Sivas Madımak Katliamı Londra’da da anıldı…

Sivas Madımak Oteli’nde katledilen 33 can Londra’da da anıldı. Britanya Alevi Federasyonu’nun (BAF) Stoke Newington’daki Madımak Anıtı’nda organize ettiği anmaya toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 200’ün katılım oldu.

Anma Dede Ali Dereli’in gülbank ile çırağ uyandırmasıyla başladı. Saz eşliğinde deyişler söylendi, semah dönüldü, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına şiir okundu. Konuşmalarda Madımak Katliamı’nı devletin organizasyonuyla yapıldığı ve yeni katliamları ancak örgütlü mücadelenin engelleyebileceği ortak görüşü savunuldu. Anma boyunca Madımak Katliamı’nı unutmadıklarını belirten ve sorumlulardan hesap sorulmasını isteyen sloganlar atıldı. Duygusal anların yaşandığı anmayı, katılımcılar sağ elleri yüreğinde izlediler.

Anmada yapılan konuşmalar özetle şöyle;

Mahmut Aydın (BAF Başkan yardımcısı): 2 Temmuz Madımak Katliamı planlı ve programlı olarak devlet tarafından yapıldı. Günümüzde de bu tekilci, retçi ve merkeziyetçi anlayışı iktidar sürdürüyor. Biz Aleviler de her alanda mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız…

Kadir Yürük (İngiltere AKM-Cemevi Başkanı): 2 Temmuz 1993’te ağzı salyalı caniler 33 canımızı katletti. Bu katliama siyasiler seyirci kaldı. Devlet böylece Dersim, Çorum ve Maraş katliamlarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Bugünkü iktidar katliam anlayışını sürdürüyor çünkü katliam davasında “insanlık suçunda olmaması gereken” zaman aşımını uyguladılar. Katliam zanlılarının avukatları AKP’de bakanlık da dahil iyi yerlere getirilerek ödüllendirildi, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” olması engellendi…

Aydın Çubukçu (Devrimci Mücadele Önderi): Madımak Katliamı bir zincirin halkaları gibi birbirini takip eden pek çok olayın bir parçasıdır. Kısaca Eşref Bitlis ve Uğur Mumcu cinayetleri, Sivas Katliamı Turgut Özal’ın ölümü… Böyle 1993’e kadar devam eden ölümler son derece önemlidir. 12 Eylül Cuntası 1990’ların başında etkisini kaybetmeye başlamıştı. Önce Bahri Üçok ve Muammer Aksoy cinayetleri işlendi. Peşi sıra Kürt halk hareketinin önder ve destekçileri öldürüldü. 1993’te Sivas Katliamı’yla tamamlanan ve sonrasında Başbağlar Katliamı’yla devam eden 33 silahsız erin pusuya düşürülerek şehit edilmesiyle tamamlanan bir olaylar zinciri var. 33 kişi Sivas’ta, 33 kişi Başbağlar’da, 33 kişi Diyarbakır’da… Bu sayı tesadüf olabilir ama birbirini tamamlayan olaylar zinciri açısından önemli. Mesele neydi? 12 Eylül cuntası etkisini kaybederken, ordunun siyaset üzerindeki hegemonyasını sağlam tutmaktı. Kenan Evren işbaşına geldiğinde “Devletin civalarını sıkıştıracağım” demişti. Onların açısından baktığımızda 90’lı yılların başında devletin civataları tekrar gevşemeye başlamıştı. Sivas olayını devletin civatalarını sıkıştırma olarak görmek durumundayız. Devletin buradaki rolü, bu işi yapanın devlet olduğu zihinlerimize kazınmalıdır. Bazen “Aziz Nesin halkı kışkırttı”, bazen de “Camiden çıkanların azgınlığı” derler fakat unutulmamalı ki böylesi büyük provakasyonu hazırlayan tek güç yalnızca devlet olabilir. Devletin civataları tekrar sıkıştırma operasyonudur. Burnumuza hala yanık kokusu geliyorsa bunun tek müsebbihi vardır, bugünde kendisini devam ettirmek isteyen tekçi, inkarcı ve zulüm devletidir. Bu gerçeği bilerek oradaki insanları anmak ve onların anısını yaşatmak, aydınlık fikirlmerini çocuklarımıza anlatmak göreviyle karşı karşıyayız. Sivas yanmaya devam ediyor. Bize öğretemeye devam ediyorlar, biz de öğrenmeye ve mücadelemizde onları yaşatmaya devam edeceğiz.

İnci Kaya (Demokratik Güç Birliği Temsilcisia): 26 yıl önceki katliamı yapan zihniyete yabancı değiliz. Bizim payımıza hep katliamlar ve ölümler düştü. Bu gerici faşist devlet geleneğigünümüzde de sürüyor. Bu zihniyeti ancak örgütlü halk mücadelesi önleyebilir. Bizler bu geleneği Mahirlerden, Denizlerden, İbrahimlerden öğrendik…

İnan Çiftçi (Enfield AKM-Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi): Madımak’ı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Aleviler bu tür katliamlara izin vermemek için örgütlü mücadralelerini sürdürecektir. Bizler birlikte olduğumuz süreçte varmlığımızı sürdürebiliriz. Bugünkü Sivas’taki anmaya katılan BAF Başkanı İsrafil Erbil’in dediği gibi “Alevilik vardır. Alevilik haktır!”

Anma, Dede Ali Dereli’in gülbank ile çırağ söndürmesiyle son buldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.