Spar’ın ‘star’ı oldu…

Çocuk işçilikten başladığı ticaret yaşamında


Spar’ın “star”ı oldu…



Özhan Değirmenci henüz 30’unda başarılı ve bekar bir işadamı… Türkçe konuşan toplumun yoğun olarak yaşadığı Stoke Newington Road’daki Spar’ın “franchise” sahibi…


Genç işadamının hikayesi Yeşilçam filmlerini aratmayacak türden… Aslında hikayesindeki dramatik yan her ne kadar yürek burksa da başarısı o kadar “Helal olsun” dedirtecek cinsten…


Spar’ın eski dildeki “Müdüriyet”teki odasında sohbet ederken gözleri süpermarketin dört bir yanını gösteren tek ekrandaydı…


1979’da Kayseri’de ailenin üçüncü çocuğu olarak doğar. 9’una geldiğinde anne ve babasının aklına İngiltere’de işçi olmak ve adam gibi yaşamak düşü düşer. “Ya çocuklar ne olacak?” sorusuna çözüm bulan aile 3 kardeşi Çasak’daki nene evine gönderir ve Londra’ya gelirler…


Değirmenci o günleri anlatırken gözleri doluyor ve “Benim ve kardeşlerim için hasretlik günleriydi. Bir çocuğun anne ve babasından ayrılması kadar zor bir şey olabilir mi” diye soruyor. Nene, kendi aklınca torunlarına sahip çıkmaya çalışır. 2 saatlik uzaklıktaki okula “kar kış, yağmur çamur” deyip göndermese de küçük Özhan’ı sığır, abisini de koyunların ardına koyar ve çobanlık yaptırır. Abla ise evde temizlikten sorumlu olur… Aradan tam 3 yıl geçtikten sonra beklenen haber gelir ve 3 kardeş de Londra’ya uçarlar…


Çasak nereee Londra nereee… Ama Özhan’ın gözü Londra’yı değil önce anne ve babasını görür. Kavuştukları için umurunda değildir büyük şehrin büyülü ışıklarına… Özhan Türkiye’de özlediği okul sırasında Londra’da oturur oturmasına ama zorlanır. Dilini kültürünü hiç bilmediği bu ülkenin yalnız okulu değil herşeyi yabancıdır… Yine de 2 yıl okula gider…


15’ine geldiğinde diğer hemşehrilerinde olduğu gibi işin ucundan tutması istenir. Amcalarıyla ortaklaşa Haringey’deki “Gülizar Market”i açar. Özhan genç ve enerjik olduğu için 24 saat açık marketin gece sorumlusu olur. “Romatizmam o günlerden hatıra” dediği soğuk ve ayaz gecelerde sarhoş ve uğursuzun nazını çeker… Aradan bir yıl geçip market rayına oturduğunda da amcaları yolları ayırır…


1999’a gelindiğinde de bu kez kendi ailesiyle birlikte Hornsey’de “franchise” alarak Spar’ı açarlar. İşler tam rayındayken bu kez de babasının kahvede kumar alışkanlığı huzuru bozar. Baba borçlarını döndüremez olunca banka kredisine sarılır, bankalar da yüksek faize… 2 yıl sonra Değirmenci ailesi altın yumurtlayan tavuğu satmak zorunda kalır. Babasının o dönemde kendisi ve abisine şiddet uyguladığını da itiraf eden Özhan aile marketinden ayrıldığında cebinde 100 sterlin bile olmadığını söylüyor…


Özhan Değirmenci için çocuk yaşta atıldığı ticaret yaşamı parlak geçmese de öğretici olmuştur. Alıp satmayı, kazanıp harcamayı, ürün seçmeyi, müşteri memnuniyetini ve harcama eğilimlerini öğrenmiştir… Bu kez markette sattığı ürünleri Dubai’den getirip kendisi marketlere satmaya karar verir. Planını hemen uygular. Chingford’da bir depo tutar ve Dubai’den bizzat kendisi seçtiği kağıt mendilden hazır yiyeceklere pek çok kalem ürünü ithal etmeye başlar. Kısa bir süre sonra 16 kamyonetlik bir dağıtım ağı kurar. Sıra kurumsallaşmaya geldiğinde onu beceremez… “Dağıtımcılar çalmaya başladı” diye yakınan genç işadamı 2 yıl sonra işyerini fesheder. Kısa süredeki birikimleriyle küçük bir içki bayii açar.


Değirmenci o günleri, “Yalnız olunca bütün enerjimi çalışmaya veriyordum. Sabah 7’den akşam 11’e kadar içki satıyor sonra da taksicilik yapıyordum” diyor. İşyerindeki Hintli komşusunun kozmetik dükkanını da satın alan Özhan önce kendi küçük içki dükkanını bir ortak ile “mini cap” dükkanına, kozmetik dükkanını da içki bayisine dönüştürür. Çok değil bir kaç yıl sonra bu iki dükkanı devredince de ciddi bir kazanç sağlar…


Özhan Değirmenci’nin son başarısı ise dev süpermarket zincirlerinin kaçırmak istemedikleri 165-175 Stoke Newington Road’daki 300 metrekarelik boş büyük mağazayı “cazip bir teklifle” kiralayarak Spar açmak olur. Açılış görkemli olur. Değirmenci’nin işadamlığını takdir eden Spar’ın üst düzey menecerleri de açılışa katılır. Komşu Stoke Newington Karakolu’ndan polisler de açılışın konğu olur…


Spar’da market ürünlerinin yanısıra ev yapımı sandvic, çiçek, kahve servisi, her türlü içki ile etnik marketten Türk ve Polonya ürünlerinin de yer verir. İlk ayda müşterilerin etnik ürünlere ilgisi Spar merkezinin de dikkatini çeker ve İngiltere çapında 2 bin 500 şubesine etnik raf ayırmasını tavsiye eder. Biraz ötesindeki Tesco Express ise satışların düştüğü için kapatma kararı alır…


Değirmenci, küresel krize karşı tüketicinin ilgisini çekecek formülleri anlatırken hayat okulunun başarılı öğrencisden seminer dinler gibi hissediyorsunuz. Anlattıklarına gelince Türk ürünlerinde öyle bir kampanyaya hazırlanıyor ki Türkçe konuşan toplumu Stoke Newington Spar’ın müdavimi yaptıracak cinsten.


Özhan Değirmenci mütevazi bir Anadolu çocuğu… Küçük yaşta yaşadıklarını başarıya dönüştürmesiyle iki kez “Bravo”yu hakediyor. O engellerle dolu bir maratonu kendinden emin ve (annesi ve ablasının psikolojik desteği dışında) yalnız olarak koşuyor… Yalnız maratoncuya gönlünün sultanı olup olmadığını soruyoruz… “Bir yerlerde beni bekliyor olmalı ama nerede bilmiyorum… Bilmek de isterim hani…” diye gülümseyerek yanıtlıyor…


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 + 18 =