Su gibi akan bir ses: Nesrin Sipahi

PAYLAŞ
İsmail Bayer
İsmail Bayer
İSMAİL BAYER – İçinizde bir serinlik, ferahlık duyarak, sanki sessiz sakin, değişik tınıları içeren bir su akışı gibi, pırıl pırıl bir ses duyarsanız, bilin ki Nesrin Sipahi’yi dinliyorsunuz. Yarım asır önce dinlediğim bu sesin renkleri, hala parlaklığından eksilmeden, yine su akışı gibi devam ediyor.
Cemal Reşit Rey Konser Salonu. Bu sesi, bize yeniden ulaştırıyor. “Alaturka” programında, 80’leri aşan bir genç kız edası ile sahnede, Nesrin Sipahi.
1965 yazı. Susurluk Şeker Fabrikası, pancar muhasebesi servisinde, eğitime ara vererek, işçiliğe başlamıştım. Aldığım ilk maaş ile hafta sonu Bandıma Vapuru ve İstanbul. Sanırım Beşiktaş’da ki bir çay bahçesi idi, radyo sanatçılarında oluşan bir program. Nesrin Sipahi’yi ilk kez orada dinlemiştim. Pırıl pırıl bir ses, adeta su akar gibi içime işlemişti.
Yarım asrı geçtikden sonra dinlerken, aynı ses yine su gibi akıyordu.  Doğadan çıkan bir kaynak suyun, yavaş yavaş ilerlemesi, kendine yol bulması gibi.
TRT bir okul. Şarkılarmızı, formlarını bozmadan günümüze ulaştıran sanatçıların bir okulu. Değişik ekranlar da ve bazı sahnelerde izlediğimiz ses ve görüntülerden farklı. O sesler, adeta ben ayrıyım der gibi hemen kendini belli ediyor. Sönüp giden yıldızlardan değil onlar, parlaklıklarını koruyan ve yarım asrı aşsa da,  güzellikleri yaşatmayı sürdürüyorlar.
Nesrin Sipahi’nin bir başka özelliği ise, o klasik müzik eğitimi de almış, bir sanatçı.
Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Avustralya’ya kadar, bizden tınıları, bir su sesi gibi ulaştıran, buluşturan bir sanatçı.
“Ankara Rüzgarı”, adeta onunla özdeşleşmiş bir şarkı. Ben, Ankara Radyosu’ndan yetiştim, o rüzgarı estirmeye devam ediyorum der gibi. Varlığı, sesi, hala “Ankara Rüzgarı.”
Bu rüzgarı yıllardır estiriyor ve estirecek. O,Yahya Kemal – Münir Nurettin Selçuk bestelerinin de güzel yorumcusu. “Endülüsde Raks” onun sesinde, flamenko eteğinin rüzgarını, serinliğini, coşkusunu ve ateşini de bize estiriyor doğrusu.
“Ayrılık”, “Reyhan” bizi Azerbeycan’a götürüp, bu esintiyi oralardan Anadolu’ya ulaştırıyor. Rüzgar ve su şırıltısı ile.
Tamer Yiğit ile çevirdiği filmi anımsıyorum. “Kalbimde ki Serseri”. Değiik bir ses tınısıyla, “Arkadaşımın Aşkısı” demişti, dedirtmişti bize.
Güzel bir program, bir çok sanatçı, ondan dinlediğimiz şarkıları, yine onun gecesinde onun içi ona bir saygı olarak ve bizlere de güzel bir akşam geçirterek, sahnede yerlerini alıyorlar.
Program “Safalar getirdiniz” diyerek başlıyor. Program sunuculuğunu Umut Sezgin üstlenmiş. Klasik Türk Sanat Müziği sazlarından, keman, kanun, ud, klarnet ayrıca gitar, bas gitar, kalvye, davul, perküsyın grubundan oluşan 10 kişilik küçük orkestrayı, şef olarak da Ufuk Yıldırım yönetiyor. Ayrıca ik kadın ve bir erkekden oluşan vokal grubu da sahnede.
Ufuk Yıldırım, hem orkestrayı yönetiyor ve “Avuçlarım da hala sıcaklığın var” diyerek de, programa katılıyor.
Sahnde bu kez de, değişik bir ses, Ayşegül Aldinç geliyor. Her zamani şık ve sahne performansıyla, seyirciyi hemen kavrıyor. “Kalbe dolan o ilk bakış” ile kalplere sesleniyor.
Olgun bir hanımefendi edasıyla, Melihat Gülses sahneyi dolduruyor. Yahya Kemal – Münir Nurettin Selçuk eseri, “Endülüsde raks” diyor.
Bütün canlılığı ve değişk kıyafetiyle, genç bir ses geliyor sahneye. “Arım balım peteğim” derken, onun sesinin güzelliği içinde adeta kayboluyoruz. Dilek Türkan bütün sevimliliğ ve güler yüzü ile izleycilerin alkışlarını, selamlıyarak sahneden ayrılıyor.
Bitmedi, devam devam ediyor rüzgar. Ve su sesi yavaş yavaş içimize akıyor. “Yağmur, seninle güzel” diyor Nesrin Sipahi. İkinci şarkısında da, alkışlar kolay kolay kesilmiyor.
Yine Ankara’dan bir başka ses. Nesrin Sipahi’nin yetiştiği ocakdan, ondan sonraki kuşaklardan gelen bir ses, “Susu sus kimseler duymasın” diyor. Elif Güleşçi, zerafeti ile de sesini birleştirerek sahneyi dolduruyor.
İlk kez dinlediğim genç sesler. Onlar da, Nesrin Sipahi’ye armağan vermeğe gelmiş gibiler. Eflatun, “Gözleri aşka gülen” diyor. Ne çok dinlemiştim bu şarkıyı Susutluk da, “taze söğüt dalı gibisin” derken Nesrin Sipahi, bir dalın su yüzeyinden akarak içimize işlemesini gerçekleştirirdi.
“Rüzgar kırdı dalımı” diyor bu kez, yine ilk kez izlediğim genç bir ses Faruk Korzay. Sitemkar, “ellerin günahı ne diye” soruyor haklı olarak şarkı.
Nesrin Sipahi yine sahnede, bu kez, “Agora Meyhanesi” ne götürüyor bizi. Bu şarkı ile ne çok paylaşımlar olmuştu yaşamımızda. Su akar gibi bu şarkılar, onun sesi ile yıllarca içimize akdı. Seviçlerimizi, acılarımızı, duygularmızı, söyleyemediklerimizi, sevgilerimizi, onunla beraber söylemiştik adeta yıllarca. Bir ömür, sinema şeridi gibi gözümün önünde geçiyor. Şarkılarla beraber akarak.
Sonra tüm sanatçılar, aralarına Nesrin Sipahi’yi de alarak yeniden sahneyi dolduruyorlar. Duygular, doruklara doğru hızla akıyor. “Süzül güzel” diyerek, süzülüp geliyorlar önce, sonra dağlara taşıyorlar rüzgarı, doğanın serinliğini ve coşkusunu uzaklardan getiriyorlar içimize, “Dağlar Kızı Reyhan” diyerek.
Artık sahne ile seyirciler birleşti gibi. Büyük bir koro var. Kendileri söyleyip, kendilerini dinliyorlar. “Ağlama değmez hayat” diyorlar.
Bu şarkıların neden silinip, unutulup gitmediği ne kadar açık. Yaşanarak, yaşatarak, yaşamalarını sürdürüyorlar ve ne denli de sürdürecekler. Yarım asrı, bir asrı da geçse, bu güne tercüman olabiliyorlarsa, daha çok yaşayacak ve yaşatacaklar demektir.
Alkışlar bitmiyor. Seyircilerin salondan çıkmaya yönelmeleri de yok. Ayaktalar, alkışlar, sahnede yeniden sanatçılar elbette, şarkılar hep devam edecek.
Salondan ayrılırken, sokağa çıkdık, grup grup insanların dilinde dinlediğimiz şarkılar, mırıldanarak da olsa, küçük seslerle de olsa, devam ediyor. Şarkılar devam ediyor.
Şarkılar, yaşamımız ile birlikde sürüyor. Yaşamımız da, şarkılarla sürsün diyerek, geceyi noktalamaya çalışıyoruz.
Sağolasın Nesrin Sipahi, yarım asır da geçse, su gibi akan sesinle, içimize akmayı sürdürüyorsun. Senin söylediğin şarkılar, geceye katılan sanatçılarlarla bize olduğu kadar, sana da söylendi gibi. Bir vefa ve saygı gecesi adeta.
Şarkılar susmasın yeter ki.
________________
Ankara 21 Kasım 2016. Pazartesi.  ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER