Süper gazeteciler…

Süper gazeteciler…

0
PAYLAŞ

İnsanlar kendilerine neden sıfat takma ihtiyacı duyar bilinmez ama o sıfatlar o insanları ömür boyu biçimlendirir.

Çizgi film ya da macera filmlerinin kahramanları genelde devlet sistemine karşı savaşanlara karşı savaşır ve devletin bekası için düşmanları yok eder. Arada mafya hesaplaşmalarında da iyi olan yani devlete zarar vereceklerin an azının yanında yer alır.

Süper kahramanlar her zaman çizgi ve film içinde yoktur, yaşam içinde de kendisini hissettirir ama birkaç saniye sonra hafızalardan kaybolur. Çünkü bu kahramanların ömrü bir haber ömrü kadardır.

Süper kahramanların en ünlüsü Süperman’dir. Süperman gücünün farkına varır varmaz, kendisini yetiştiren ailesinden uzaklaşır ve dünyayı ya da yaşadığı toplumun devletini korumak için kendisine misyon edinir ve üzerine süper kelimesinin ilk harfini işler. Süperman’e kimse sen ‘Süpermensin’ demez, o dedirtir!

Gazeteci olması tesadüfi değildir, çünkü karanlık dünyayı en iyi izleyebileceği yerdir medya alanı. Gazeteciler eğer isterlerse birer Süperman olabilir! Medya sektörü gücü temsil eder ve o gücün içinde Süperman’ler olması kadar doğal bir şey yoktur. Medya patronu gazetesinin satışının artmasını ister, gazeteci ise haberinin ana sayfadan manşetten girmesini özler ama Süperman gibiler manşet olmayı önemseyecek kadar ego sahibi değildir, daha alçakgönüllülerdir. Önde olmaktansa arkada bir aracı olmayı ister, ekranlar önünde polis müdürleri, politikacılar veya işadamları olabilir ama işi esas gerçekleştiren süper insanlardır.

Geri kalmış ülkelerde bu süper filmi izleyip süper adam olmaya özenen bir çok gazeteci olması doğaldır, çünkü dünyayı ve ülkesini kurtarmak için her türlü özveriyi gösterir, karşılığında dolgun bir maaş, birkaç yazlık vs, varsa çocuğu; en iyi okullarda okutup büyük adam olması için olanak sağlamak ve ilişkileri sayesinde bir devlet medya kanalında ya da devletin denetiminde olan özel medya kuruluşunda çocuğuna iş olanağı sağlamak gibi… Kazançları yaşam kaliteleri gözler önünde olması pek göze batmaz.

Eskiden generaller özel şirketlerin yönetim kurulu üyesi olur, o firmaların stratejisi yönünde ihale alması için olanaklar yaratırlardı. Tabi en büyük tüketici olan ordunun ihtiyaçlarını karşılayacak özel şirketlerin olması kadar doğal ne olabilirdi ki, askerlik dışında yeteneklerini bu yönetim kurulu üyeliği sırasında gösterirlerdi. Eski darbeci generalin bir kasaba oluşturacak kadar evinin olması, parasının olması tesadüfi değildir. Nasıl aldın diye sorduklarında büyük olasılıkla çalışarak diyecektir. Çünkü süper insanlar çalışarak her şeylerini elde ederler!

Süper gazetecilere dönersek, siyasi istikrarın olmadığı bir ülkede, çatışma halinde olan her iki güç ile gazeteci olarak görüşebilir, her iki tarafa ‘gerek görüldüğünde’ mesaj götürüp – alabilir. Çatışmaların en yoğun olduğu zamanlarda devlet uygun gördüğünde röportaj yapmak için çatışmanın öteki tarafı ile görüşme ayarlanır ve güven içinde gider gelirler. Süper gazetecilere bir şey olmaz, onlar mesleklerini en iyi şekilde yaparlar ve genelde hepsi liberaldir. Farklı gazetelerde çalışsalar da bu süper gazeteciler bir birini tanır ve birbirlerinin yazılarını sahip oldukları köşede paylaşırlar. Süper olanlar hep okuyucusunun karşısındadır ama tevazu gereği devletin çıkarı yönünde siyasi gelişimlerden kendi payları ile övünmezler. Hatta bir çok görüşmelerini ve yazılmamak kaydı ile söylenen sözleri devletin en önemli dairesi içinde paylaşmanın kahramanlığın bir parçası olduğuna inanırlar. Onlar ile konuşanlar bu gerçeği bilerek cümle kurarlar.

Süper insanlar devletin çıkarları yönünde adım attığı söylenir ama devleti yönetenlerin istekleri devletin çıkarlarından önde olduğu toplumlarda, devleti yönetenlerin çıkarlarına göre biçim değişebilirler.

Devleti yönetenlerin çıkarları uluslararası politikalarda, global politikaları belirleyen çıkarları yönünde olmak zorunda, aksi halde o ülkede iktidarda kalma sorunları olur ve gereği görüldüğünde global politikaları belirleyenler o ülkedeki siyasi aktörleri kısa sürede çöpteki yerlerine koyabilirler.

Geri kalmış ülkelerde iktidarlar iktidara geldiklerinde çöpte onlara uygun her zaman bir yer ayarlanır ve o yer onların global politikalara uygun adım atmaları için uyarı olarak sürekli iktidar sahiplerine gösterilir.

Süper gazeteciler her dönemde değişen iktidarın adamıdır, onların istekleri ve çıkarları yönünde adım atarlar. Süper gazeteciler, iktidarı gerçekten yönlendirenlerin çıkarları ve projelerinin gerçekleştirilmesi yönünde adım atarlar. Süper olanların adımları, ülke çıkarları ile paralel göstermek zorunda değildir, çünkü o içinde bulundukları ülkenin bütün politikaları uluslar arası ilişkileri belirleyen güçler tarafından belirlendiğini bilirler.

Süper gazeteciler emekli olmaz ama işlevleri bittiğinde unutulurlar. O gazetecilerin gerisinde bir dolu anı ve kitap kalır ama gerçekleri devletin en önemli kurumuna anlattıkları kadar açık ve net değildir. Onlar ile yaşananlar yok olur, çok az ipucu bırakırlar geriye…

Kendisine misyon edinen gazeteciler, ömür boyu o misyonu üzerlerine yapıştırırlar ve o misyon ile çevrelerini belirlerler ve o misyonun gerektiği gibi davranırlar. Bazı gazeteciler gazeteci değil, misyon sahibi insanlardır ve genelde iktidarın yanına yer alırlar…

BİR CEVAP BIRAK