Sosyal Diyalog Platformu, Çalışma Meclisi

İSMAİL BAYER – Çalışma yaşamında yeni bir gelişme, sessiz sedasız nerdeyse. Geçtiğimiz perşembe günü, 4 yılı aşkın bir süre sonunda, “Çalışma Meclisi” yeniden toplandı. Bir iki gazete de küçük haber sadece. Toplantı öncesi ne kadar hazırlık yapıldı. Sonuç ne oldu.
Sorular o kadar çok ki! Sosyal diyalog platformu diyoruz. Güncel çalışma koşulları ile ilgili olarak, taraflar hangi konularda görüşlerini aktarıp, nasıl değerlendirdiler ve nereye yol aldılar. Daha da uzatabiliriz bu sorular zincirini. Ama biz öncesine bir dönelim.
1946 yılında Çalışma Bakanlığı kuruluyor. O zamandan bu yana gelişen var olan bir kurum, Çalışma Meclisi. Yasal düzenleme olarak, bir ara altı ayda bir toplanması bile öngörülmüştü.
Hükümet ile işçi ve işveren kurluşlarının en üst düzeyde ve geniş katılımı söz konusu öncelikle. Sendikalar ile hükümetin diyaloğu. işçi ve işveren sendikalarının bir birleriyle diyalogları. Çalışma yaşamının güncel sorunları, konuları ve geleceğe ilişkin karşılıklı görüş alışverişi olarak da değerlendirilebilir.
Örneğin, 90’lı yıllarda sadece işsizlik sigortası çalışmaları ile ilgili toplantı düzenlemesi gibi. İşsizlik Sigortası öncesi için önemli bir adım ve gelişme olmuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın şimdi ki adı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın girişimi. Bakanlık önceki yıllarda, sosyal taraflarla görüşerek konuyu belirler ve çalışmaları aylar öncesinden başlardı. Hükümet’in söyleyeceklerinden daha önemlisi Hükümet’e söylenecekler önemlidir.
Bu toplantılar iki veya üç güne de ulaşabilirdi. Son dönemlerde, yarım günlük öğleden sonra toplantıları geleneği başladı.
Şimdi size bir soru sorsam, bundan dört yıl önce toplanan, Çalışma Meclisi’nin konusu neydi ve nasıl bir gelişme gösterdi diye bir soru sorsam, bu konuda doğru yanıt ve değerlendirme yapacak kişi sayısı nerdeyse bir elin parmaklarını geçmez.
Karar verip, bir öğleden sonra Çalışma Meclisi’ni toplayıp, mesajlar iletilmesi demek, Çalışma Meclisi’nin toplanması demek değildir.
Kurumlara işlerlik kazandırmak istiyorsak, kurumları amacına yönelik çalıştırmak gerekir. Toplantı yapmak ve mesaj vermek için sosyal diyalog platformlarının kullanılması, amacı sağlamaz.
Şimdi gelelim, 12. Çalışma Meclisi’ne.
1. Önemli bir gelişme, bir durum saptaması. Bu yıl ILO, yani Uluslararas Çalışma Örgütü’nün 100.Yılı. Bu çerçeve de toplantının gerçekleştirilmiş olması, önemli bir seçim ve başlangıç. Toplantıya ILO Direktörü Guy Ryder’in katılımını da olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.
2. Haziran ayında, ILO Genel Kurulu toplanacak. Üye hükümetlerin temsilcileri ile işçi ve işveren sendikalarının temsilcilerinden oluşan, adeta bir dünya parlamentosu. Ve bu yıl, Türkiye için zor yıl. Uygulamalar masaya yatırılıyor. Sorunlar aylar öncesinden Türkiye’ye bildirildi. Bu konular ele alındı mı, nasıl bir gelişme olacak şu kısa sürede, bu soruların yanıtları yok.
3. Bildiğiniz gibi çok kısa süre öncesi, 44 yıldır gündemden düşmeyen konu, “Kıdem Tazminatı Fonu”, Hükümet tarafından yeniden gündeme getirilmişti. Toplantıda bu konunun, konuşmalarda adının bile geçmediği anlaşılıyor.
4. Başta işsizlik sorunu ve iş kazaları olmak üzere, çalışma yaşamını ilgilendiren bir dizi sorun ve soru var. Bu konular ile ilgili bir gündem çalışması da olmadığı anlaşılmaktadır.
5. 12. Çalışma Meclisi’nin konusu olarak, “Daha Palak Bir Gelecek İçin Çalışmak” olarak belirlenmiştir. Bu konuda Keio Üniversitesi’nden Prof. Dr. Atsushi Seike tarafından bir sunum yapılmıştır.
6. Yapılan bu konuşma ve belirlenen konu ile ilgili, ülkemiz üniversitelerinden Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, İş Hukuku ve Sosyal Hizmetler ile ilgili öğretim üyelerinden, konuşma katılım ve görüş olmamıştır.
7. Çalışma Meclisi’ne üç büyük işçi konfedersyonu’nun, Türk- İş, Hak-İş ve DİSK’den başkanlar düzeyinde katılım olmamış ve konfederasyonlar, genel sekreter, başkan yardımcısı ve başkanlar kurulu üyesi tarafından temsil edilmiştir.
8. Çalışma Meclisi’ne Cumhurbaşkaın da katılmış ve bir konuşma yapmıştır.
9. Microsoft, Savunma Sanayi ve THY üst düzey yönetcileri de Çalışma Meclisi’nin konusu ile ilgili konuşma yapmışlardır. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Uşan’ın başkanılığında aradan sonra gerçekleştirilen Panel’e, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK temsicilerinin yanısıra, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi, Memur-Sen Genel Başkanı, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve TESK Başkanı katılmıştır.
Panel’den sonra toplantı kapanmış ve program gereği, “İftar”a geçilmiştir. Afiyet olsun.
Son birkaç söz ilave etmek istersek, özellikle 11 ve 12. Çalışma Meclisi çalışmaları, tüm konuşmalar dahil, kitap haline getirilerek belgelenerek ve gelecek çalışmalara ışık tutmasının sağlanması çok yararlı olur.
Birden kurulan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, “Sosyal Politikalar”ı bırakılıp, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da, “Sosyal Güvenlik” i bırakılıp, “Aile”nin, “Çalışma” nın başına getirilip, “Sosyal Hizmetler” eklenip, bakanlık yeni bir oluşum sürecine sokulmuştur. Bunun gerekçesi ve hedefleri konusunda,  örneğin “13. Çalışma Meclisi” toplanması düşünülemez mi?
Ya da, olası bir Hükümet değişikliğinde bu yapılanma sonucu, bir ayrılma ya da değişiklik yeniden yapılırsa, bu deneyimin değerlendirilmesi konusu da birlikte ele alınamz mı?
Fazla yorum yapmadan aktarmaya çalıştık, değerlendirme ve yorumlara açık olarak.
______________
İsmail Bayer. 28 Mayıs 2019. Ankara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.