Susuzluğun bir nedeni de yolsuzluk

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gelişmekte Olan Ülkelerde, su kaynaklarının yeterince kötü yönetim” etkili oluyor.

Su sektöründe yapılan yolsuzluklar, ülke ekonomilerini doğrudan etkilerken, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayı da engelliyor.

Etkin bir su yönetiminin olmaması, suyun maliyetini de artırırken, kayıt dışı ekonomiyi de körüklüyor.

BM’ye göre Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki bazı ülkelerde halkın neredeyse yarısı, yüksek su faturalarını ödememek için rüşvet veriyor.

Su sektöründeki yolsuzluk ve kötü yönetim, içme suyu için ayrılan mali kaynaklar eritiyor, miyarlarca doların boşuna harcanmasına neden oluyor. Bunu yanı sıra ekonomik büyüme yavaşlıyor ve bu sektöre yatırımlar engellenmiş oluyor.

BM’ye göre, dünyada herkese yetecek kadar içme suyu var ancak toplam insan nüfusunun 5’te biri, yani 1 milyardan fazla insan yeterli su bulamıyor.

Yaklaşık 3 milyar kişi ise sağlıklı ve temiz su ihtiyacını karşılayamıyor ve bu nedenle, her gün yaklaşık 35 bin kişi hayatını kaybediyor.

Her yıl 2 milyon çocuk, temiz su ve tuvalete sahip olmadığından ölüyor.
İçme suyu sıkıntısından en çok etkilenenler yoksul halk olurken, bunların yarısından fazlası Hindistan ve Çin’de yaşıyor.

İSTANBUL’DAKİ DÜNYA SU FORUMU

Öte yandan su sektöründeki yolsuzluklar ve su yönetimi krizi, İstanbul’un 2009 yılında, muhtemelen Mart ayında ev sahipliği yapacağı 5. Dünya Su Forumunda da ele alınacak.

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan forumda, dünyanın dört bir yanından uluslararası uzman, dünya su sorununa çözüm bulmak için toplantılar yapacak.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR…

Su konusunda en çok iş yerel yönetimlere düşerken, yerel yönetimlerde, etkin su yönetimi gerçekleştirecek düzeyde yeterli uzmanın olmayışı, siyasi kadrolaşmalar, yetersiz toplumsal denetim mekanizmasının olmaması gibi durumlar, acil altyapı yatırımlarının yapılmamasını ya da yanlış yapılmasına neden oluyor.

BM’ye göre dünyada, su yolsuzluğuyla mücadelede, sivil toplum kuruluşlarının daha etkin olmaları isteniyor.

Sivil toplum kuruluşlarının, insan sağlığını doğrudan ilgilendiren etkin su yönetimi konusunda etkili birer denetim organı gibi çalışmaları gerektiği vurgulanıyor.

Merkezi yönetimin de, su konusunda, bakanlık düzeyinde etkili organizasyonlar kurarak, kurumsal bir alt yapı oluşturması gerektiği belirtiliyor.

Yolsuzluk, su kaynaklarının adil bir şekilde dağıtılmasını engellerken, su faturalarının yükselmesine de neden oluyor.

BM, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlara göre, merkezi ve yerel yönetimler ile denetçim kuruluşlarının yanı sıra medya ve sivil toplum kuruluşlarının da su sektöründeki yolsuzluklara karşı mücadele etmesi gerekiyor.

BM’ye göre, gerekli önlemlerin alınmaması halinde, su konusunda, 2015’teki milenyum hedeflerine ulaşılması zor görünüyor.

SU YARDIMLARININ, YALNIZCA 10’DA BİRİ SU SEKTÖRÜNE GİDİYOR…

Bu arada yapılan bir araştırmaya göre, geçtiğimiz yıllarda, uluslararası kuruluşlar tarafından, özellikle su kıtlığı çeken ülkelere, su altyapısının geliştirilmesi için yapılan mali yardımların sadece 10’da biri bu ülkelerdeki su sektöründe kullanılabildi.

Bu yardımların, yüzde 90’ı su dışındaki alanlarda kullanıldı. Geçtiğimiz yıllarda uluslararası kuruluşlardan, su kıtlığı çeken ülkelere, yaklaşık milyar dolarlık mali yardım yapılmıştı.

Ayrıca kamu harcamaları toplamının sadece 20’de biri, su ile ilgili yatırımlara ayrılıyor.
Dünyada, içme suyu konusundaki en sorunlu bölgeler olan Güney Asya ve Sahra Çölü’nün güneyindeki ülkelere son yıllarda yapılan özel sektör yatırımları yüzde biri aşamamış. Dünya Su Konseyine göre, dünyadaki su kıtlığının, çoğunlukla alt yapı bozukluğu, bürokrasi, yetersiz kurumsallaşma, yolsuzluk, rüşvet ve kötü yönetimden kaynaklanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.