İstanbul’da suya zam geliyor

Topbaş, İSKİ’nin suya zam talebinin hem kurumun gelirlerini artırmak, hem de suda tasarrufu teşvik etmek amacıyla yapıldığını belirterek, bunun kararını Eylül ya da Ekim ayında toplanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin vereceğini bildirdi.


Topbaş, “Suhulet” isimli yeni nesil arabalı vapurun denize indirilmesi nedeniyle Tuzla’da düzenlenen törenin ardından basın mensuplarının çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı.


İSKİ’nin suya zam yapılması yönündeki talebiyle ilgili sorular üzerine Topbaş, “Zam talebi, hem İSKİ’nin gelirlerini artırmak, hem de su tasarrufunu teşvik etmek amacıyla yapıldı” dedi. Ancak bu talebin mercisinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi olduğunu belirten Topbaş, “Kararı, İSKİ Genel Kurulu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi verecek. Meclis, Eylül ya da Ekim ayındaki toplantısında değerlendirecek. Belki Genel Kurulu daha erken de davet etme imkanı olabilir” diye konuştu.


Zam oranının henüz belirlenmediğini, İSKİ’nin bu konuda çalışma yaptıktan sonra getireceği teklifin mecliste değerlendirileceğini ifade eden Topbaş, ancak ayda 10 metreküpün altında su tüketen dar gelirlilere değil, biraz daha fazla su tüketenlere yönelik bir oranlama yapılacağını söyledi.


Topbaş, İSKİ’nin çok büyük yatırımlar yapması gerektiğini, bu nedenle kaynağa ihtiyacı olduğunu kaydetti. Bugüne kadar İSKİ’nin kendi öz kaynaklarıyla yatırımlarını yaptığını, bundan sonraki dönemlerde de problem yaşanmaması adına ciddi yatırımlar hedeflediklerini anlatan Topbaş, “Büyük bir proje aşamasına girdik. Zamanı geldiğinde açıklayacağız. İstanbul’u susuz bırakmama, gelecekte de sıkıntı yaşanmaması adına ciddi yatırımlara ihtiyaç var. Bunun için de kaynağa ihtiyaç var. Bundan dolayı böyle bir zam talebi de geldi. Küresel ısınma sadece bu yıla özel değil. Bundan sonraki yıllar bundan farklı olmayacak. Bu nedenle tedariklerimizi artırmaya çalışıyoruz. Yeni kaynaklar eklemeye çalışıyoruz. İstanbul’un geleceğini hazırlıyoruz” dedi.


SU KAÇAKLARI


Topbaş, İstanbul’da geçmiş dönemde kent içindeki su tankerlerini azaltmak için su fiyatlarında indirim yaptıklarını, ancak bu tankerlerden bazılarının İSKİ hatlarından kaçak su çekerek sattıklarının tespit edildiğini söyledi.


Dünyada ortalama yüzde 22 olan su kaçağı oranının, İstanbul’da yüzde 27’lerde olduğunu belirten Topbaş, “Şebeke ve isale hattı kaçakları yüzde 10’larda. Yüzde 17 gibi maalesef hak etmedikleri halde borulardan çalan insanların tükettiği bir su var. Bunların bir kısmı tankerlerle satılıyor, bir kısmı farklı yerlerde kullanılıyor. Bu çalışmayı biz yeniden ele alıyoruz” dedi.


Topbaş, şu anda barajlardaki su seviyesinin yüzde 28’ler düzeyinde olduğunu kaydederek, “İstanbullular iyi bir tasarruf yapıyor, ama yetmiyor. Bir tabir kullandım ‘çöldesiniz ve bir matara suyunuz var, nasıl kullanırsınız?’ Bir sinyal. Şu anda ciddi bir sıkıntının eşiğindeyiz. Arzumuz, musluğunuzu açtığınız zaman suyunuz olsun ama her eksiltilen suyun yarından eksildiği, yarın sıkıntıya düşebileceğimizin bilinciyle adım atılsın. Dikkatli ve bilinçli kullanırsak inşallah Ekim sonuna kadar suyumuz yeter. Melen’in suyunu 20 Ekim’de getiriyoruz. İstanbul’u susuz bırakmayacağız” diye konuştu.


SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI TUTUM


Seçim dolayısıyla su sorununun yok sayıldığı yönündeki eleştirilerle ilgili bir hatırlatma üzerine de Topbaş, seçim öncesi ve seçim sonrası tutumlarında bir değişiklik olmadığını, farklı davranışları ortaya koyan veya bazı şeyleri halkından gizleyen bir tutuma hiçbir zaman girmediklerini söyledi. Topbaş, “Her şeyi gerçek ve açık konuştuk. Bizim yöntemimiz kesmeden, İstanbullular’ı bilinçli su tüketimine teşvik etmek. Diğer yöntemle depolar yapılacak, milli servet heder edilecek, hijyen olmayan ortamlarda sular biriktirilecek. Daha fazla su çekilecek. Yüzde 25 su tasarrufu olduğu zaman mesele kalmayacak. İstanbullular’ı susuz bırakmayacağız. Bu, İstanbullular’ın elinde” dedi.
İstanbul’da su tüketiminin son 10 yılda 4 misli arttığını, 200 bin yeni ailenin su alır duruma geldiğini hatırlatan Topbaş, “İstanbullular bizi yalnız bırakmazsa bu başarıya birlikte ulaşacağız” diye konuştu.


Topbaş, Longoz ormanlarından geçen bir hattın, adeta “orada bir baraj yapılacak, orman yok edilecek” gibi yanlış değerlendirildiğini, oysa oradan sadece bir hat geçirileceğini ifade ederek, ÇED raporlarının verilmesi yönündeki talep sürecinin devam ettiğini söyledi. Topbaş, ancak kent yaşamı için bunun yapılması gerektiğini ifade etti.


İstanbul’da kısmi su kesintilerinin başladığı yönündeki haberlere de değinen Topbaş, bunların yol bakım çalışmaları sırasındaki boru aktarmalarından doğan zorunlu kesintiler olduğunu, bunun su kesintisi gibi algılanmaması gerektiğini bildirdi.


Başka bir soru üzerine, Boğaziçi Köprüsü’nden yayaların geçmesi projesinin turizme yönelik olduğunu, yaya geçidi şeklinde kullanılması gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını belirten Topbaş, bu konuda gerekli izinleri almak için Karayolları Genel Müdürlüğü ile ilgili bakanlık nezdinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here