“Suriyeli çocukları unutamıyorum”

Yıldırım, 3-9 Mart arasında Harran Ekolojik Kadın Köyü 1.Festivali’ne, Köyün uluslararası hukuk danışmanı Aynur Gökyıldız ile birlikte katıldıklarını söyledi. Bölgeki Suriyeli sığınmacılar için yapılan konteyner kampını da ziyaret ettiklerini aktaran Yıldırım, sığınmacılara yardım için Londra’da kolları sıvayacağını belirtti.

Yıldırım, Harran ziyaretiyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Harran Ekolojik Kadın Köyü 1.Festivali bir panayır şeklinde düzenlenmişti. Festival kapsamında 14 ülkeden ressamlarla yapılan Harran ve kadınla ilgili resim çalışmaları ve sergiler, paneller, çadırlarda yöre kadınlarının el işleri, birçok sanatçının katıldığı konserler, çevre gezileri, Suriyeli sığınmacıların kaldığı konteynir kampı ziyareti , defileler, film gösterileriyle oldukça yoğun ve çok renkli geçti. Ekolojik Kadın Köyü’nün yapımı için Harran Belediye başkanı Mehmet Özyavuz’un bağışladığı kendisine ait olan 10 dönüm araziyi de gidip gördük. Büyük ve oldukça yüksek bütçeli bir proje. Çok iyi niyetlerle yola çıkılmış. Yasaklı Apartman adlı kitabın yazarı gazeteci Hüzün Yücel’in projesi olan Ekolojik Kadın Köyü’nün Türkiye’nin her iline kurulması planlanıyor…”

Yıldırım, 3-9 Mart arasında Harran Ekolojik Kadın Köyü 1.Festivali’nde

“Festivali etkinlikleri içinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde düzenlenen panelde İngiltere Kadın Platformunu temsilen konuşmacıydım” diyen Yıldırım şöyle devam etti:
“Beş gün boyunca yöreyi ve halkını, ‘ortada görünmeyen kadınlarını’ tanımaya çalıştım . Ve konuşmamı doğaçlama yapmaya karar verdim. Salondaki dinleyicinin çoğunun erkek oluşu da avantajdı çünkü kadına ve çocuğa şiddete karşı ancak erkeklerle birlikte savaşabiliriz. Konuşma sonrasında gençlerle de sohbet ettik. Türkiyenin gençleri herşeyin farkında, umut veriyorlar.”

“KAMP ETKİLEYİCİYDİ”

Yıldırım program kapsamında ziyaret ettikleri Harran’daki Suriye Mülteci Konteyner Kampı’nı da şöyle anlattı:

“Çok sıkı güvenlik önlemleri vardı. 15 bin kişilik kampta beni en çok etkileyen yanı çocukların çokluğuydu. Kamp çok iyi donanımlı ve temizdi. Giriş çıkış saatleri sınırlıydı. Bir çok mültecinin kampı tercih etmediğini öğrendim. Kampta okul, kreş, oyun alanı, park, 24 saat çalışan hastane, market, spor tesisi ve cami bulunuyor. Suriyeli öğretmenler derslere giriyorlar. Kampta 8-14 yaş grubu için UNICEF’in programı uygulanmasına karşın sadece 2 UNICEF görevlisi var, Bitkin haldeki bu görevliler savaş travması yaşayan çocuklarla çalışıyorlardı. Çocuklar yaptıkları resimlerde de yaşadıkları travmaları yansıtmışlardı.”

Kamptakilerin çok mutsuz olduklarını belirten Yıldırım şöyle devam etti:

“Öğretmenlere göre kamptakiler çok mutsuz. Bir konteynerde 11 kişi yaşıyor. Savaş öncesi yaşamlarına özlem duyuyorlar. Kampta konuştuğumuz erkekler de evlerine dönmek istediklerini dile getirdiler. Beni en çok etkileyen çocuklar oldu. Kampta sokaklar tel örgülerle ayrılmışlardı. Telden bakıyorlardı. Çocuklar bize dokunmak ve sevgi istiyorlardı. Ayakları çıplak çocuk çoktu. Ne yazık ki yaşanılan travma gözle de görülebiliyor. Kadın ve erkekler için çalışma atölyeleri açılmış. Fason üretim yapan kadınlar para da kazanabiliyorlar. Kadınlar çalışmanın yanısıra çocuk ve eşlerine de hizmet ediyorlar. Onlar da çocuklar gibi dokunmak ve sarılmak istiyorlar. Kadınları erkeklere göre çok güçlü gördüm.“

“SAVAŞTAN NEFRET EDERSİNİZ”

“Kampı bir saat ziyaret etmeniz, savaştan nefret etmeniz için yeterli” diyen Yıldırım şunları söyledi:

“Kampta bir aileyle sohbet ettim. Tabireye oturmuş Suriye çayı içiyorlardı. Hemen bize taburelerini verip çay ikram etmek istediler. Gördüklerim yüreğimi çok burktu. Çocuklar son derece saygılı. Bombadan kaçtıklarını söylüyorlar. Mültecilerin sayıları giderek artıyor. Hatta biz oradayken Emine Erdoğan da 35 bin kişilik yeni çadır kampı açtı…”
Yıldırım bölgeye yardım konusunda da “Harran içindeki okullarda da büyük yoksulluk var. Okul araç ve gereçlerine ihtiyaç var. Bütün bu ihtiyaçların hepsini sağlayamasak da küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratabiliriz. İngiltere’den ne yapabiliriz, oturup konuşmak gerekir…” diye devam etti.

FOTOĞRAFLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve + 14 =