Siyaset…

Türkiye’de siyaset uzak durulacak bir şey gibi görülür… Oysa siyasetten uzak durmak mümkün değildir bunu bilmek gerekir…

Siyaset hayata dair bir talebiniz olması demektir, peki hayata dair bir talebi olmayan var mıdır?…

Siyaset, siyasal sistemden, iktidardan birtakım beklentilerinizin olması demektir, peki siyasal sistemden ya da iktidardan hiç beklentisi olmayan var mıdır?…

İnsan kendini tanımaya ve ihtiyaçlarını kendi çabasıyla karşılamaya başladığı ilk andan itibaren siyasete karışmaya başlar…

Eğitim talebi bir siyasettir mesela…

Daha iyi eğitim, daha iyi sağlık, daha insanca yaşama isteği, daha güzel bir çevre, daha adil bir gelir dağılımı bunların hepsi bir siyasettir…

Çünkü tüm bu beklentilerinizin olması, siyasal sistemden bir talebiniz olduğu anlamına gelmektedir…

O zaman şu konuda anlaşıyoruz; hepimizin hayata dair bir takım talepleri var ve bunları gerçekleştirmek için bir şekilde  hepimizin siyasete ihtiyacı var. O zaman sorun,  bu siyasetin içinde biz bizzat etkin olarak yer alacak mıyız yoksa kendi taleplerimizin gerçekleştirilmesini başkalarının keyfine veya gücüne mi bırakacağız; bütün sorun buradadır…

Bireyler olarak  hepimizin, siyasal sisteme iletmediğimiz taktirde kendi gücümüzle hayata geçiremeyeceğimiz ama bizler için yaşamsal önem taşıyan bir çok sorunumuz vardır bu bir gerçektir; Örneğin çalışma hakkı; parasız eğitim hakkı; iş güvencemizin olması; sigortalı çalışmak; emeklilik hakkı; emeklilik yaşının düşürülmesi talebimiz; asgari ücretlerin yükseltilmesi talebimiz; tüketici olarak haklarımızın korunması talebimiz;  insan olarak haklarımıza tecavüz edilmemesi ve haklarımızın yasal güvenceye alınması  talebimiz; istediğimiz kıyafeti giyme özgürlüğümüz; cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin bütün  haklarımızın sağlanması talebimiz, can güvenliğimiz vs. vs.

Yine bu arada hepimiz yol, su, elektrik istiyoruz, bunları en uygun koşullarda, en sağlıklı ve en ucuz şekilde tüketmek istiyoruz, bu da siyasi bir taleptir…

Hepimiz dilimizi, dinimizi, kültürümüzü özgürce yaşamak istiyoruz; ifade özgürlüğümüz kısıtlanmasın, inanç ve değerlerimize istediğimiz gibi sahip çıkabilelim istiyoruz, bu da siyasi bir taleptir…

Bir araya gelip toplanma, örgütlenme, gücümüzü birleştirme hakkımız olsun istiyoruz; bu da siyasi bir taleptir. Üstelik bu talep, bizzat hayata dair beklentilerimizi siyasal sisteme daha etkin bir biçimde iletebilmek için gerçekleşmesini istediğimiz bir taleptir…

Çünkü bizlerin bütün bu taleplerinin olması, bu talepleri yetkili kurum ve mercilere iletebilme imkanımız olduğu sürece bir anlam ifade edecektir.

Eğer siyasal sistem bu talepleri kendisine iletecek kanallara sahip değilse, ya da zor kullanarak, baskı kurarak bu kanalları tıkamışsa, bu talepler bir süre sonra birikerek büyüyecek ve zamanla toplumsal istikrar bozularak toplumda şiddet, yolsuzluk, başıbozukluk hakim olacaktır. Sosyal patlamalar, protestolar, sisteme karşı direnmeler, isyanlar izleyecektir bunu…

Bu arada, vatandaşlarının taleplerine doğal yollardan yanıt veremeyen bir siyasal sistem, talepler artarak yükselmeye devam ettikçe, bunu bastırmak için güç ve şiddet kullanmaktan başka çare bulamayacaktır…

İşte bu da polis devleti ya da militarizm dediğimiz olguya götürecektir siyasal sistemi…

Eğer çocuğa mama vererek susturmak işinize gelmiyorsa sopa atarak susturmaktan başka çareniz kalmayacaktır çünkü…

Öyleyse ideal olan nedir onu belirlemek gerekir; ideal olan, her bireyin kendi yaşamına dair taleplerinde siyasal sisteme katılma bilincine sahip olduğu, siyasal sistemin de bu talepleri iletebilecek kanalları açık tuttuğu; bu yönde her bireye kendi taleplerini ifade etme ve o talepleri gerçekleştirmek için örgütlenme hakkının tanındığı, siyasetin tarafları arasında iletişimin hiç kesilmediği bir siyasal sistemdir.

Sonuç: siyaset adını koymasak da, biz içinde olduğumuzu fark etmesek de hayatın her alanında vardır ve bu tamamen hayata dair taleplerimizle ilgili bir şeydir.

Akan nehre kapılarak yaşamak yerine nereye sürükleneceğimizi kendimizin belirleyebildiği bir dünyada yaşamak istiyorsak siyasetin içinde bilinçsiz olarak değil, aksine ne istediğimizi bilerek ve taleplerimizde kararlı olarak bulunmalıyız. Ayrıca siyasal sisteme taleplerimizi iletmek için bize açık kanalları en iyi şekilde kullanırken, açık olmayan kanalları açmak için de her türlü mücadeleyi vermeliyiz.

Vatandaşlarının taleplerine kulakları tıkalı bir siyasal sistemin gerektiğinde kulaklarını çekmek gerekir… Bu da ancak siyasete katılmakla olur…

Siyasetten korkmayalım; aksine hayata dair her çözümü onda bulabileceğimiz için onu sevelim ve her zaman tam ortasında olalım…

Bu arada herkesin içinde olduğu bir siyaset kimse için tehlikeli değildir; bu da bir gerçektir…

________________

* İÜ’de öğretim üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × four =