“Sisteme karşı tek başına”

“Sisteme karşı tek başına”

0
PAYLAŞ

Niçin bağımsız aday oldunuz?

“Tam bağımsız Türkiye için savaş verirken, bir sistem partisine bağımlı olmak büyük çelişki olurdu ve doğru olmazdı.“

Sosyal Demokrat bir partide şansınız daha çok olmaz mıydı?

“Sosyal demokrat bir parti mi var? Hepsi aday adayı yapmak için para istiyor. En başta bu bana tuhaf geliyor. Yani parası olmayana temsil hakkı vermeyeceksin, ama “sosyal demokratım“ diyeceksin. Paralarını aldığın 5000 kişiden 500’ünü aday göstereceksin… Öbürlerinin hevesinden istifade istismarla parti kasasına 25 Milyon koyacaksın… 4500’ünü kandırmış olacaksın, yok böyle bir legal hülle… AKP’den farkları kalmıyor o zaman. AKP bu paraları kömür dağıtmak için kullanacak. Muhalefet partilerinin benim 5000 TL’me ihtiyacı varsa, demek Hasan 50.000 TL verip bir nevi açık arttırmayla adaylığını satın alabilir, vekilliği garantiliyebilir. Hüseyin ise, ihaleyle 500.000 TL verip, daha sonra, bu yatırımını amorti etmek adına, bir ihale almak şartı koşarak direk vekil olabilir. Al sana sistematik bir sistem, al sana sistem partisi… Dünya’nın neresinde var böyle enayilik?“

Peki mesela CHP’nin belediyeleri kazanç yaratamıyorlar mı?

“Yaratsalar da o kazanç CHP’nin değil, o yöredeki halkın… Mevki ya da pozisyon ele geçiren herkes sirayetle harami olmak zorunda değil. Ama bu zaaf bulaşıcı, hatta “o yaptı, ben de yapacağım“ şartlanmasıyla, rövanşist bir rant/ikbal sendromu bu… Ben proje geliştiren bir CHP belediyesi görmedim. İyi niyetli gördüm, Bakırköy… Ama iş yapan görmedim. Hepsi adamcı, işleri bu… Bu aslında meydanın niçin boş kaldığının da cevabıdır. Proje denince CHP amirlerinin tüyleri diken diken oluyor. CHP’ye, 5 yıldır sakız olan, nasıl sorusuna cevap veremedikleri aile sigortası vaadlerine fazlasıyla kaynak teşkil edebilecek 6 proje sundum, “ne gerek var, ayakkabı kutusu var artık…“ diye çok düzeysiz bir cevap aldım, hem de Genel Başkan adayından… CHP’den istifa nedenim budur.“

Anadolu Partisi ile adınız geçiyordu.

“Ben Emine Ülker Hanım ile aynı gerekçelerle, ama ondan 8 ay önce CHP’den istifa ettim. Orada çok düzgün vatanseverler var, oraya davet ettiklerinde, “ yoğurdu üfleyerek yiyeceğim… gözlemleyip karar vereceğim… “ dedim… Bu gözlem sürecim aynı titizlikle sürüyor, kapı kapamış değilim. Ama bu seçimlerde değil de, bir sonraki seçimlerde bu partiye şans veriyorum. Örgütlenmelerine ve nitelikli üyeler kazanmalarına dışardan katkılarım oldu ama bilmezler… CHP’de pozisyon bulamayıp sırf rövanşist duygularla oraya gelenler, ikbal alışkanlıklarıyla beklenti içindeler ama zarar veremeden ayıklanıyorlar, CHP’deki kronik ataleti ve yanlışları oraya taşıyamamalılar. Herkes taşın altına elini koymalı, o taşlar ülkenin km taşları olmalı… Çünkü yaşanmışlıklardan dersler alınmalı, bunun farkında olan genç, dinamik, pırıl pırıl bir alt kadro oluşuyor, 5 sene sonra onlar pişecekler. Sistem partilerinin ise hepsi çökecekler. Yeni bir Dünya kuruluyor, bunun içinde Yeni CHP’ye de, yeni model AKP’ye de, Yeni Türkiye palavrasına da yer olmayacak. Taşeron partiler bitecek, ülke taşeronluktan kurtulacak. Benim şimdiki bireysel tam bağımsızlığım, ülkeye entegre olacak.“

Şansınızı ne görüyorsunuz bağımsız olarak?

“Çok açık ve net söyleyeyim. Hiçbir şansım yok, ama şanım var. Bu yeter. Parti adayları gibi peyk değilim, biata tabi değilim, sistemin adamı değilim, parayla mevki satın alan biri hiç değilim. Kaşar politikacı da değilim… Sadece bu ülkenin düze çıkmasını her vatansever gibi isteyen mütevazı, kendine güvenli ve vicdanlı biriyim. Bu nedenle de erdemi, etiki, dik duruşu ve devrimi temsil ediyorum. Tam Bağımsızlık Partisi gibi, engin ve sınırsız ufku olan bir partinin yalnız ve hür bir bireyiyim… Hani, kendisi için siyaset yapanlar “nefer“ lafını ve “tüyü bitmemiş yetim“ lafını, temcit pilavı gibi çok telaffuz ederek yaratıcı olmadıklarını ve liyakatsizliklerini afişe ederler ya, işte ben onlardan değilim, farklıyım, yaratıcıyım, vizyondan öte çok uluslu bir kıyas bilgisi donanımım var, ayağı yere basan özgün projelerimle varım. Bu seçimlerde olmayacak ama, bunların kıymetini anlayacak bağımsız bir parti ile 2020’de parlementodayım… Şu anda antreman yapıyorum, insan tanıyıp, tartıyorum, siyasetin kendim kadar temiz olmayan labirentlerini öğreniyorum ki rakiplerini bileyim ülkemin…“

Peki ümidiniz olmadığı halde niçin adaysınız?

“İşte püf noktası burası, sormayacaksınız sandım. Ben, yukarıda ortaya serdiğim, kimsenin telaffuz etmediği adaylık komedyasını açığa çıkarmak, vasıfsız vekillerin ülkeye verdiği zararları kavratabilmek, niteliğin nicelikten etkin olabileceğini ispat etmek, herşeyi paraya bağlayan zihniyeti çürütmek ve vekillerin bir seçme sınavıyla seçilmeleri ve yamuk yaptıklarında halk tarafından azledilmeleri gerektiğine dair postulatımı kamuoyuna duyurmak, böylelikle oranın bir kazanç kapısı değil de, bir halk memuriyeti pozisyonu olduğuna dair hipotezimi yaymak için adayım… 2020’deki seçimlerini, tüm bunların göz önüne alınacağı bir zemine taşıyacağım, hatta, müzmin hileleri önlemek için, parmak izi şifresiyle güvenli, on line oy kullanılabilecek durumun oluşmasında bir rol oynayabilirim. Vekil bile olmadan, bunlardan daha güzel hizmet mi olur memlekete?“

BİR CEVAP BIRAK

1 × 5 =