Siyasi eşitlik diretmesi

Siyasi eşitlik diretmesi

0
PAYLAŞ

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso bu gün adamızda.
AB bağımsız bir ülke olsaydı, Barosso’nun makamı “Başbakanlık” olurdu.
Yani bu ziyaret bir yerde Başbakan düzeyinde de diyebiliriz.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı, Sanayi ve Ekonomik Kalkınmadan Sorumlu Komiser Günter Verheugen’de gelmişti birkaç gün evvel.
AB bağımsız bir ülke olsaydı, onun da makamının unvanı “Bakan” olurdu.

Barosso’nun be seferki gelişinde benim dikkatimi çeken ince bir detay var.
Gerçekte bu incecik detay, Verheugen’in ziyaretinin içinde de vardı ama çok da önem vermemiştim Verheugen’in karakterini biraz da bildiğim için.
Aklına eseni yapan ve gerektiği zaman da politik etik sınırlarını zorlayabilecek bir yapısı var Verheugen’in.
Gerçekte Verheugen’in adaya gelmesi tam bir sürpriz ziyaret.
Kural dışı ve program dışı bir ziyaret.
Rumlar kendisine “Kesinlikle gelme” demelerine rağmen çıktı ve geldi.
Pazartesi akşamı Rumların tüm itirazlarına rağmen Cumhurbaşkanı Talat ile bir akşam yemeği yedi ve AB açısından Kıbrıs konusuyla ilgili mevcut durumu görüştü.
Üstelik Verheugen bir de Cumhurbaşkanı Talat’a , “Cumhurbaşkanı” diye hitap etti. Tam kara listelik bir iş yaptı Verheugen.

Rum Hükümeti, bu güne kadar Avrupa Komisyonu Başkan ve Yardımcılarının Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmelerine AB içindeki tüm olanakları ile itiraz edip karşı çıkıyorlardı.
Önce Verheugen bu itirazları pek dikkate almadı ve adaya gelerek, Cumhurbaşkanı Talat ile görüştü.

Sonra da Barosso geldi adaya.
Barosso’nun gelişi ile şimdi daha da belirginleşti ve su yüzüne çıktı bu ince ve gözden kaçması kolay ama önemli detay.

Bu çoğumuzun gözünden kaçmış olan detay, bu ziyaretin içinde yer alan “Politik Denge”.
Buna bir yerde AB yetkililerinin gözettiği “Siyasi Eşitlik” de denilebilir.
Çok dikkatimi çekti aslında.
Bu, AB Yetkililerinin “Politik Denge”yi gözetmesi miydi, yoksa Cumhurbaşkanı Talat’ın yapıcı ve barışçı kimliği ile yere sert basması ve diretmesi miydi?
Sanırım ikinci olasılık daha da ağır basmakta.

Geçmişi hatırlayın.
Gelenlerin hiç biri, Cumhurbaşkanını makamında ziyaret etmezdi.
Resmi ziyaretlerde de “Siyasi Eşitlik” gözetilmezdi.
Nitekim İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband daha dün, Kıbrıs’a yapmayı planladığı ziyaretten, Rum tarafının KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile makamında görüşmesine karşı çıkması üzerine vazgeçtiğini açıkladı.

Bu günkü program aslında bana konuşuyor.
Barosso bu gün saat 09:00’da Hristofyası ziyaret ettikten sonra 10:40’da da Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı ziyaret edip görüşecek.
Sonra da saat 13:00 ise Ledra Palas karşısındaki lokantada, Cumhurbaşkanı Talat ve Cumhurbaşkanı Hristofyas ile birlikte öğle yemeği yiyecek.

Hristofyas, Brüksel’deki AB Zirvesi çerçevesinde Barosso ile yaptığı görüşmede bu işi oldubittiye getirmek istemiş ve yapmış olduğu resmi açıklamada da
Kıbrıs’a gerçekleştireceği ziyareti sırasında Barroso’yla baş başa görüşme fırsatı olacağını ve Cumhurbaşkanı Talat’ın da kabul etmesi durumunda, Barroso ve kendisinin de katılacağı üçlü bir çalışma yemeğinin de gerçekleştirilmesini planlandığını belirtmişti.
Aklınca Barosso’nun Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmesini önleyecek ve ikisinin sadece yemekte görüşebilmesini sağlayacaktı.
Anlaşılan Cumhurbaşkanı Talat bu zokayı yutmamış.
Üçlü yemeğin üzerine de gözü kapalı atlamamış.
Kendisine yapılan “Üçlü Yemek Davetini” politik nezaket çerçevesi içinde “Ya Barosso beni de ziyaret eder ve siyasi dengeyi kurar, ya da ben yemeğe gelmem” yanıtı ile “Siyasi Eşitlik Dengesi”nin artık gözetilmesi gerektiğini kafalara sokmuş. .
Tam da müzakerelerin daha da önem kazandığı bu aşamada, çok önemli bir gelişme. Umarım önemini kavrarlar ve devam ettirirler.

Prof. Dr. Ata ATUN
http://www.ataatun.com

BİR CEVAP BIRAK