Sosyal demokratça bir analiz!

Sosyal demokratça bir analiz!

0
PAYLAŞ

Yakasına taktığı kimlikte ne yazıyorsa, kendisini o sanan o kadar garip insan var ki, kimliğin üzerinde ne yazdığına dahi bakmaz ama gururla taşır.


Demokrasiden ne anladığı ortada olmayan biri, gazetelerde kendi görüşünü desteklemek için birçok örnek bulduğuna inanarak bir şeyler yazar! Sosyal demokrat kimliği vardır, bir belediye başkanlığı yapıyor ya da yardımcısıdır. Aydın gözükmek için bir yerde yazı yazmak zorundadır, fakat kendi duruşuna göre biçim vermelidir, eh sosyal demokrat ya sosyal olayları analiz etmek zorundadır!


Aydın gözükmek için kendisince süslü laflardan oluşturmuş olduğu yazıyı bir yerde yayınlatır ve eşine dostuna da aman ha şu yazıya bir bakın nasıl olmuş telefonları eder, belediye nasıl olsa telefon ücretini ödüyor! Belediyenin yüce çıkarına uygundur! Sosyal demokrat olunca olaylara o pencereden bakar! Başka açıdan elbette bakamaz, ömrünü o davaya adayan isimleri de kendisine şahit yapar! Türkiye’nin tek sosyal demokrat partisi CHP içinde methiyeler dizer, değişiminden haberi dahi yoktur. Demokrat başkan ya da yardımcısı, -her kim ise tanımam bilmem, gerçekte var mı yok mu oturup da araştırmadım. – sosyal olayları sosyalce eleştirir, elbette sosyoloji bilgisi olmadan! Kulaktan dolma bilgileri ile olayları analiz eder! Bir başkanlık koltuğu için eğitim şart değil, ülkemizdeki politikacıların hiç biri roman okumuyormuş! Bunun iddiasını ben yapmıyorum, sosyolog Emre Kongar belirtmekte. Okumayan insan sadece kulaktan doğma bilgiler ile seçmenine seslenir. Seçmenin de okuma seviyesi belli, ülkede kaç roman satılıyor? Onlar da çıkarlarına uygunsa seçer, yoksa gider tam zıt partiye oy verir! Ülkemizdeki birkaç seçimde hep sürpriz partiler kazandı ve iktidar oldu! İktidardakileri ise meclis dışına attı! Kolay açıklanabilecek şeyler değil bunlar!


Sosyal demokratlarda demokrasi anlayışı var mı ülkemizde?


Gelin, şu demokrasiden ne anlaşılıyor onu tartışalım, yok öyle bir şeye girilmez! Ne demek efendim demokrasi?


Parti içindeki muhalif bir kanat bir makarnacıda toplanır. Makarnacıda toplananlar ciddiye alınır. Ne olur ne olur bir kaç kişi giderde meclis dışına düşeriz telaşını görüyoruz sosyal demokrat yazarlarda!. Saldırır onlara, alaya alır kendince, eh kendisi bir yerlere ya da bir kişiye, kişilere mesaj göndermesi gerek, bakın ben sizin sadık şeyinizim. Bir dahaki seçimlerde beni unutma ey büyük seçici der gibidir! Hiç düşünmez ama bu başkan değil mi bir partiyi meclis dışına düşüren? Nasıl oldu da yeniden başkan oldu?


Gel de demokrasi diye bakalım! Demokrasiyi içine sindirmiş ülkelerin sosyal demokrat partilerine bir bakalım, parti başkanlığı bir adamın tekelinde mi, seçimi kaybeden ne yapıyor?


Yok, ben gitmem, demokrasi değil mi, beni seçen oldukça ben buradayım! diye düşünür o partinin başkanı.


Peki, kardeşim seni seçeni kim seçiyor?


Demokraside bunlar sorulmaz!


Demokrasi dediğin ne, sandık!


Sandık olarak gören biri ise ancak bu şekilde yaklaşır, güya karşısındakini küçümsüyor! Peki, 12 Eylül geldiğinde sen ne yaptın?


800 bin çalışanın temsilcisi DİSK durduk yere üye kaybetmedi… Bir de Türkiye’nin tırnakla yapılan mücadeleyle ortaya çıkan bir kurumu küçümser, bak üye sayınızı azalttınız, siz iyi adam olsaydınız bu kadar küçülmezdiniz! Orada oluşan ağalık kurumunu küçümser, milletvekilliğine geçiş için basamak edenleri eleştirmek isterken, tüm kurumu sıfırlar, sosyal demokrat ya, toptan bakacak olaya!
 
Bir küçülme var ortada ama bu küçülme sosyal demokrat kafaların despot İttihat ve Terakki kafasına dönüşümüdür!


Yurtseverlik adına MHP ile koalisyon kurma girişimidir. Fiskobirlik’te yapılan ilişki nedir?


AKP iktidarına karşı MHP – CHP ortak hükümet kurma arayışları.. Peki, bunu kim yapıyor?


Seçimle gelmiş başkan!


Demokrasi budur!


Başkalarını küçümserken kendisini omurgasız bırakma işidir! Yarın güç başkasında olur, ona methiyeler dizer, başkasını küçümseme sanatıdır!


Demokrasi budur işte!
 


 

BİR CEVAP BIRAK