Sınır ötesi harekât sanıldığı kadar tepki görmüyor

Türkiye’nin Kuzey Irak’ta üslenmiş PKK’ya yönelik bir “Sınır Ötesi Harekâtı” konusunda haklı olarak bu tarz bir maceraya karşı çıkanların bazıları “Türkiye bu harekâtı yapamaz, çünkü AB kamuoyundan çok sert tepki alır” tezini ortaya atmaktalar.

Ancak bunun yanlış bir beklenti olduğunun altını çizme ihtiyacı duymaktayım. Özellikle yazılarını Brüksel ya da Almanya’da kaleme alan ve buralardaki gelişmeleri yakınen izleyen biri olarak Türkiye’nin “Sınır Ötesi Hare-kâtı’nın” çok uzun zamandır “her an olabilir” ve “kısa sürdüğü takdirde göz yummak zorundayız” şeklinde değerlendirildiğinin Türkiye’de de bilinmesinde yarar olduğu düşüncesindeyim. Yanlış beklentilere dayalı bir “savaş karşıtı” politikanın başarı şansı da “sıfır” olacaktır. Doğru analizler yapabilmek için de “objektif gözleme” ihtiyaç var.

“Türkiye’nin terör faaliyetlerine karşı aldığı kararları destekliyoruz. Sınır ötesi harekâtı da Türkiye’nin meşru hakkı olarak görüyoruz”

diyen Suriye Devlet Başkanı Esad’ın bu açıklaması kimseyi şaşırtmadı.
Ancak Brüksel kaynaklı www.abhaber.com sitesindeki 17 Ekim 2007 tarihli haberin satır aralarını da okumakta yarar var: “Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Martin Schulz ve Başkan Yardımcısı Hannes Swobo-da, Ankara’da hafta başında temaslarda bulundular. Temasları sonrası Brüksel’e dönen Swoboda, Ankara izlenimlerini sıcağı sıcağına ABHaber’e anlattı… Ankara’da TBMM Başkanı Koksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin başta olmak üzere DTP’liler ve Talabani’nin temsilcileri ile görüştüklerini anlatan Swoboda, ABHaber’e ‘Ankara’dan çok iyi izlenimlerle döndük’ dedi… İşte Swoboda’nin Ankara izlenimleri: “AKP’ye AB reformları konusunda inanıyoruz ve yapacakları AB reformlarını destekliyoruz. AKP hükümetini AB reformlarıyla ilgili istekli gördük… Kuzey Irak’a yapılacak muhtemel operasyon konusunda eğer böyle bir şey olursa, sadece bunun teröristlere yönelik olacağını Irak’taki Kürt halkına karşı olmayacağını ve Irak topraklarının işgal edilmeyeceği izlenimini almış durumdayız’…”

Birlikte beş buçuk yıl aynı sıraları paylaştığım Hannes Swoboda ve sıra paylaşmanın da ötesinde kavga arkadaşlığı yaptığım SPE Meclis Grubu Başkanı Martin Schulz, yaptıkları açıklama ile belki de çok kişiyi şaşırtacak şekilde “sınırlı” ve sadece “teröristleri” hedef alan “zorunlu” bir harekâta göz yumduklarını dile getirmekteler.

Bu sadece onların pozisyonu değil. Gerek AB Komisyonu koridorlarında gerekse AB başkentlerinde aslında “karların erimeye başladığı ilkbahardan beri” bir sabah “sınır ötesi operasyon” haberi ile uyanabilecekleri ihtimali dile getirilmekteydi. Özellikle Türkiye’de genel seçim sonrası DPT’nin TBMM’ye girmesine rağmen ve belki de bu yüzden PKK’nın saldırılarını artırmış olması, özellikle “terörizm” konusunda sertleşen AB’nin, desteklemekte olduğu AKP hükümetinin de asker cenazeleri geldikçe içinde bulunduğu zorlaşan koşulları göz önünde tutarak her geçen gün daha fazla “yapın ama hızla bitirin” eğilimine yönelmesini beraberinde getirmekte.

Evet, AB’de durum budur ve eğer bölgede daha fazla kan akmasına karşı yapıcı adımlar atılmak isteniyorsa bunun da bilinmesinde yarar var!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × five =