Sumer dininden tek tanrılı dinlere…

Sumer dininden tek tanrılı dinlere…

0
PAYLAŞ

Uzun zamandır röportaj daha doğrusu söyleşi yapmıyordum. Bir dost sohbetinde karşılaştığım Prof. Dr. İsmet Karacan ile baş örtüsü üzerine konuşuyorduk ki, “Biliyor musun tarihte ilk baş örtüsünü Sumerler takmış” dedi. Bu sohbet bizi doğal olarak Muazzez İlmiye Çığ’a götürdü. Sumerler konusundaki çalışmaları ve kitaplarıyla tanıdığım Muazzez İlmiye Çığ’la yüz yüze görüşme ve söyleşi yapma kararını o anda verdim.


İyi ki de vermişim. Böylece sadece Türkiye’de değil dünyada da çalışmaları çok önemli kabul edilen Muazzez Hanım’ı yakından tanıma şansım oldu. Onun ilerlemiş yaşına karşın üretmeye devam eden çok özel bir insan olduğunu söylemeliyim. 92 yaşında kitap yazıp, çalışmalarına devam edenler görmüştüm ama teknolojiyi takip eden, internet kullanan, mailleşen birini görmemiştim. Taa ki Muazzez Hanım’ı tanıyana kadar.


Üniversite ve gazetecilik ortamında olduğum için çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, öğretim görevlileri ve gazeteciler arasında  birçok kişi internet ve bilgisayar kullanmayı beceremiyor, teknolojinin kolaylıklarından yararlanmayı kabul edip içine sindiremiyor. Bence sadece bu özelliği bile Muazzez Hanım’ı özel yapmaya yeter.


Muazzez İlmiye Çığ, 1914 yılında doğmuş, 1936 yılında öğretmenlik yaparken Ankara Dil Tarih Fakültesinin ilk ve tek kez olmak üzere öğretmenleri kabul etmesiyle buraya kaydını yaptırmış. Hocası yeni geldiği için boş olan tek bölüme yani Hititolojiye girmek zorunda kalmış. Yanında Sümeroloji, arkeoloji ve yabancı dil dersleri almış. Hititoloji okumuş ama İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne girdikten sonra çok fazla Sumer tabletiyle karşılaştıkları için Sumerceye ve Sumerlere  eğilmek mecburiyetinde hissetmiş kendini. Kader arkadaşı Hatice Kızılyay’la birlikte müzedeki çiviyazılı belgeler arşivini oluşturmuşlar. Tam 33 yıllık emek sonucunda oluşmuş bu arşiv. Çevirdikleri tabletlerden MEB ve Tarih Kurumu 8 kitap basmış.


Muazzez İlmiye Çığ, okuyucuya ulaşan kitaplarını ise emekli olduktan sonra kaleme almış. 1990 yılından sonra 16 kitap yazmış. Basit bir hesapla neredeyse her seneye bir kitap düştüğünü söyleyebiliriz.


Kitapları hem çalışmalarını hem de hayata bakışını yansıtıyor. Örneğin “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında “madem dinimizde imam nikahı ile seks doğal görülüyor, o zaman gizli yerlerde değil, eski mabetlerde olduğu gibi, camilere de birer aşk odası konsun, isteyen gidip orada bir imam nikahı ile seks yapsın” diyebilecek kadar da cesur bir kalemi var.


Muazzez İlmiye Çığ’ı tanımak için Serhat Öztürk tarafından yazılmış ve İş Bankası Yayınları’nın bastığı “Çivi Çiviyi Söker: Muazzez İlmiye Çığ Kitabı”nı okumak gerekiyor. Çünkü bu kitapta onun hayatı var. Atatürk Türkiye’sinde genç bir kadınının nasıl yetiştiği görüyorsunuz bu kitapta. Hangi koşullarda okuyup, çalıştığını ve 75 yaşından sonra nasıl yazar olduğunu anlatıyor Muazzez Hanım…


Aslında bütün kitapları okunmalı ama eğer tek bir kitabını seçecekseniz ve dinler tarihine ilginiz varsa bence “Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni” okuyun.
Bu kitapta 6 bin yıl önce yaşayan Sumer dininin çok tanrılı bir din olduğunu, zamanla tek tanrılı dinlere geçildiğini ve çok tanrılı dinlerdeki diğer tanrıların tamamıyla yok olmayarak tek tanrılı dinlerde melekler, şeytanlar, cinler olarak varlıklarını sürdürdüklerini okuyacaksınız.


Aynı kitapta dinlerin karşılaştırılması da var. Kuran’ı Tevrat’a benzetenler, her iki kitabın da Allah’tan geldiği için benzer olmasını normal karşılıyor ama, Sumer tabletlerinde Tevrat’takine benzer yazılar ortaya çıkınca durum değişiyor. Çünkü Sumer çivi yazılarındaki söylemler tek bir tanrıya değil, pek çok tanrıya ait.


Kitapta Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman dinleriyle Sumer dini arasındaki ortak noktalar ve benzerlikler tek tek ele alınmış.


Ortak noktaları üç aşağı beş yukarı tahmin edebilirsiniz sanıyorum. Tanrının yaratıcı ve yok edici gücü, tanrı korkusu, tanrının yargısı, kurbanlar, törenler, ilahiler, dualar, iyi ahlaklı, dürüst ve haktanır olmak, büyüklere ve küçüklere saygı göstermek, sosyal adaleti sağlamak ve temiz olmak bütün dinlerde olan ortak özellikler.


Benzerliklere gelince… Kitapta pek çok örnek var ama ben burada ancak birkaç tane verebilirim. Örneğin Sumerliler kadınları bir tarlaya benzetmişler. Aynı deyim hem Tevrat, hem Kuran da var. Kuran’da Bakara Suresinin 223. ayeti “kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın” yazar.


Sumerlilerde 7 sayısı çok önemlidir. 7 gün geçmek, 7 dağ aşmak, 7 ışık, 7 ağaç, 7 kapı gibi. Aynı şekilde Tevrat ve Kuran’da 7 sayısı bolca bulunmaktadır. İslam’a göre cennetin 7 kapısı vardır; Sumer yeraltı dünyasının da 7 kapısı bulunuyor.


Sumer kralları, tanrıların yeryüzündeki vekili sayılıyordu. Bu inanç Hıristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek sürmüştür.


Sumer’de krallann nasıl sarayları varsa Tanrıların da evleri vardı ve bunlar “Tanrı evi” denilen görkemli tapınaklardı. Daha sonra bu tanrı evleri sinagoglara, kiliselere, camilere dönüştü. Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sumer Ay Tanrısının sembolüdür.


Sumer tanrılarının esas adlarından başka, niteliklerine göre adları da vardı. İslam dininde Allah’a verilen 99 ad, aynı geleneğin bir devamı gibi görünüyor.
Sumerlilere göre ölüler, “kur” adlı karanlık, dönüşü olmayan bir yeraltı dünyasına gidiyorlar. Tevrat’ta bu “şeol”, Yunan’da “hades”, İncil’de “cehennem”, İslam’da “ahret” olarak devam etmektedir.


Sumerlilerde, okul tabletlerine göre altı gün çalışma, yedinci gün dinlenme var. Bu Yahudilere Sabbat olarak geçmiş. On emirde “Sabbat’ı düşün, onu kutsal gün olarak gör!” deniyor. Altı gün çalıştıktan sonra, yedinci gün Tanrıya adanmış bir dinlenme günü oluyor. Yine Yahudilere ve İslam’a göre Tanrı altı günde dünyayı yaratıp yedinci gün dinlenmiş.


Sumer tanrılarının gökte toplandıkları “Duku” adında bir yerleri var. İslam inanışına göre de Allah yedi kat göğün üzerinde “Arş”ta oturuyor.


Sumer törenlerinde tanrı heykellerinin gezdirilmesi, Hıristiyanlıkta dini törenlerde Meryem’in heykelinin taşınması şeklinde devam ediyor. Hıristiyanlıkta olduğu gibi Sumer’de de günah çıkaran rahipler bulunuyor.


Not: Muazzez İlmiye Çığ ile yaptığım söyleşiyi okumak isteyenler sitenin sağındaki “ayaküstü sohbet” bölümüne tıklayabilirler.


___________


* Yazarın diğer çalışmaları için www.birsenaltiner.com


 

BİR CEVAP BIRAK