşterinin intikam için yarattığı beladan.


Sinek pis bir böcektir ve insanın başına bela açabilir! Ama sinek gibi insanın ve hatta insanlığın başına bela açan cinsimizden yaratıklar yok mudur? Şu dünyamızın haline bir bakın. Her şey altüst olmuş gibi. Ülkeler insanları zar zor geçinebiliyorlar. Ekonomiler allak-bullak olmuş. Bizim zenci müşteri gibi elde etmek istediği bir şeyler için Afganistan ve Irak savaşlarını başlatan şu Bush hazretlerine midem gün geçtikçe daha fazla bulanıyor.
Başımıza bir başka bela daha açmadan def olup gitmesine sabırsızlanıyorum!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.