Sit alanındaki kilise duvarı restorasyonla cami olacak!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Türkiye’deki akıl almaz restorasyon projelerine Antalya’da bir yenisi daha eklendi. Demre ilçesinde bulunan Simena antik kentindeki tapınak ve kiliseden kalma duvar, restorasyonla camiye çevriliyor…
 
Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Simena antik kentinde arkeolojik sit alanında bu kadar da olmaz dedirten restorasyon uygulaması. Helenistik döneme tarihlenen, Roma ve Bizans dönemlerinde önce pagan tapınağı, ardından ise kilise olarak kullanıldığı sanılan yapı kalıntısının duvarları, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce hazırlanan projeyle restore edilerek camiye dönüştürülüyor. Tarihi kalıntının bulunduğu alanın, Osmanlı döneminde de bir süre cami olarak kullanıldığı belirtiliyor. 483 bin lira bedelle ihale edilen cami restorasyonuyla onarım değil, adeta yeniden inşa çalışması yürütülüyor. Koruma kurulunun onayladığı sit alanındaki cami inşaatının Haziran 2018’de tamamlanması planlanıyor.
 
Üçağız Mahallesi’ne bağlı Kaleköy’de (Simena) bulunan tarihi kalede, 233 nolu parselde yer alan duvar kalıntısının üzerinde inşasına başlanan camiyle ilgili çalışmalar Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce yürütülüyor. Ancak arkeolojik sit alanında yürütülen çalışmaların yeniden inşa anlamına gelen ‘rekonstrüksiyon’ çerçevesinde ele alınması dikkati çekiyor.
TAPINAK VE KİLİSE OLARAK KULLANILAN YAPININ SADECE DUVARI KALDI
Tarihi yarımada üzerinde bulunan Kaleköy’deki arkeolojik ve kentsel sit alanı içerisinde kalan 233 parselde yalnızca duvar kalıntıları bulunuyordu. Helenistik döneme tarihlenen duvar kalıntılarını da içeren alan 1989 yılında ‘Dini Yapı Kalıntısı’ olarak tescil edilerek koruma altına alındı. Kalıntılarla ilgili yapılan çalışmalarda, söz konusu duvarın bulunduğu alanın Roma ve Bizans dönemlerinde tapınak ve kilise, Osmanlı döneminde ise cami olarak kullanıldığı tespit edildi. Ancak tarihi yapı zamanla yıkılarak geriye yalnızca duvarları kaldı.
VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ CAMİ YAPMAK İÇİN PROJE HAZIRLADI
Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, duvar kalıntısının bulunduğu alanda bir cami inşa etmek için geçtiğimiz yıl kolları sıvadı. Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan rölöve çizimi ve restitüsyon çalışmaları Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca uygun bulundu. Koruma kurulu, ardından da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün söz konusu kalıntıların restore edilerek cami olarak kullanılmasıyla ilgili projesini 6 Haziran 2017 tarihinde onayladı.
483 BİN LİRALIK PROJENİN HAZİRAN AYINA BİTİRİLMESİ PLANLANIYOR
Yalnızca duvar kalıntılarının üzerinde ‘restorasyon’ projesiyle cami inşa etme işi, kurulun onayının hemen ardından, 18 Haziran 2017 tarihinde yapılan bir sözleşmeyle bir restorasyon firmasına verildi. Boyut Grup Restorasyon adlı özel bir şirkete ihale edilen restorasyonun Haziran 2018’de tamamlanması planlanıyor. 483 bin liraya mal olacağı belirtilen restorasyon projesi, Türkiye’de son yıllarda birbiri ardına yaşanan akıl almaz uygulamalara bir yenisinin eklenmesine sahne oluyor.
VENEDİK TÜZÜĞÜ: ‘FARAZİYENİN BAŞLADIĞI YERDE ONARIM DURMALIDIR’
Tarihi anıtların ve yerleşimlerin korunması ve onarımını düzenleyen Türkiye’nin de imza koyduğu Uluslararası Venedik Tüzüğü, “Faraziyenin başladığı yerde onarım durmalıdır” hükmünü getiriyor. Ancak tarihi Simena kalesinin bitişiğinde inşa edilen caminin, neredeyse tamamen faraziyeye, (varsayıma) dayanılarak yalnızca bir duvarın üzerinde yükselmesi, restorasyon uygulamalarının geldiği boyutu gözler önüne seriyor.
SİMENA DÜNYACA TANINAN BİR LİKYA KENTİ
Bugün Kaleköy olarak anılan Simena, geçmişi M.Ö. 4. Yüzyıla kadar uzanan ve dünyaca tanınan bir Likya kenti. Kekova adasına bakan yarımadanın üzerinde kurulan antik kent, yaz aylarında tekne turlarının en önemli uğrak yerlerinden biri. Demre ilçesine bağlı Üçağız köyü sınırında bulunan antik kentin tarihi dokusu üzerinde devam eden yerleşim hem sit alanı hem de özel çevre koruma bölgesi olarak koruma altında bulunuyor.
 
Önceki haberAvrupa’yı saran Sibirya soğuklarında ölü sayısı 55’e ulaştı
Sonraki haber10 bin yıllık Hasankeyf’i 15 günde zorla boşaltacaklar!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 3 =