‘Sorunu çözme düşüncesinde değiller’

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ”Kıbrıs sorununu çözme düşüncesi olmayan Rum yönetimi ile karşı karşıya olduklarını” belirterek, ”Kıbrıs sorununun çözümü konusunda eğer söz sahibi sadece biz olsaydık çoktan çözülmüştü” dedi.


Kendisine karşı Güney Kıbrıs’ta büyük bir karalama kampanyası yürütüldüğünü belirten Talat, ”Kıbrıs’ın geleceğinde Türklerle Rumların birlikte yaşayacağına inandığını, haksız yere karalamaların doğru olmadığını” söyledi.


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in kendisini KKTC Cumhurbaşkanı olarak resmen davet ettiğini kaydeden Talat, Cumhurbaşkanı Sezer’in dışında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’le görüşeceğini belirtti.


”Cumhurbaşkanı Sezer’in kendisine randevu vermediği ve ilişkilerin soğuk olduğu” yönünde basında çıkan iddia ve yorumların ”doğru olmadığını” vurgulayan Talat, şunları söyledi: 


”Sayın Sezer sonuçta davetini yaptı. Dolayısıyla ilişkilerin soğuk olması gibi bir şey söz konusu değil. Sonuçta bu ülkede, KKTC’de demokrasi var. Demokratik bir ülkede her şey halkın oyuyla belirlenir. Halkın oyuyla belirlenmiş her şeye de herkes saygı duyar. Bu yüzden bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin başı tarafından ancak takdir edilebilir.”


AB Komisyonu’nun ”Kıbrıs” temsilciliğine Rum Temis Themistokleus’un atanmasıyla ilgili olarak AB Komisyonu’na mektup yazacağını bildiren Cumhurbaşkanı Talat, gazeteci olan Themistokleus’un meslek yaşamı boyunca Kuzey Kıbrıs’a hiç geçmediğini ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un çözümsüzlük kampanyasının güçlü elemanlarından biri olduğunu kaydetti.


Cumhurbaşkanı Talat, ”1974’ten sonra verilen tapuların iptal edileceği yönünde Kıbrıs Türk basınında bazı iddialar çıktığının” anımsatılarak görüşlerinin sorulması üzerine, ”Böyle bir şey yapmak, normal bir politik adım olamayacağı gibi, aslında aklını peynir ekmekle yemek demektir” dedi.


SOYER: ”BEKLENEN BİR GELİŞME”  
 
Başbakan Ferdi Sabit Soyer de, Türkiye’nin Gümrük Birliği Ek Protokolü’nü imzalamasının ”beklenen bir gelişme” olduğunu söyledi.


Soyer, yayımlanan deklarasyonun, ”Türkiye’nin, 1960 Garanti ve İttifak antlaşmalarıyla doğan hak ve yükümlülüklerine sahip çıktığını, Kıbrıs Türk halkının 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni oluşturan eşit ortaklık haklarından asla geri çekilmeyeceğini vurguladığını” belirtti.


Başbakan Soyer, Türkiye’nin Gümrük Birliği Ek Protokolü’nü imzalaması ve deklarasyonla ilgili basına yaptığı açıklamada, ”Protokolün imzalanması öncesinde Türkiye ile yaptıkları görüşmelerde görüşlerini ilettiklerini” ifade ederek, protokolün imzalanmasının beklenen bir gelişme olduğunu belirtti.


”En fazla tartışılan konulardan birinin şu anda gasp edilmiş durumda olan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni’ Türkiye’nin tanıyıp tanımayacağı konusunun olduğunu” belirten Soyer, ”Türkiye yayınladığı deklarasyonda açık ve net bir şekilde ifade ettiği gibi, şu andaki ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni’ tanımadığını ilan etmiş durumdadır” dedi.


Türkiye’nin deklarasyonda, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin de desteklediği BM çözüm sürecine bağlı olduğunu yeniden teyit ettiğini kaydeden Soyer, ”Dolayısıyla Türkiye’nin, deklarasyonda, Kıbrıs Türk halkının referandumda yansıttığı Kıbrıs sorununun çözümü yönündeki siyasi çizgiye destek verdiğini dünyaya duyurduğunu” söyledi.


Deklarasyonda üzerinde durulacak esas konunun tanınma veya tanımama unsurunun olmadığını ifade eden Soyer, Kıbrıs Türk halkına, Türkiye kamuoyuna ve Kıbrıs Rum tarafına çağrıda bulunarak, ”Bundan sonra üzerinde durulması gereken esas konunun deklarasyonda ifade edilen konuların ileriye götürülmesi olduğunu ”kaydetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.