Sol anahtarı

Ve sola gelen hit’i pik yapabilmek adına…
Biz önce küresel sol minörlerden dem vuralım hele tellere… akorları bozuk, notaları karışmış, çok seslilikte uyumsuz, sol’o da detone, gamsız, sol anahtarı olmayan, ayrışmış aryalarla girelim kolaja… Küresel çapta tarz değiştirmiş soldan başlayıp, soldan soldan inelim bizim yörelere, doğru motifleri tıngırdatarak… Ve fasıl meclisine hariçten gazel atarak…
Hayır! Sağ, salim kafayla her telden çalarken!, sol farklı tellerden gam vuruyor ya!, ve küresel bir armoni tutmuyor ya bir türlü; ondan ötürü sardık müzik terminolojisine. Her ülkenin ruh gıdası farklı, onlar da haklı, napacan… Sağ, statükoyu kabullenici ve kul alaşımlı olduğundan işi kolay, ama sol ne çekti be; kendisini sürekli yenilemek zorunda olmaktan, dünyanın hızına göre ritm üretmek ve canlı kalmak zorunda olmaktan… Ama olamıyor işte… sol’ungaçlarımızla nefes alamayınca, onlar sağ kalanları sağa çekiyorlar… Ve kapıda ulufe bekleyenler güce yağ çekiyorlar…
İşte zurnanın son deliği de orda zort diyor, çünkü duvar yıkılalı ve tek kutup kalalı beri, muhafazakar sağa can pompalandı, ulufelerle hücreleri yenilendi, yüklenen enerji fazlasıyla, solu da hükümranlık alanına katmaya başladı. Bizim sol bildiklerimiz ise, hala bol çene ve kronik ataletle ve de teli kopuk aletle çığırıyorlar aynı notaları… sağ tutmuşken hakedilmemiş rotaları…
Sol tandaslı kişilerin, genelde düzene aykırı, sisteme başkaldırma eğilimli, biraz duygusal, neo-idealist, ben eksenli değil de, “onlar” eksenli düşünebilen ve sırf bu nedenlerden dolayı doğada nesli tükenmekte olan bir tür olmalarının paradoxuyla! çatlıyor aslında çoksesli armoni. Sahne yurttan sesler biat korosuna kalıyor… kimi söylüyor, kimi çalıyor…
Yeni nesille ton tutturamamak da bundan… Onlar eski CHP’yi sevmiyorlar, yenisini ise henüz göremediler ki, farkı bekliyorlar. TGB’nin İP’yi tercih etmesini kim sorguluyor acaba? Öte yanda kaos, boğulmamak için debelenen insancıllık ile, maddiyatın ve ikbalin çekim alanında reakte olup gözyaşı üreten yaratıkların mücadelesine dönüştü aslında… Ülkesine duyarlı olup ağlayabilene, göz yaşartıcı bonus veriliyor, kötü hala galip… Eh, o zaman sol kayboluyor onca ” si ” arasında… baltası çıkıyor kalasın da…
Muhafazakar partiler Dünya’da da sol kanatları kullanır oldular, hatta iktidara alternatif rolünde şahin görünümlü serçeleri de piramit sistemlerinin sürüsüne kattılar soldan soldan. Dünya’nın yönetimine damga vurmaktansa, fiil ve fikir üretim bereketinin miyadı dolduğunda nadasa yatan ve sadece sağmallar hata yaptığında veya sağ’ılmaktan gına getirildiğinde önündekini sollayan, yani ikbal koltuğunun boşluğunda riyaset rolüne soyunan ruh-ül sol ise, demodenin de ötesinde artık iyice itici geliyor transfer piyasasına… Gençlerin kabul etmediği de bu… Al sana bir bardak soğuk su…
Bir globalleşme örneği; bizim gençler CHP’ye neden tepkisellerse, İngiliz gençlerinin benzer profili de İngiltere İşçi Partisi’ne aynı sebeplerden tepkiseller. Ya kazanılacaklar, ya da kazıyacaklar…
Buna bir de yerellerdeki belirsizlikleri eklerseniz, demotive yörelerinden alarm çanları çınlıyor duyarlı kulaklarda… Dinsel ilahiler sağ kılcal damarlara kadar girmişken, sol hala sığ sularda ağıt yakar durumda… Transfer sezonu açıldığında, ” oy oy ” diye el çırpmak için ne yeterli zaman kalacak, ne çalgı aleti… Yıkamadık gitti kronik ataleti…
Sol, Dünya genelinde şöyle bir silkinip, daha etkin ve kalıcı roller oynamaya hazırlanmak zorunda. Yeni neslin kafasında Dünya’yı kurtarmaya yönelik bir profil çizilirken ve geleceğin sahibi bu kitle çokça sola sinyal vermişken, tepkilerinin klasik partilerce doğru okunması gerekiyor, çünkü ne yaparsanız yapın geleceğin sağını solunu belirleyecek olan onlar…
Farkındalıksız biçimde aşındırılmış olan solda, oyun kurucu, sürükleyici, akın tazeleyebilen liderlere ihtiyaç var. Bu liderlerde biraz Che’lik, biraz Fidel’lik, biraz Deniz’lik, biraz Miliband’lık harmanı olmalı. Siyasetin riyasetinden muaf, ikbal hedefli kulvara tuhaf bakan, sokak mücadelelerinden gelen kimlikler başı çekmeli. Sezgi ve gözlem birikimi üstüne, alaylı bir kıyas bilgisini kombinlemiş olmalı. Dünya’ya çevrimiçi olmalı, tarihin evrimini, felsefenin devrimini, evrenin devinimini ve değişkenliklerin çevrimini doğru okuyabilmeli ve sevginin çevirimini doğru yapabilmeli, sevgisizliğin kurağını, maddenin tuzağını, vizyonun uzağını, adam sarraflığının da ucunu bucağını sindirmiş ama sindirilememiş olmalı.
Oh sol’e mio… https://www.google.com.tr/?gws_rd=cr&ei=i4VSUovGCeWK4ATN-4HoBA#q=oh+sole+mio

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.