Sıradaki kriz

En sıradan bir konuyu bile,  krize dönüştürmede bir numarayız. Çünkü, ciddi gündemler oluşturamıyoruz ya da bu gibi gündemler ortaya çıksa bile adeta elimizin tersiyle itiyoruz.
       
Konuyu mübalağa ettiğimi hiç sanmıyorum. İşte,  son aylarda uğraştığımız gündemler;
– Mal varlığı tartışmaları,
– Başbakanın bir vatandaşa; “lan” diye hitap ettiği,
– Yabancı doktorlar ithal edilecek tartışmaları,
– Kimin cumhurbaşkanlığına aday olacağı tahminleri ve zorlamaları,
– 100. yıl üniversitesi rektörü olayı,
– Orhan Pamuk davası,
– Şemdinli iddianamesi. Şu anda hatırladıklarım bunlar…
       
Bu konuların,  gündeme gelirken tartışılmaları elbette yerindedir. Ancak, her bir konu gündeme geldiğinde ilgili – ilgisiz herkesin bunlara adeta balıklama atlamasını anlamak gerçekten zordur. Hele bazı kesimler var ki; “ bu konuyu kullanıp rakibimi nasıl alt edebilirim” düşüncesinden hareket ederek olayı kriz haline getiriyorlar. Öyle bir an geliyor ki; artık  olay, konuyu tartışmaktan çıkıp kayıkçı kavgasına dönüşüyor. Tabii, asıl konu bu arada kaynayıp gidiyor. Çoğu kez, işin aslı ve neler getirip neler götüreceği ile kimse ciddi manada ilgilenmiyor. Ne yazık ki; tartışmalardan arta kalan ise, karşılıklı atılan ve belki izi kalır diye düşünülen sadece çamur oluyor.
       
Sıradan olayların  tartışılırken kriz haline dönüştürülmesi bir yana, bu krizlerin başta yetkililer olmak üzere doğru yönetilememesi bir başka üzüntü veriyor.
       
Sonuçta olan, vatandaşa oluyor. Bu suni krizler ve tartışmalar yüzünden gerçek gündem ve problemler unutuluyor.


Bu böyle devam edecek mi?


Devam etmemeli demek geliyor içimden. Fakat, önümüzdeki günlerde hangi meselenin kriz olarak ortaya atılabileceğini tahmin etmekten de kendimi alamıyorum.
       
Haftaya bir başka krizde buluşmak üzere…
       
Şimdilik hoşça kalın.       


E-mail: izzettinicin@hotmail.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.