İskandinav ülkelerinin hali pür melali

İsveç’in güney ucundaki Malmö kenti ile Danimarka’nın başkenti Kopenhag, boğazın iki yakası gibidir. Sabah kahvaltısını İsveç’te yaptıktan sonra, öğle yemeğini Danimarka’da yiyerek akşama geri dönmek mümkün. İki ülke arasında vize yok, gümrük yok, pasaport denetimi yok… Hafta sonlarında, İsveçli ve Danimarkalı gençler, geceleri birbirlerinin ülkesine eğlenmeye gider, sabaha karşı geri dönerler. Çok eski eski yıllarda, Baltık denizi donduğunda, bir ülkeden diğerine geyiklerin çektiği kızaklarla, atlarla da gidilirmiş. 20 yıl öncesine dek, iki ülke arasında feribot seferleri de yapılıyordu. Bilet fiyatları ucuzdu. Şehir içinde, bir semtten diğerine gidip gelir gibi yolculuğa çıkardık.Taşıma şirketlerinin arasındaki rekabet nedeniyle bedava gidip geldiğimiz günler de olurdu. Sabahları alış veriş çantalarımızı, torbalarımızı sırtlayarak feribota biner, denizde bizi izleyen balıklarla birlikte yol alır; güvertedebşarkı söyleyerek, sosis, sandviç yiyerek, iskambil kağıdı oynayarak varırdık Kopenhag’a. Krallık sarayının önünde nöbet tutan kalpaklı Danimarka askerlerini izler,Türklere ait aşevlerinde memleket yemeklerini tıkındıktan sonra, kasap Ali Baba’dan taze et, sucuk; Türk bakkalarından bulgur, fasulye, nohut alarak dönerdik feribota. O yıllarda, yiyecek fiyatları, Danimarka’da ucuz, İsveçte pahalıydı…

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından, İsveç ve Danimarka’nın Avrupa Birliği’ne girmesinden sonra ’’İskandinav modeli’’ nin özgünlüğünden eser kalmadı.Bir çok şey, cetvelle ölçülmüşçesine AB standartlarına uyduruldu. Avrupa ülkelerindeki ekonomik sarsıntılar İskandinav ülkelerini de etkiledi. Avrupa’ya daha yakın olan Danimarka, krizlerden daha fazla etkilendi. İçe dönük bir toplum olarak yaşayan İsveç, kabuğuna çekildi, sarsıntıların bir bölümünü ufak tefek yaralarla atlatmayı başardı. Bugün Danimarka, artık İsveç’ten daha pahalı bir ülke. Malmö’yü deniz üzerinden Kopenhag’a bağlayan asma köprünün hizmete girmesinden sonra, yolcusuz kalan nostaljik feribotlarımız uzak limanlara çekilerek çürümeye terk edildi; parçalanarak jilet fabrikalarına satıldı.

Emeğe ve insan haklarına değer veren İskandinavya’nın sosyal demokrasi modeli, adım adım yerini acımasız ’’vahşi kapitalizme’’ terk etti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, yoksul ülkelerden gelen ve ’’ne iş olsa yaparım’’ diyen ucuz emek gücü, iş piyasasına egemen oldu.Soğuk görünümlü, ancak işinde ciddi ve nitelikli İskandinav emekçisi bilek güreşinde yenildi. Deneyimli, güvenilir iş görenlerin yerini, ucuz ve kalitesiz iş yapan, düşük ücretlerle niteliksiz işçi çalıştıran taşeron firmaları aldı. O güne dek, iyi çalışan, iyi kazanan, iyi yaşayan İskandinav işçisi, kitleler halinde işsiz kaldı. Kâr eden fabrikalar, kamu kuruluşları özelleştirildi, işçileri sokağa atıldı. Borçlanarak yaşayan toplumda, ödenemeyen taksitler yüzünden evler, arabalar elden gitti; ruhsal çöküntüler, intiharlar arttı.

Küreselleşmenin sihirli sopası, sosyal demokrasi modeliyle özdeşleşmiş sendikaları da hizaya getirdi. Yüz yıllık geçmişe sahip işçi kuruluşları, işsizlerin haklarını savunmak yerine hükümetlerle, işverenlerle uzlaşmanın yolunu seçti. Hükümetlerin, işverenlerin karşısında durmak yerine, yanlarında yer almayı yeğlediler.

İskandinav ülkeleri, ’’küreselleşme’’ ruzgârlarından da çabuk etkilendi..Vahşi kapitalizmin acımasız kurallarına sessiz kalmakla yetinmeyip, zaman zaman onun peşine de takıldılar. Vietman savaşı karşıtı gösterilerde ön saflarında yer alan Olof Palme’nin İsveç’i, daha sonraki savaşlarda, hangi ülkeye hangi silahı satacağının hesabını yapan bir ülke haline geldi. Sabah erkenden kapı çalındığında gelen artık ’’ sütçü’’ ya da ’’gazete satıcısı’’ değildi.

Danimarka’nın sosyal demokrat Başbakanı Helle Thorning Schmidt de 2012 yılı başlarında, ülkeyi zor günlerin beklediğini belirterek ’’özveri’’ çağrısında bulundu. Danimarka İşçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Harala Börsting da hemen durumdan vazife çıkararak, ’’ Danimarka ekonomisinin düzlüğe çıkması için, 2012 yılındaki toplusözleşme görüşmelerinde ücret artışı talebinde bulunmayacağız’’ dedi.

İşte, 2012 yılı başlarında 2 İskandinav ülkesinin hali pür melali…

__________________________

alinergis@yahoo.se
*Bu yazı, Cumhuriyet gazetesinin Pazar Yazıları sayfasında da yayımlandı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.