Sola düşman baba ve oğulları

İşte Hacır’ın yazısı:

Farkında mısınız ?Türkiye’deki derin devlet tartışmaları hep iki isim etrafında dönüyor. Mehmet Ağar ve Mehmet Eymür! Biri emniyet teşkilatının en hızlı polis şefi,diğeri istihbarat teşkilatımızın en sivri ismi! Her ikisi de çok tartışıldı. Derin devlet denilince hep ikisinin ismi akıllara geldi. Kimi zaman biri galip geldi, kimi zaman biri diğerini açık düşürdü. Ama her ne olursa olsun iki Mehmet için de kader ağlarını hep birlikte ördü!

İki Mehmet’in devletin derinliklerinde yaptığı bilek güreşine bir uzanalım mı? Ama önce babalarına bir bakalım…

***

Mazhar Eymür…

1900 de doğdu. Asker olan babası Süleyman beyi çok küçük yaşta kaybetmişti. Annesiyle İstanbul Kasımpaşa’ya yerleştiler. Annesi Kuleli askeri Lisesi’ne yazdırdı. O da babası gibi subay olacaktı. 1918 de teğmen oldu. Üç yıl sonra ise Kurtuluş savaşına katıldı. Sonra yine askeri eğitimine devam etti. 1929 yılında harp okulundan daha yeni mezun olmuştu.

Servis’e (MAH) 1940 girdi. Kırklareli’nde göreve başladı. Sonra İstanbul’a geçti. Görev yeri teknik bürodaydı. Gelişmiş bir teknik dinleme ve takip için daha donanımlı bir büro açılmaya karar verildiğinde Mazhar Eymür’e Ankara yolu gözüktü. Ankara Kavaklıdere’deki 2 katlı bahçeli bina onun hem evi hem de MİT (MAH)ın yeni dinleme merkezi olmuştu.

Mazhar Eymür’ün dinleme ve takip merakı giderek hobiye dönüştü. Tatil günlerinde bile dinleme cihazlarının başından kalkmıyordu. İstihbarat dünyasının yeni tanıştığı makaralı teyplerin büyüsüne kapılmıştı. Amerikalı uzmanlar tarafından getirilen bu aletlerin eğitimini de Amerikalılar vermişti.

(Hem baba hem de oğul Eymür’le ilgili hep CİA ve Amerika’yla içli dışlı suçlaması yapıldı. Evet Mazhar beyde Mehmet Eymür’de Amerikalılarla sıkı bir işbirliği içinde çalıştılar. Ama şunu unutmayalım.MİT te çalışıp da Amerika ve CİA den uzak durmayı başaran teşkilat mensubu var mı?)

Mazhar Eymür ayrıca İsrail de eğitim alan ilk istihbaratçımızdı. Dönüşünde Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde bulundu. Yaptığı telsiz/yayın bozucu aletler sayesinde TKP’nin ünlü Bizim Radyo’nun Türkiye yayınını parazite çevirmeyi başarmıştı.

Mazhar Bey, sola düşmandı.

***
Zülfü Ağar !

Elazığ’da dünyaya geldi. Liseye kadar Elazığ’da kaldı.

(Asıl adı Zülfi’ydi. Ama nüfusta Zülfü yazılmıştı. Bir çok kaynakta ise Zülküf diye geçiyor) Ankara Hukuk fakültesinden mezun oldu. Ve Emniyetin sınavlarına girdi. Kazandı. İlk görev yeri İstanbul Emniyeti oldu. Basamakları hızla tırmandı. O da Mazhar Bey gibi sola ve solculara karşıydı. 1950 de belki de kariyerinin en parlak görevine geldi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın koruma müdürü oldu. Genç yaşına rağmen bu önemli görevi başarıyla yerine getirdi.

Oradan il emniyet müdürlükleri dönemi başladı. Adana Emniyet müdürlüğü dönemi ülke çapında şöhrete kavuştuğu yer oldu. Çünkü Adana “ağır abi”lerin harman olduğu yerdi. Ve oranın kralı da Asfalt Rıza’ydı.

Asfalt Rıza’nın (Rıza Prodan) bütün hakimiyetini kırmayı başardı. Çay bahçesi işleten Asfalt Rıza Adana’ya kan kusturuyordu. Sadece Asfalt Rıza değil. Dönemin en hızlıları Adana’yı mesken tutmuşlardı. Zülfü Ağar, yer altı dünyasına çeki düzen vermeye başladı. Anlatılan şehir efsanelerine inanacak olursak çarşaf giyip kadın kılığında okul önlerinde biriken ayak takımını derdest ediyordu.

Zülfü Ağar’ın bir diğer ilgi alanı ise solculardı. Adana’da CHP’li bir ilçe başkanını gözaltına aldırmış ve tabanlarını patlatırcasına falakaya yatırmıştı.Bu yüzden soruşturma geçirdi.
1960 daki 27 Mayıs müdahalesi ikisinin de hayatında dönüm noktası oldu. Her ikisi de Demokrat Partisi’ne yakındı. Kısa süreli de olsa görevden el çektirildiler.

Zülfü Ağar 3 ay açığa alındı. Mazhar Eymür ise CHP’liler hakkında tuttuğu dinleme fişlerini imha edemeden askerler tarafından gözaltına alındı.
Ama 27 Mayıs yönetimi her ikisine de uzun süre eziyet çektirmedi. Kısa süre sonra görevlerine geri döndüler. Ama bir şartla!

Artık CHP ve solcularla uğraşmayacaklardı.

***

Gelelim Oğullara!

Mehmet Ağar 1951 de Ankara’da doğdu. Sonra İstanbul’a gitti. Haydarpaşa Lisesine kaydoldu.
Mehmet Eymür ise tam tersi. O İstanbul’da dünyaya geldi(1943). Sonra ilk okul için Ankara’ya geldi.

Mehmet Ağar İstanbul’daki Lise yıllarından sonra yine Ankara’nın yolunu tuttu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi.

Eymür yine tam tersi…Ankara Maarif Kolejinden sonra İstanbul’a geldi. İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nin yolunu tuttu.

Yani iki Mehmet, Ankara ile İstanbul arasında mekik dokudular.

Mehmet Ağar emniyet bursuyla okudu. Mehmet Eymür ise Lise yıllarından itibaren Teşkilatın içine girdi. Babasının ‘işyeri’ zamanla onun da işyeri oldu.

1966 da MİT’e girdi.

Mehmet Ağar 1973 de Emniyete girdi. Babasının yanında yetişen Muzaffer Çağlar’ın yanında mesleğe başladı. İlk büyük görevi (babasının yıllar önce babasının çalıştığı gibi)Cumhurbaşkanlığında first lady Emel Korutürk’ün koruma müdürlüğü oldu.

Mehmet Eymür ise babası Mazhar Bey’in yanında yetişen Hiram Abas yanında çalışmaya başladı. Hiram Bey’le birlikte “solcu avına” başladılar. İlk büyük avları Mahir Çayan ve arkadaşları oldu.

1971 de Hiram Bey’in yaralandığı Ulaş Bardakçı’nın öldürüldüğü ünlü Arnavutköy çatışmasında Mehmet Eymür’de vardı. Sonra Kızıldere’de Mahir Çayan’ın öldürüldüğü çatışmada yer aldı.

Mehmet Ağar ise Mahir Çayan’ın Ankara siyasal’dan okul arkadaşıydı. Ama Çayan’ın yolundan gidenlerle o da çarpıştı. 90 larda İstanbul’u alt üst eden Dev-sol la mücadele Ağar’ın işiydi. Bir çok çatışmanın emrini o verdi.
Oğul Mehmetlerin yolu hep kesişti. Devlet kavgasında öne geçmek ve hakimiyet kurmak için hep birbirlerini etkisizleştirmeye çabaladılar.
Herkes kavganın başlangıcını 1987 deki ünlü MİT raporuna dayandırıyor.(1987 de ortaya çıkan 1.Mit raporu derin devletin ilk büyük deşifrasyonu sayıldı. ) Ama konuşulan o ki mesele daha eskilere dayanıyor. Türkiye’nin son otuz yılında sansasyonel hangi olay varsa bu iki Mehmet’e bağlandı. Ağar’ın Çatlı’yı kullandığı iddia edildi. Eymür’ün ise Yeşil’i sahaya sürdüğü konuşuldu. Faili meçhul cinayetler adam kaçırmalar baskınlar vb. Hep bu ikilinin egemenlik mücadelesi olarak algılandı.

Ağar’ın imzaladığı kimlik kartıyla gezen Çatlı’nın Susurluk’ta bir planlanmış bir kazaya kurban gittiği konuşuldu. Kazayı planlayanın Mehmet Eymür olduğu ileri sürüldü.

Aynı şekilde Eymür’ün ‘kullandığı’ iddia edilen Yeşil kod adlı Ahmet(Mahmut) Yıldırım ise Ağar’a yakın Ankara emniyetinde(Orhan Taşanlar zamanı) kaburga kemikleri kırılıncaya kadar dövüldü. Ölümden son anda Eymür kurtardı.

Kumarhaneler kralı Topal’ın paralarına bir grup mafyanın ve özel harekatçıların el koyduğu iddia edildi. El koyanların Ağar’la yakından ilişkili olduğu söyleniyordu. Ama Topal’dan alınan 17.5 milyon TL Eymür’ün adamı olduğu söylenen Yeşil’in Ankara UlusTaki Ziraat Bankası hesabında çıktığı konuşuldu.

Binlerce istihbarat binlerce dedikodu birbirine girdi. Hangisi gerçek hangisi dezenformasyon…Karıştırdık…Kim ne zaman kimin bileğini büktü anlayamadık…
Neyse…

***

Baba Ağar 1969’da, Baba Eymür ise 1971 de akciğer kanserinden öldü.
Oğul Mehmetler’in devletin dehlizlerinde giriştikleri ölümcül dövüş ise sürüyor…Bin yıldır…
Biz de bir macera filminin finalini seyreder gibi merakla izliyoruz…
Eymür zirvede…Ağar sahnede…Eymür gözaltında… Ağar mahkemede…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 + 2 =