Solaklı halkından Şekerbank’a acı protesto!

Solaklı halkından Şekerbank’a acı protesto!

0
PAYLAŞ

Trabzon’nun Çaykara İlçesindeki Solaklı Vadisi’nde yapılmak istenen HES’e karşı direnen köylülerin evlerinden gözaltına alınması ve sabaha karşı 700 polis ve jandarma eşliğinde iş makinelerinin vadiye sokulmasına sert tepki geldi. HES şirketinin hissedarı olduğu öne sürülen Şekerbank’ın İstanbul Gümüşsuyu’ndaki genel merkezi önünde bir araya gelen Karaçam ve Köknar köylüleri, bankanın camlarına ve ATM’sine astıkları ‘Deremiz Şekerbank’a sermaye olmayacak” ve “Teslim Olmayacağız” yazılı dövizlerle tepki gösterdiler.

DEVLETİN GÜVENLİK GÜÇLERİ HES ŞİRKETİYLE EL ELE
Bankanın önünde açılan pankartlar ve camlara yapıştırılan dövizlerle yapılan protestonun ardından Karaçam ve Köknar köyleri adına yapılan basın açıklamasına İstanbul’daki yaşam savunucuları da destek verdi. Yaşam alanlarına yöneltilen saldırıların giderek tahammül edilemez noktalara vardığının altı çizilen basın açıklamasında, devletin ‘güvenlik’ kuvvetlerinin, HES şirketleri ve yerel taşeron şirketlerle el ele vererek Trabzon Solaklı Vadisi Karaçam ve Köknar halkına benzeri görülmedik bir baskı ve şiddet uyguladığı öne sürüldü.

KADINLARA ONUR KIRICI DAVRANIŞ SERGİLENDİ
75 yaşlarında bastonuyla yürüyen yaşlı nineler ve kadınların artık kolluk kuvvetleri tarafından dövülerek yerlerde sürüklenmekte ve öldürücü olduğu bilinen biber gazları sıkılarak susturulmak istendiği vurgulanan ve Atilla Oğuz tarafından okunan basın açıklamasında, “Karadeniz kadınının buna benzer utanç verici, onur kırıcı, aşağılayıcı bir davranışa maruz bırakıldığı görülmemiştir. Yaşam alanlarını korumaya yönelik anayasal haklarını kullanan yaşlı, savunmasız, masum köylülerimiz bu pervasızlık karşısında, bu zülüm karşısında çaresizlik ve şaşkınlık içindedir!” denildi.

SOLAKLI ADETA İŞGAL ALTINDA
Mahkeme süreci devam eden ve verilecek bilirkişi raporlarıyla benzer projelerde görüldüğü üzere iptal edilmesi beklenen Derebaşı HES projesinin, verilen demokratik tepkiler üzerine iş makinelerinin bölgeden çekildiği anımsatılan açıklamada, “iş makineleri ve firma çalışanlarının önceki gece yarısı 700 jandarma ve çevik kuvvet ekibi korumasında tekrar bölgeye getirilmek istendiğinde barikat kuran köylüler ile güvenlik güçleri arasında gerilim yaşanmış, barikat yarılarak 35 iş makinesi inşaat alanına getirilmiştir. Adeta olağanüstü hal uygulamalarının başlatıldığı Karaçam ve Köknar’da bugün hala yollar jandarma tarafından kesilmiş, bölge çevrelenmiş, sivil araçların geçişine dahi izin verilmemektedir. Bu arada HES projesine karşı aylardır mücadele eden köylülere gözaltı operasyonları başlatılmış, 4 kişi gözaltına alınmış, mahkeme kararı olmadan evlere girilmeye çalışılmış bu konuda köy muhtarlarına baskı yapılmış, 80 yaşında bir dedemiz gözaltına alınmak istenmiş, güvenlik kuvvetleri küçümseyici, onur kırıcı hakaretlerde bulunarak halkı karşısına almıştır, tarafsızlıklarını yitirmişlerdir. Bugün bu süreç hala devam etmektedir. Bölge adeta işgal altındadır” görüşüne yer verildi.

‘HES ŞİRKETİNİN MAFYATİK İLİŞKİLERİ VAR’ İDDİASI
Solaklı Vadisi’ndeki Karaçam ve Köknar köylerinin üzerine adeta bir kâbus gibi çöken HES projesinin sahibinin Derebaşı Enerji A.Ş. ve onun taşeronluğunu yapan Bugato firması ile Min Yapı firmalarının olduğu ileri sürülen açıklamada, “Bugato firmasının sahipleri Eski Enerji Bakanı Fahrettin Kurt ve Eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’dır. Söz konusu şirketlerin Trabzonlu ailelerle ve çeşitli mafyatik oluşumlarla bağlantıları kamuoyuna yansımış durumdadır” denildi.

BÖLGE PROVAKASYONLA KARŞI KARŞIYA
HES mücadelesine karşı devletin hukuk tanımaz yaklaşımıyla desteklenen bu tür taşeronların neler yapabilecekleri konusunda herkesin duyarlı olmaya davet edildiği açıklamada, Karaçam ve Köknar köylerinin büyük bir provokasyonla karşı karşıya olduğu vurgulanarak şu görüşlere yer verildi: “Bu taşeron şirketler, kraldan aldıkları cesaretle daha çok kralcı olabilmektedir. Sahil yoluna karşı çıktığı için öldürülen Avukat Cihan Eren, HES karşıtı mücadele yürütenlere karşı yapılan tehditler, Borçka’daki silah çekme hadisesi ve benzerleri aklımızdadır. Yaşam alanlarımıza göz dikenlerin paranın gücüyle halkı birbirine kırdırmak gibi çok tehlikeli bir oyuna girişmiş olduklarının farkındayız.

ŞEKERBANK’I İFŞA ETMEK İÇİN BURADAYIZ
Bugün basın açıklamamızı burada Şekerbank’ın önünde yapmamızın nedeni, bölgede halka gözdağı ve korku vermek için yukarıda sözü edilen mafyatik ilişkileri olduğu bilinen yerel taşeron şirketleri öne süren Derebaşı Enerji A.Ş’nin ana ortağının Şekerbank olduğunu ifşa etmek bu gerçeği kamuoyuna duyurmak içindir. Evet, Solaklı Derebaşı HES projesinin en büyük hissedarı ve gerçek sahibi bölgede bulunan taşeron şirketler değil, Şekerbank’tır. Sadece bu değil, Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Barsı Göktan aynı zamanda Derebaşı A.Ş’nin ortağıdır. Kısa bir süre önce de yönetim kurulu başkanı idi. Derebaşı A.Ş’nin iki büyük hissedarı olan Fides Enerji A.Ş ve Delta Grup Enerji A.Ş’nin yüzde 65 hissesi Şekerbank Personel Sandığı’nındır. Dolayısı ile Şekerbank, Derebaşı A.Ş’nin ana hissedarıdır, sahibidir.

Karadeniz’in o güzelim doğasını, olmazsa olmazı olan derelerini yağmalatan ve sahnede hiç görüntü vermeyenler, yörede nemalandırdıkları taşeron firmalarla halkı karşı karşıya getirmektedirler. İşte bu yüzden buradayız ve bundan sonrada daima peşinizde olacağız! Şekerbank, Solaklı Vadisi’nden defol!

SOLAKLI KONUSUNDA KAMUOYUNU UYARIYORUZ
Bundan sonra rant uğruna yaptığın bütün doğa talanı kamuoyunun malumu olacaktır!
Gizli hesapların, usulsüzlüklerin ve ikiyüzlülüğün bir bir deşifre edilecektir! Unutulmamalıdır ki Köknar ve Karaçamlılar, 49 yıl için için kemirerek vadilerini yok edecek bir canavarın komşuluğuna asla rıza göstermeyeceklerdir! Ve son olarak bütün kamuoyunu Trabzon Solaklı vadisindeki durumun ciddiyeti konusunda uyarıyoruz:

MAFYATİK TEHDİTLERDEN YILMAYACAĞIZ
Açıkça bilinmelidir ki, yaşam alanlarını savunmaktan başka suçu olmayan Karaçam ve Köknar halkını karşısına alanlar, Hopa’dan Munzur’a, Peri Suyu’ndan Gerze’ye, Pasur’dan Bartın’a, Loç Vadisi’nden Tortum’a, Sinop’tan Akkuyu’ya omuz omuza mücadele vermenin gücünü keşfeden bütün yaşam savunucularını ve Karadeniz toplumunu karşılarına almaktadır. Mafyatik tehditler, otoriter, baskıcı ve antidemokratik uygulamalarla şanlı direnişimiz asla durdurulamayacaktır. Yaşam hakkı uğruna savaş verenlerin onurlu direnci bugüne kadar kırılamadı, bundan sonra da kırılamayacaktır!”

BİR CEVAP BIRAK