Siz hiç – 2

PAYLAŞ

Hiç unutmam birde japon yolcumuz vardı, ismi bize tuhaf geldiğinden ismini değiştidirdik. (Omaha) yaptık.Artık bu güzel vatanın içinden Tahran’a doğru yola koyulduk.Doğu Beyazıt sınır kapısına gelince o muhteşem Ağrı dağını gören çiçek çocukları çeşitli resimler çektiler. Hele hele İshak Paşa Sarayından Ağrı dağı daha bir başka görünüyordu.Bu benim Ağrı dağını 2 inci görüşüm oluyordu.İlki 1961 yılında Muş_Tatvan demiryolu inşaatında çalışırken, Doğu Beyazıt da askerliğini yapan arkadaşımı (Nasrettin Çoban’ı)  ziyaret ettiğimde olmuştu.Doğu Beyazıt da konakladığımızda beni çok duygulundıran bir suprizle karşılaştım. Efes birasının kırmızı kapaklı siyah biraları Alman arkadaşlarımı çok mutlu etmişti.Çünkü Alman arkadaşlarım ve ben Almanyanın en çok siyah bira içilen bölgesinde yaşıyorduk.Artık macera başlamışdı.Bu benim ülkemin doğusuna, yani İran’a ilk gidişim di, kim bilir neler yaşıyacaktım.Ama macerayı seven bir yapıya sahiptim.


Hazar Denizini ilk görüşümdü,otobüslerin içinde konaklamaya karar verdiğimizde,Omaha benimle beraber köyde bir lokantada da yemek yemeyi çok İstemişti. Bende kendisini kırmayıp yemek yiyeceğimiz lokantaya gittiğimizde vitrinde taze koç yumurtaları görmüştüm. Hemen 2 porsiyon ismarladım,siyah havyar bol miktarda vardı ve çok ucuzdu,ayrıca Rus votkası da söyledik. Kafaları mız hafiften iyi olmaya başladığında Japon bana koç yumurtalarını sordu,ne yiyoruz diye,bende ona sevdinmi diye gordum, evet diyince 2 porsiyon daha istedim keyfimize diyecek yoktu.Şah rejimi sırasında İRAN fena değildi.Şimdi Mollaların rejiminde kim bilir ne haldedir? İnşallah biz öyle bir rejime doğru gitmeyiz.


Meyhaneci Azeri Türkçesi ile, Atatürk gibi bir lidere sahip olduğumuz için şanslı bir milletsiniz deyince, bende ne yazıkki erken öldü dedim ve hüzünlendim.bunu fark eden meyhaneci bir büyük votka daha masaya getirdi kendisinden olduğunu söyledi. Adamın Atatürk sevgisi beni kendisine hayran bıraktı.Ne yazık ki derin Bir sohbete giremedik,ama Atatürk’e olan sevgimizle bir başka türlü kaynaştık.


Kafalarımız artık iyice olmuştu Omaha bana tekrar ne yediğimizi sorunca ben sonra sana söylerim dedim.Biraz daha oturduktan sonra otobüslerin yanına yatmaya geldiğimizde, Japon tekrar sordu, bende ona şimdi yat sabah söylerim diyince olmaz gözüme uyku girmez dedi.Tamam öyle ise koyun yumurtaları yedik dedim,Japon öyle bir çığlık attıki,ne olduğuna şaşırmamak elde değildi. Meğer Japon hayatında ilk defa koç yumurtası yemiş.Halbuki Japonlar neler yiyor.


Ertesi gün tekrar yola koyulduk.Yola çıkmadan meyhaneciye tekrar uğradım,kendisine Türkiyeden aldığım bir şişe büyük rakıyı verdim.Atatürk bunu içmesini çok severdi dedim.Gözleri dolu dolu oldu sarılıp ayrıldık.Yurt dışında yabancı bir ülkede,yaşadığım bu güzel hatırayı sizlerle paylaşmak istedim.


Bu yazı da buraya kadar sevgili okurlar. Devamı daha sonraya,


Saygilarımla. Hoşça kalın Dostça kalın.  Önder Elitez   20 . 04 . 2007

CEVAP VER