‘Siyaset alanını daraltmayın!’

‘Siyaset alanını daraltmayın!’

0
PAYLAŞ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına siyasi partiler, insan hakları örgütleri ve barodan tepki geldi.

Yaşanan gelişmelere dair gazetemize görüş veren PAK (Partiya Azadiya Kurdistan) Genel Başkanı Musatafa Özçelik, Eş Başkanların gözaltına alınmalarını kınadıklarını ve serbest bırakılmaları istedi. Özçelik şunları söyledi: “30’a yakın belediyeye kayyım atanması Kürdistan’daki seçmenin iradesine el koymaktır bunu da kınıyoruz. Devleti; siyasetin, demokratik mücadelenin alanlarını daraltmaya yönelik her türlü girişimden vazgeçmeye çağırıyoruz. Kürt sorunu şiddet ve baskıyla çözülmez bu siyasal bir meseledir. Bu anlamda şiddeti ve çözümsüzlüğü derinleştirecek her türlü tutum çözümsüzlük olacaktır.”

‘AKP’YE BİAT ETMEYENLERE ÖZGÜRLÜK HAKKI TANINMIYOR’
Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü Yöneticisi Mehmet Türkmen ise Kışanak’ın darbe komisyonuna ifade vermesinin ardından gözaltına alınmasının manidar olduğunu belirtti.

Eş başkanların gözaltına alınması Türkiye’deki kaosun daha da derinleşmesi dışında başka bir şeye hizmet etmeyeceğini anlatan Türkmen şunları söyledi: “Bölge illerinde İnternet’in kesilmesi bile AKP’nin bu ülkeyi nasıl yönetmek istediğine dair hepimize fikir veriyor. Seçilmişlerin gözaltına alınması ve 5 gün boyunca avukatlarıyla görüştürülmemesi ülkenin geri kalanının kendini güvende hissetmemesi anlamı taşıyor. Yaşananlar AKP’ye biat etmeyen hiç kimseye bu ülkede özgürlük hakkı tanınmayacağının göstergesi. Bu saldırı sadece Kürt halkının seçilmişleriyle sınırlı kalmayacaktır. Demokrasi, laiklik ve özgürlük isteyen tüm kesimlere yönelecektir. Dikta rejimine doğru giden bu süreç karşısında toplumun bütün ileri kesimlerinin birleşmesi gerekiyor.”

‘HALKIN İRADESİ HİÇE SAYILDI’
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkan Yardımcısı Nusret Maçin ise Hükümetin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra cemaatine yönelik tasfiye operasyonuna girişirken, asıl olarak Kürt hareketini tasfiye etmeyi amaçladığını belirtti. Belediye başkanların gözaltına alınmasının halkın iradesinin hiçe sayılması oduğunu kaydeden Maçin, “Halkın seçtiği iradeye, halkın adına hizmet edilmiyor. ‘Bazı çevrelere para aktarılıyor’ iddialarında bulunup operasyon yaparsan bu ‘Tek iktidar ben olacağım, halkın beni seçmediği yerlerde de benim memurlarım olacak’ demektir” dedi. Maçin, Kürt halkının bu durumu kabul etmeyeceğini de söyledi.

‘YASAL SİYASET ALANI DARALTILIYOR’
Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı Mesut Tek, belediye başkanlarının gözaltına alınmasını, AKP iktidarının legal Kürt siyasi hareketinin alanlarını daraltmaya ve engellemeye yönelik olduğunu söyledi. Tek, batı illerinde atanan kayyımların belediye meclis üyeleri olduğuna, Bölge illerinde atanan kayyımların ise kaymakam ve vali yardımcıları olduğuna dikkat çekti. Tek, bu durumun da AKP’nin yerel yönetimleri devletleştirmek istediğini ortaya koyduğunu belirtti. Bölgede ikinci gününe giren İnternet kesintisinin bilinçli olarak yapıldığını ifade eden Tek, “Diyarbakır’da yaşananların dışarıya aktarılmasını önlemek, gerçeklerin Diyarbakır dışındaki halk tarafından duyulmasını engellemektir” şeklinde konuştu. Tek, eş başkanların gözaltına alınmasına gösterilecek tepkilerin haklı olduğunu söyledi.

‘SEÇİLMİŞLERİN GÖZALTINA ALINMASI DEMOKRATİK DEĞİL’
Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen, eş başkanların gözaltına alınmasının demokratik siyaset alanını daraltacağını ifade etti. Özmen şunları söyledi: “Kürt sorununun çözümü noktasında izlenecek tek bir yol var demokratik yol ve yöntemlerdir bunlar. Çözüm ancak diyalog ve müzakereyle olur. Çözüm süreci toplumun tüm kesimleri tarafından ilgi gördü ama ne yazık ki 2015’ten bu yana geleneksel yöntemlere geri dönüldü. Bu politikaların yansıması olarak belediyelere kayyım atandı. Seçilmişlerin halk iradesinin temsilcilerinin bu şekilde demokratik siyaset alanından uzaklaştırılması demokrasiyle açıklanamaz. Diyarbakır valiliğinin kararıyla OHAL kapsamında toplantı ve yürüyüşler tamamen yasaklanmış durumda. Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı temel bir haktır. Ama ne yazık ki OHAL’le birlikte bu hak kullanılamaz bir duruma getirildi.” Özmen, İnternet kesintilerinin haber alma özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geldiğini belirtti.

‘YAŞANANLAR KAYGI VERİCİ’
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici de bölge genelinde yaşanan tutuklamalara dikkat çekerek şunları söyledi: “Öyle görülüyor ki demokratik siyasetin bütün kanallarını kapatmayla karşı karşıyayız. Basın üzerindeki baskılar, insanların demokratik taleplerini dile getirme noktasında dışarı çıkıp bu duruma karşı tepki göstermesi demokratik bir talep olmasına rağmen, orantısız bir güçle engelleniyor. Sokak ortasında işkence, kötü muamele ve orantısız bir güç kullanılıyor. Bu durum çok tehlikeli ve kaygı verici. Siyasetçilerin söylemlerini, projelerini beğenmiyor olabilirsiniz ama şiddete başvurulmadığı sürece saygı göstermek zorundasınız. Her şeyi yasaklarsanız insanlar illegal yollara başvurur. İnsanların düşüncelerini ifade etmek istemesi baskılanmamalı. Özellikle bölgede belediyelere, insan hakları örgütlerine, siyasetçilere nefes alınmayacak noktaya varan baskılar var.” Serpil BERK, Fıra t TOPAL, Evrendel Diyarbakır

BİR CEVAP BIRAK