Siyahlar arasında beyaz kalmaya çalışmak‏

106 yıllık dev çınar Beşiktaş’ım hiçbir zaman son yıllardaki gibi bir kirlenme yaşamadı. Sayın Seba’dan bu yana güzide kulübümüz yönetenlerce günden güne dibe vuruyor. Serdar Bilgili ile başlayan kirlenme Yıldırım Demirören ile hat safhaya ulaştı. Beşiktaş’a gönül verenlerce yaşananlar her geçen gün canımızı acıttı. Her şey Beşiktaşlı duruşu tabirinin ortaya atılmasıyla başladı aslında. Sonra içimizdeki İrlandalılar tabiri hayat buldu. Gün geldi içimizdeki Beşiktaş hainleri kim diye düşünmeye zorlandık. Taraftarlar arasında kavgalar şiddetlenmeye, cinayetler olmaya başladı. Beşiktaşlı Beşiktaşlı ile kavga eder ya da ettirilir oldu.
Sanki olaylardan habersiz çok masumlarmış gibi tribünleri temizlemekten bahseder oldu başkanımız. Merak ettim başkanın temizlikten kastı neydi. Kendi aleyhinde bağıranları mı temizleyecek yoksa taraftarlar içerisinden paralı askerleri mi ayıklayacak?Çok hümanist düşünerek paralı askerleri temizleyeceğini umut etmek istiyorum ama mantığım buna inanmıyor.

Hep saha içerisinde Beşiktaş’ın haklarının yenildiğine dair yönlendirildik. Oysa Beşiktaş’ımın geleceği saha dışında yeniliyor. Bakın Fulya konusunda Beşiktaş’ım nasıl kullanıldı. Beşiktaş’ım semtinden çıkartıldı. Sırada İnönü Stadı var. Karadeniz girişinden Marmara çıkışına kadar olan bütün sahil şeridine bir bakın lütfen bizim stadın bulunduğu yer kadar kıymetli bir alan dünyanın neresinde var. Bu kadar değerli topraklar bırakın ülkemizi dünyada yok. Sıradaki hedefin İnönü Stadı olduğunu görmek çok da zor değil. Eğer İnönü Stadını da kaybedersek Beşiktaş Jimnastik Kulübü tamamen Beşiktaş’tan çıkartılacak.

İyi Beşiktaşlı olduğundan şüphe duymadığım, en büyük hatasının çevresindeki akıl hocalarının yanlış seçim olduğuna inandığım Yıldırım Demirören inanılmaz derecede yıprandı, camianın ileri gelenlerinden tutun da tribünlere kadar her kesimin desteğini kaybetti. Bizim asıl sorunumuz yönetici profilindeki kalitesizlik. Geçen son iki yılın mali kongrelerini hatırlayın. 3-5 ay öncesine kadar Demirören’e en büyük muhalefeti yapan kişilerin bu seçimde Demirören’in listesinden yönetime girmek adına nasıl yarıştığını içim acıyarak seyrediyorum.

Bu seçimde Demirören görünen o ki tek liste ile seçime girmeyecek. Murat Aksu kendisine rakip olarak çıkıyor. Bu gelişmeye gülüyorum. Fulya’da yaşananları hatırlayın arkadaşlar. Fulya’daki katların 24 kata çıkartılması esnasında plan tadilatları yapıldığı günlerde sayın Murat Aksu yönetici değil miydi? Beşiktaş’ın nasıl zarara uğratıldığını AVUKAT olan Murat Aksu’nun bilmediğine inanmak çok zor. Hadi diyelim bilmiyordu. Bu davayı sağır sultan duydu. Bir avukat olarak merak edip yönetimi ibra etmeyip mahkemeye giden arkadaşları arayıp ne olup bittiğini sormadı.

Kanımca Beşiktaş’ı bitirme yolunda kurulan kumpas içerisinde yıpranan Demirören’in yerine oyuncu değişikliği yapılarak Murat Aksu ile nerde kaldıysalar oradan devam etmek isteyeceklerdir diye düşünüyorum. Terazinin bir kefesine Demirören’i bir kefesine Murat Aksu’yu koyacak olsam üzülerek söylemeliyim ki Demirören ağır basar.

Ben açıkça şunu ifade etmeliyim. Bu seçimlerde üçüncü bir aday ortaya çıkmaz ise ben iki adaya da oy atmayacağım.

Bugün Futbolistan.com sitesinde BJK A.Ş.’nin kaybolan 2/3 sermayesinin yerine konması ile ilgili SPK’nın talebine karşı BJK yönetiminin futbolcu bonservisleri ile ilgili olarak aldığı mahkeme kararı yayınlanmış.

Muhasebe tekniklerini bilmeyen kişiler için anlamak zor olabilir. Dilim döndüğünce size anlatmaya çalışayım. Borsaya açık firmalar özsermayesinin yarısından fazla borçlanma yapamazlar. Ama BJK A.Ş. bunun çok daha ötesinde borçlanmış durumda. Bu da SPK kanununa göre iflas nedeni sayılmaktadır. Bu iflas iki şekilde durdurulur. Birincisi yöneticiler cebinden 40 trilyon koymalı ya da aktife kayıtlı olan varlıkları yeniden değerlemeli. Bizim yöneticiler para koymak yerine yeniden değerleme yapmayı tercih ettiler. UEFA kriterlerine göre insanların piyasa değerlerine yeniden değerleme yapamazsınız. Buna rağmen yönetimimiz İstanbul Asliye Mahkemesi 8. Ticaret Dairesi nezdinde tespit davası açtı. Mahkemece bilirkişi olarak atanan profesör, mimar ve hukukçunun görüş aldığı kişiler kimmiş bir bakalım. Bize 6 tane futbolcu vermiş AHMET BULUT, Futbol Federasyonuna Beşiktaş delegesi olarak giren Sami ÇOBAN, BJK YK.nın mali sorumlusu Ertunç SOĞANCIOĞLU, Beşiktaş eski yönetici Yemen EKŞİOĞLU. Bu bilirkişi tablosu ile kendin çal kendin oyna tarzı bir tespit davası olmuş.

Bakın o sitede futbolculara belirlenen rakamlar var. İçinden birkaç örnek Gökhan Zan’ın bonservis bedeli 2.500.000 euro belirlenmiş. Peki Gökhan Zan bedelsiz gitmedi mi? Peki bu bedelsiz gidişten kaynaklanan 2 milyon 500 bin euro’luk kayıp aktif değerde azalmaya neden olmamış mıdır? Peki yönetim bu açığı ne ile kapatacaktır? Bir başka soru Serdar Kurtuluş için 2.000.000 euro bonservis bedeli belirlenmiş. Serdar Kurtuluş Tabata transferinde takasta kullanılmadı mı? Takasta giden Serdar Kurtuluş’tan kaynaklanan 2.000.000 euro bonservis bedelindeki azalışı yönetim nasıl kapatacaktır. 8 milyon euro’ya mal olduğu söylenen Tabata, Serdar Kurtuluş takasından dolayı bize 10.000.000 euro’ya mı mal olmuştur? Futbolistan’ın daha önceki sorularına Ertunç Soğancıoğlu cevap veriyor diyor ki: ”-bu tespit edilen bedeller futbolcuları satmayı düşündüğümüz değerlerdir.” Mali yapı içerisinde satmayı düşündüğümüz değerler diye bir ifade yoktur. Basitçe ifade edeyim. Bir müteahit ev yapmıştır. Satmayı düşündüğü evlere gönlünce 1milyon euro fiyat biçer ama evin alıcı fiyatı 300bin dolardır. Peki bu müteahit bankalardan kredi talep ederken bankanın baz alacağı rakam 1milyon euro mu olacak 300bin euro mu?

Ertunç Soğancıoğlu BJK.A.Ş.’ye yatırım yapan ortaklarını bu söylemleri ile kandırmıyor, hem Türk Ticaret Kanunu’na hem de SPK Kanunu’na muhalefet ederek suç işlemiyor mu?

Tüm Beşiktaşlılar bir oldu bitti içerisine getirilmek istenmektedir. BJK A.Ş.’yi bir uçak olarak düşünelim. Bu uçak kafa üstü çakılmak üzeredir. Ertunç Soğancıoğlu uyarılara dikkat etmek zorundadır. Bu uyarılarımıza cevap verirken “Sansasyonel etki amaçlı haber” ifadesi kullanarak kaçak dövüşmektedir. Yakın zamanda SPK, BJK.A.Ş.’nin iflasını isterse her şey için çok geç kalınmış olacaktır.

Bugün dün için geç ama yarın için erkendir. Eleştirileri bir kez olsun mertlikle değerlendirip Beşiktaşı batağa sürüklemekten lütfen vazgeçin….

Gürol BAĞCI
Bjk Kongre Üyesi

(NOT: Öncelikle şunun çok iyi bilinmesini isterim. Bu yazımdaki ifadeler sadece beni bağlar. Mensubu bulunduğum grup ve derneklerin bu yazımla en ufak bir ilgili bulunmamaktadır. )

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.