Sosyal İnsan Hakları ve Çalışma Hakkı

Sosyal İnsan Hakları ve Çalışma Hakkı

0
PAYLAŞ

İyi niyetli bir çabanın, bilimsel bir çerçevede tutulmağa özenle çalıştığı bir platform. Bu düşünceye ve yaklaşıma destek veren bir çok bilim insanının desteği ile gittikçe genişleyen bir halka. Bu güne gelişimine emeği geçenlere, içtenlikle teşekkürler.

Bazı üniversitelerin, “Çalışma Ekonomisi” bölümlerinin her türlü katkısı ile gelenekselleşme yolunda da ilerliyor. 6 yıl önce başlayan bu sempozyumların, 6.sı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Perşembe ve cuma günleri, değişik kentlerden gelen bir çok bilim insanı, bazı sendikacılar, öğrenciler, konuya ilgi duyanlar bir araya geldi.

Bu yıl ana konu olarak, “ÇALIŞMA HAKKI” seçilmişti. Açılış konuşmaları yapıldıktan sonra, uzun bildirisini, Prof.Dr. Mesut GÜLMEZ, özetlemeğe çalıştı. Konu, “Çalışma Özgürlüğü ve Hakkı Açısından Emeğin Evrimi: Ulusal ve Ulusalüstü Hukuksal Boyutlar Üzerine Düşünceler.” Hocamız, “Uluslararası” tanımını, gerekçlerini de belirterek, “Ulusalüstü” olarak tanımlamayı seçiyor.

Bu bir tarihsel konuşma değildi. Odak konusu, “Emek” kavramına bir bakış açısı ve değerlendirme sürecinde gelişimi aktararak güne gelme girişimiydi. Günü değerlendiriken iyimser olmaya pek olanak olmadığının altını da özellikle çizmeyi ihmal emedi. Çıkış noktaları konusunda ise karamsarlık yerine, ışığa yönelmenin gerekliliğini vurgulayarak, çalışmanın ve bu konuda örgütlenme ve tavır alma konularını değerlendirdi. Sendikaları hem eleştirdi, hem de görevlerini hatırlattı. Bilimsel bir tavrın, etik bir davranışın, aydın sorumluluğunun, adeta “MANİFESTO”sunu sundu.

Bu konuda bir ömür boyu çalışan, TODAİE ve üniversitelerde yıllarca emek veren, sayısız ürün kitap, makale yayımlayan, bilgi birikimi ve deneyimlerini aktarma konusunda, çağrılan ve gerekli gördüğü her yere koşmakla geçen bir ömür. Emeklilik de tanımıyor.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi Bölümü’nün, Başkan, akademisyen ve öğrencileri ile ortak çalışmasını, ev sahipliğini, düzenlemelerini, belirtmeden, kutlamadan geçmek de haksızlık olur.

Piyanonun tuşları ile başlayan sempozyum, yaylıların ortak tınıları ile sona ererken, görsel bir zenginlik olarak da, öğretim üyelerinin resim sergisi sonucu, renkli bir çeşitlilik ile sona erdi.

Birinci günün ilk oturumunda, “Değişik Boyutlarıyla Çalışma, Çalışma Hakkı ve Dönüşümü” ele alındı. Hukukçuların yanı sıra, sosyal bilimci ve iletişimci akademisyenler, konuya değişik bakış açılarını aktardılar.

İkinci oturumda, “Kavramsal – Kuramsal – Boyutlar ve Uygulama” değerlendirildi. Üçüncü oturumda ise biraz daha özel konular yer aldı. “HIV/AIDS ile Yaşayanlar, Mülteciler, Sporcular, ve Çalışma Hakkı İhlalleri.”

İkinci günün ilk orurumunda ise, “Çocuklar,, Engelliler, Göçmenler ve Çalışma Hakkı” konusu ele alındı. Çalışma yaşamı ve sosyal hizmet konuları, birlikte de değerlendirildi.

İkinci günün ikinci oturumu, “Uluslararası Boyutlar ve Sorunlar : İHAM ve BM” konusu ele alındı. Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin YILDIRIM, “Birleşmiş Milletler İş Hayatı ve İnsan Hakları Rehber İlkelerinin Eleştirisel Değerlendirilmesi” konusunda sunum yaptı. Çalışma yaşamına ilişkin konularda akademik kariyeri olan, çalışma yaşamı ve edebiyat ilişkisine yönelik bazı makalelerini de okuyan bir kişi olarak, görüşlerini dinlemek, benim için bu sempozyumda ayrı bir keşif oldu.

Günün ve sempozyumun son oturumu, altıncı oturum sendikacılara ayılmıştı. Değerlendirmelerde özeleştirilere de yer verilmiş olması, sempozyumun yararlarının bir başka yönüydü. Eldeki uzun metnin okunması şeklinde gerçekleşen bazı sunumlarda, salondaki kalabalığın azalması da, bu tür sempozyumlarda sunum yapanların, ne söylemek kadar, nasıl söylemek gerektiği konusuna da önem vermelerini hatırlatan bir gösterge durumundaydı.

Bu sempozyumun bir başka önemli özelliği, yapılan sunumların önceden verilip, kitap haline getirilerek, sempozyum sürecinde dağıtılması olmaktadır. Petrol-İş Sendikası’nın bu önemli katkısını da, burada belitrtemeden geçmeyelim. Sempozyumu izleyemeyenler, bu kitapdan edinerek, sempozyum da ki sunumlardan bilgilenebilirler.

Altı yıla uzanan bu zaman diliminde 6.sını gerçekleştirilmesi sürecinde ki, bir eksiklğimizi de itiraf ederek, ilk kez izleme olanağımız oldu. Kitapları okumak bilgilenmek tamam da, o havayı teneffüs etmek de önemli. Birçok arkadaşımızı, meslektaşımızı, akademisyen dostlarımızı, hocalarımızı, duayenleri görmek de güzel bir buluşma oluyor.

Sempozyumun 7.si, 2015 de Denizli’de Pamukkale Üniversitesi’n de gerçekleştirilecek. Seneye, Denizli’ye gitmek ve izlemek de şart oldu diyebilirim.

İş Müfettişiliği’ne ilk başladığımız 70’li yılların ortasından bu yana, eserlerini izlemeğe çalıştığım, Mevlüt CAN üstadımızın tanıttığı ve yaralandığım, 80’ini aşan GENÇ hocamızı, Prof.Dr. İhsan ERKUL ile de tanışarak, onunla aynı sofrada sohbeti sürdürmek, akşamların bir başka güzellği oldu.

Bir VEFA, örneği daha gerçekleştirilerek, bazı hocalarımıza Plaketleri verildi. Toplantı onlarla da zenginleşti. Akademik çalışma yaşamının tümünü, Anadolu Üniversitesi’ne vermiş olan, Rektör Yardımcılığı da yapan, emekliliğini İstanbul’da sürdüren, Prof.Dr.Zühtü ALTAN hocamızı, Üniversitesi’n de bir kez daha görmek de, ayrıca bir başka güzellikti.

Çalışma yaşamının, günümüzde bir çok sorunları var. Bir çok yasal düzenleme konusu yeniden yeniden gündeme getiriliyor. TBMM’nin önümüzdeki aylarda gündeminde yer alacak bir dizi çalışma yaşamına ilişkin düzenleme de var. Bütün bunlar göz önüne alındığında, iktidarı ile muhalefeti ile bir tek parlamenterin bile, bu toplantıyı izlememesi, bilgilenme gereği duymaması, günümüzün bir başka gerçekliği olarak sergileniyor.

Amerika kıtasını yıllarca önce Müslümanlar keşfetmiş, Küba’da cami varmış, yeniden yapılmalı, Obama bizim görüşlerimize gelmiş (sonra açıklama tersi de olsa) bu gündemler arasında geçiyor günlerimiz. Çalışma yaşamına ilişkin iş kazaları veya yeni adlandırılması ile cinayetleri artarak sürerken, çalışma yaşamına ilişkin, gerçekçi yaklaşımlar ve asıl gündem konularının, bilimsel değerlendirmelerle ele alındığı bu toplantı, yeni ufuklar açtı.

Yaşananlar, yaşatılanlar, gündemi oluşturmalar ve gerçeklikler. Oluşturulmağa çalışılan gündem yerine, gerçek gündemi görme ve farketme.

Sağolun. Emek verenleri, emek vermeyi sürdürecekleri, bir kez daha kutlayarak.

Ankara. 18 Kasım 2014. Salı. ismaiil.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

2 × one =