“Siyah Gazete” Fenomeni

“Kendi gazeteni kendin yap” yıllar önce yazdığım bir köşe yazısına attığım başlıktı. Hep aklımdaydı, hiç unutmadım.

Bir gün, belki ben de, kendi gazetemi yapabilirim duygusunu içimde yeşerttim, umutlarla besledim, hayallerle büyüttüm.

Yedinci ayın yedisi iki bin sekiz de bu hayalimi doğurdum. Adını “Siyah Gazete” koydum. Doğumu oldukça sancılı oldu. 2010 Avrupa Kültür Başkenti dönemecindeyken İstanbul’a, İstanbulluya hemşerilik bilincini güneş gibi parlatacak bir Kültür-Sanat-Yaşam gazetesi armağan ettik.

Başlangıç için aylık periyotlarla çıkarmayı düşündüğümüz Siyah Gazete’nin boyutları normal gazete uzunluğunda ancak çok daha dar bir genişlikteydi. Siyah-beyazdı. Baş sayfa, yaşam, İstanbul, kültür, sanat, kitap(3 sayfa), gizem, korku, mizah, adalar, takı-mücevher, antika, deniz gibi yaşayan İstanbulluya yaşadığını hissettirecek sayfalarla bezeliydi gazetemiz…

Her sayfasında harikulade iki köşe yazarı, tüm umutları ve birikimleriyle yazıyorlardı. Hepimiz inanıyorduk, başaracaktık. “Siyah Gazete” 2010 Avrupa Kültür Başkenti olma yolundaki İstanbul’a, okuyan, yazan, düşünen beyinlerin armağanıydı.

Protokol satış noktaları belirledik, abonelerimiz olmaya başladı, reklam olmasa da olurdu diyorduk başında, sırf okunsun gazetemiz!

Kazın ayağı öyle değilmiş, Amerika’yı vuran krizle koltuklarımızda sallandık.

Dağıtımı halledebilmek, satışı takip edebilmek, abone sayısını artırabilmek, gazeteye reklam alabilmek için insan üstü gayretlerle çalıştık. Olmadı! Olduramadık!

Siyah Gazete’nin üçüncü sayısını çıkaramadan yayımını askıya almak zorunda kaldık.

Üzerinden aylar, aylar ve kocaman bir yıl geçti. Devam ettirebilseydik “Siyah Gazete” bir yaşında olacaktı. Olamadı, olduramadık. Kriz utansın, kültüre sanata, yeterince önem vermeyen zihniyetsizlik utansın! Biz elimizden geleni yaptık.

Siyah Gazete Basın tarihinde özel ve farklı yerini aldı.

Keşke şartlar daha müsait olabilseydi, keşke reklam, abone, sponsor her şey ama her şey beklendiği gibi olabilseydi! 2010 yılına girerken Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul’un ayakları yere basan bir Kültür Sanat gazetesi olacaktı. Üstelik, Siyah Gazete, 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesini “Adalara Kültür Sanat Kongre Merkezi yapılması için kamuoyu oluşturma” yoluyla da destekliyordu.

Elimizde bir sihirli asamız yoktu ki, umutlarımız, birikimlerimiz, yüreklerimizden başka!

Ha, gönlümüz geçti mi, elbette hayır!

Şimdi şartlar olgunlaşsa aynı deneyimi gözümü kırpmadan bir kez daha yaşardım. Gazetecilik sevdası böyle bir şey demek ki! Merak edenler www.siyahgazete.com adresinden bilgilenebilirler.
“Siyah Gazete” artık çıkmıyor ama kendinden geriye, orijinal konsepti, sıra dışı içeriğiyle bir fenomen bıraktı. Belki bir gün, yine yeniden, kim bilir? Kim bilebilir!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.