İspanya seçimleri ve PODEMOS (II)

İspanya seçimleri ve PODEMOS (II)

0
PAYLAŞ

Vicenç’in, İspanya’daki yerel ve otonom (özerk bölgeler) seçimleri maddeler halinde sıraladığı yazısının özeti şöyle1:

1- Yerel seçimlerde hükümetteki PP (Halkçı Parti) en çok oy toplayan (altı milyonun üstünde) parti oldu ve otonom seçimlerde aynı sonuçları elde etmeyi başardı. Halkçı Parti 15 Avrupa ülkesi içinde kemer sıkma politikalarını uygulayarak en fazla oy alan parti durumunda. Fakat aynı zamanda 2.5 milyon oyu yerel, 2 milyonu da otonom seçimlerinde kaybetti. Araştırılması gereken nokta şudur;: Nasıl oluyor da kazanmaya devam ediyor¬? Seçimlerde ağır kayıplara uğradığı ve seçmen tarafından cezalandırıldığı açık ama kazanmaya devam ediyor.

2-PSOE (İspanya Sosyalist İşçi Partisi) solda hala en büyük partidir. Yerel ve otonom seçimlerde sırasıyla 688 bin ve 486 bin oy kaybına uğradı.

3- PP ve PSOE seçmen tarafından en çok desteklenen iki partidir (%52). Son yerel seçimlere kıyasla %13 gibi büyük düşüş gösterdiler ancak ikili parti rejimi (İspanya’nın politik rejimi 1978’den sonra iki partiyle yürütülüyor) İspanya’da yaşamaya devam ediyor.

4- Sağ partilerin yerel seçimlerdeki toplam oyu 8 753 000, az bir farkla sol oyları (8 432 000) geçiyor. Aradaki oy farkı büyük oranda düşmesine rağmen hala sağ partiler lehine devam ediyor.

5-IU (Birleşik Sol) geçen seçimlerle karşılaştırıldığında 382 000 oy kaybetti (Şimdi 1 55 000) hala üçüncü politik güç. Podemos’u durdurmak için sağın kurdurttuğu Ciudadanos (Vatandaşlar) ise 1 460 000 oy aldı.

6- PP, PSOE ve IU düşüşlerine paralel sağ ve solda yeni politik güçler oluştu. Podemos yerel seçimlerden çok otonom seçimlerde koalisyonlar için büyük çabalar gösterdi ve ülke çapında 1 790 000 oyun sahibi oldu. Birçok şehirde birinci parti oldu. Madrid ve Barselona’da diğer sol guruplarla ittifak yaparak seçimleri kazandı. PODEMOS kurduğu ittifakları koruyup geliştirirse yaklaşmakta olan İspanya genel seçimlerini kazanabilir.

Katalan seçimleri

7- Demokratik sürecin başladığı 1978’den bu yana birçok seçimde olduğu gibi son seçimlerde de Katalan’da İspanya’dan farklı bir seçim haritası oluştu. PP seçimlerde ağır yenilgiler alarak beşinci parti oldu. Katalan parti olan CİU de ağır seçim yenilgisi aldı.

8-İspanya’da üçüncü parti olan sağcı Ciudadanos(Vatandaşlar), Barselona’da oylarını arttırmasına rağmen, Katalan’da ancak altıncı sırada olabildi.

9-Solda üçüncü parti olan ICV-EUİA Avrupa parlamentosunda yeşiller gurubunda yer bulan ve medyada ‘İnisiyatif’ diye bilinen parti oyunu arttırdı. PODEMOS’un birinci parti olduğu geniş koalisyonu, Barcelona en Comu’nun, bu artışta önemli rolü oldu.

10-Katalan’da seçimlere damgasını vuran en önemli gelişme PODEMOS’un öncülüğünü yaptığı Barcelona en Comu’nun kazandığı büyük başarı, %25. 21. Başarı işçi sınıfının yaşadığı Barselona’nın çevre semtlerinden geldi. Daha önceki seçimlerde buralar PSC ‘in oy depolarıydı.

11- %7.42 oy alan radikal solun başarısı bu seçimleri farklı yapan en önemli karakteristik özelliklerinden biridir.

Demokratik dönemin başladığı günden (1978) bugüne, hiçbir seçimde bu kadar büyük tarihsel değişimler olmadığı gözlemleniyor.

Profesör Vicenç seçim sonuçlarını şu noktalarda özetliyor:

1-Seçimler İspanya’nın politik geleceğinin farklı olabileceğini yansıtsa da ülke hala muhafazakâr.

2-Katalan ise tersine sola yöneliyor ve PP artık bu bölgede tarih oldu.

3-Bağımsızlıkçı partilerin mutlak oylarda artışı görülürken içlerindeki en büyük parti halkın desteğini kaybetti, bu nedenle bağımsızlıkçı hareket zayıfladı.

4-İspanya’nın çok uluslu özelliklerini gerilere çekmeden sosyal sınıflara yönelen Podemos, işçi sınıfından ve çalışan yoksulardan önemli oranda oy kazanmayı başardı.

5-Barselona’daki kayıplardan dolayı bağımsızlıkçılar zayıfladı fakat egemenlik ciddi oranda güç kazandı. Egemenlik hakkı Katalan halkının kimliğinde varlığını sürdürüyor. Bağımsızlıkçıların tamamı egemenlikçidir fakat tüm egemenlikçiler bağımsızlık istemiyor. Katalan halkının %80’ i özerklik (karar verme hakkı) istiyor. Yalnızca %44’ü bağımsızlıktan yana. Barselona en Comu egemenlikçidir fakat bağımsızlıkçı değildir.

6- Tüm sol parti ve grupların İspanya çapında bir birliğe ihtiyacı var. Ülkede artık sekterliği ve grupçuluğu karakterize eden ve ayrılıkçılığı bitiren koalisyonlar kurma zamanıdır. Unutmamak gerekir ki, 1936 faşist darbesi sol içi çatışma ve bölünmelerden dolayı başarıya ulaşmıştı.

7- Engellerin büyük bir bölümü sol radyo ve TV’lerin eksikliğinden kaynaklanıyor. Medya araçlarının PODEMOS’a yönelik saldırganlığı bunun en önemli göstergesidir.

8-Devlet ve medyadaki sağın kontrolü, diktatörlükten demokrasiye geçiş sürecinde ortaya çıkan ve hala devam etmekte olan güç dengesizliğinden kaynaklanıyor. 15 Mayıs hareketinin (los İndignados) dediği gibi, “bir demokrasi var ancak bu demokrasi” değil.

9- Tüm partileri kapsayan ilerici demokratik bir kültür yaratmak acildir. İspanya’nın her köşesinde anti-faşist şarkılar söylenmesine rağmen direnişlerde bu şarkılar söylenmiyor. Önceki nesillerin kavgasının devam ettiğini gösteren bu şarkılar söylenerek mücadelenin devam ettiğinin altı çizilmeli ve gösterilerde bu şarkılarla demokrasi, adalet ve özgürlük istemeliyiz.

PODEMOS’un gelişimi ve seçim başarıları2

Profesörün de belirttiği gibi seçimlerde en büyük başarıya imza atan PODEMOS oldu. Kısa bir zaman içinde ve yokluktan nasıl böyle bir başarı elde edilebildi? Bu birçok araştırmacının merak konusudur.

İspanya ve Avrupa’nın uygulamakta olduğu politikalara karşı uzlaşmasız duruş sergileyen Podemos’un gelişimi Avrupa medyasında genişçe yer aldı. ABD dahil bir çok ülkede yeni sol örgütlenmelere örnek olmaya devam ediyor. Kısa sayılacak bir zaman diliminde bu kadar büyük başarılara damgasını vurmuş olması partiyi ilgi odağı yapıyor.
Yaklaşık 18 aylık politik yaşamı olan bu genç ve dinamik hareketin politik evrimini simgeleyen söylemleri hatırlamakta yarar görüyorum:

17 Ocak 2014 tarihinde kurulmasından hemen sonra roteriği bıraktı ve seçmene ulaşmanın kanallarını buldu. İktidarı bencil elitten alıp halka vereceğini yalın bir dille kamuoyuna anlattı ve inandırdı.

Politik mücadelesini politik ve ekonomik elite (la casta) karşı yönelten Podemos, kapitalizmi değil liberalizmi hedef alıyor.

“Onlar bizi temsil etmiyor”, “Hepsi dışarı!” gibi sloganlarla emekçi yığınlarla buluşmayı ve onların diliyle konuşmayı başardı.

Dolaysız demokrasiyi politik söyleminin merkezine aldı. Referandumlar, “self determinasyon hakkı” (ayrılma hakkı) gibi zengin deneyimlerle demokrasiyi İspanyanın en uç bölgelerine kadar götürdü. İnternet aracılığıyla dolaysız demokrasiyi uyguladı. Web sitesini her gün 20 bine yakın kişi tıklıyor.

Güce karşı direnmeyi bilen ve komünist sol gelenekten gelen karizmatik bir liderin varlığı. Politik dünyasını İtalyan Marksist Antonio Gramsci ile aydınlatan yoksul bir aile çocuğu. TV programlarıyla popular olan İglesias’ın, Podemos’tan önce en son yer aldığı politik örgütlenme Anti-Kapitalist Sol idi.

Kuruluşunda iki çelişki vardı PODEMOS’un: Bunlardan birincisi, radikal ve faydacı oluşu ve ikincisi yerel örgütlerin önceliği ve tek kişi yönetiminin varlığı. İlk başlarda heyecan ve iyimserlik bu zaafları örtse de zamanla partide ciddi sorunlara yol açtı.

Solun bazı gruplarını ideolojik ittifaklarla birleştirmek yerine demokratik ve ekonomik sorunlar etrafında birleştirmeyi planladı ve başardı. Bu nedenle Podemos içe dönük bir sol parti olmadı. Sürekli dışa, topluma yöneldi.

Sınıfları değil çevreciler, feministler, işsizler ve benzerleri gibi, durumdan hoşnut olmayan sosyal grupları örgütlemekle işe başladı.

Liberalizmi düşman ilan etti, sosyal demokrat politikaların işlevsizliğini vurguladı ve aşırı solu başarısız ve kendini beğenmişlikle suçladı.

Merkez sağ Ciudadanos ise Podemos’u durdurmak için kuruldu. Podemos’tan uzak duran ancak sistemden rahatsızlık duyan vatandaşların oylarını toplamayı amaçlıyor. Fakat PODEMOS’un politik söylemlerini kullanmaktan da geri durmuyor.

Kasımda yapılacak genel seçimlere kadar PODEMOS’u durdurmak ve hatta bitirmek için egemenler çeşitli taktiklere başvuracaklar. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar 20. yüzyılda anti-faşist direnişlerin yükseldiği o topraklarda PODEMOS’un kökleri derinlerde, yükselişine engel olamayacaklar.

____________________

Not:

1 Vicenç Navarro,” İspanyol sağı sonunun başlangıcında”, 26 Mayıs 2015, El Publico, İspanyolca internet gazetesi
-Vicenç Navarro, Kamu politikaları ve siyasi bilimler profesörü, Pompeu, üniversitesi, Fabra
2 Yazının bu bölümü benim kişisel düşüncelerim

YAZININ İLK BÖLÜMÜ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ: İspanya seçimleri ve PODEMOS (I)

BİR CEVAP BIRAK