İSVEÇ'TEN… 6 – 7 Eylül ve 'Zaman Satan Dükkan'

İki yıl önce İstanbul'a gittiğimde yine Ramazan ayıydı.

Büyükada'da, sevgili ağabeyim, TRT eski program yapımcısı, folklör araştırmacısıYaşar Özürküt'ün  konuğuydum.

İftar saatinden önce, sahilde bir meyhaneye oturduk. Masamızda oturan, sohbete katılan Ada'lılardan rakı içenler de vardı, orunçlu olanlar da…Ada üzerine kitaplar yazmış Ahmet Tanrıverdi de oruçlular arasındaydı. Az ötede iftar saatinin gelmesini beklerken bizim masadakilerle sohbet ediyor, şakalaşıyordu.  Ahmet Tanrıverdi, iftar zamanı  orucunu açtıktan sonra rakı kadehini alarak  gelip yanımıza oturdu…

İçen, içmeyene; içmeyen, içene hoşgörülüydü. Kimse, öyle, "İslam dininin hoşgörüsü" gerekçelerinin arkasına  saklanmıyordu. İnsan yüreğinden gelen doğaçlama bir hoşgörüydü bu…

Ramazanda sigara içtikleri, oruç tutmadıkları için sokaklarda dövülen insanlarla ilgili haberleri izlerken, Büyükada'lı, yedi göbek Müslüman Ahmet Tanrıverdi'nin o saygın tavrını anımsadım ve onun bana imzaladığı  "Zaman Satan Dükkan" kitabını yeniden okumaya başladım. Bugünkü inananların, inanmayanların bu kitaptan öğrenecekleri çok şeyler  var. Kitabı bir kez daha okurken anladım ki, bakkal Fahri'nin oğlu Ahmet Tanrıverdi'nin o erdemli tavrı, bin yıllardan  süzülüp gelen  Anadoludaki bir kültür mirasının ürünüydü  ve  o kültür, her geçen bir daha geri gelmemek üzere yok olup gidiyordu.

Ahmet Tanrıverdi, çocukluğunun Büyükadasını anlatırken sanki İstanbul'dan değil de, inanılması mümkün olmayan başka bir masal  dünyasından söz ediyor:

" Çocukluğumun adasında, Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Yunanlılar, Levantenler, az da olsa Maltalılar, İngilizler, Ruslar , İtalyanlar, Arapladr, Fransızlar , Almanlar, Kürtler, Lazlar, ve tabii Müslümanlar, Hristiyanlar ile Museviler bir mozaik oluşturuyorlardı."

Tanrıverdi, kitabında, çocukluğunda üzerinde bir travma etkisi bırakan 6-7 Eylül olaylarına da yer veriyor.

6- 7 Eylül olaylarının yıldönümünde, konuyu fazla gevelemeden sözü Ahmet Tanırıverdi' ye bırakalım:

" (6-7 Eylül olaylarının meydana geldiği gün) …Akşam saatlerinde Saat Meydanı'nda sandviç yiyordum. Sinema afişlerinin bulunduğu yere, akşam basıılan gazetelerden, Mithat Perin' in çıkardığı Ekspres asılmışt; "Atanın evi bombalandı" haberi büyük puntolarla basılmıştı. Meydanda alışılagelmişin dışında bir hareketlilik vardı,.

Hemen her akşam bu meydana gelir, arkadaşlarımla buluşur, sinema afişlerine bakar, birikmiş bahşiş param varsa mutlaka orman lokantasının köşesinden sosisli sandviçimi alıp yer, bir süre sonra dükkana dönerdim. O saatlerde bu meydanda hiç rastlamadığım kişilerin fısıldaşarak konuştuklarını görmüştüm.

Saat 21.00 sıralarında dükkanımızın üst katındaki evin pencere kenarında yemeğimi yerken dıışarıyı da seyrediyordum. Şimdi Haşim Gül' ün olan dükkan  Marika Ververoğlu' nun su ve tekel bayiiydi. Yanında Abidin isimli biri çalışıyordu. Marika'nın en iyi müşterilyerinden biri Façyo Lokantasıydı. İki ortaklı bu işyerinin, bir ortağı,Karaman kökenli, babası Çanakkale gazisi olan, İstanbul Beyefendisi Petro Yuvanoğlu'ydu.

Abidin, Mösyö Petro'ya karşı çok saygılıydı. İşte bu Abidin'i elinde mahrukat sergisinden alınmış odunla, Marika'nın köşesinden fırlayıp, Façyo Lokantasının vitrin camlarını sıradan kırıp, geriye kaçarken gördüm. İ

İçerden müşterilerin feryatlarına, kaçışmaları eklendi. Ve bir anda deniz tarafındaki ara sokaklardan ellerinde odun, demir çubuk, taş bulunan çapulcuların çarşıyı istila edip kırıp dökmeleri başladı. Bunların önderleri vardı. İlk yıkımdan sonra bu önderlerin ( ki birkaçının Demokrat Partilii ve adada ticaret yapan Karamürsel'li oldukları biliniyordu.)

CHP'lilere ait işyerleri ve meskenleri  de hedef gösterdiklerini gözlerimle gördüm.

İşte bu rezillikten bizim ve dükkan  ve evlerimiz de nasibini aldı. Bir çapulcu gurubunun bizim dükkanın önünden geçerken malum şahsın işaretiyle yan sokağa bakan vitrinin tahta kepengine inen balta darbesi ve babamın üst kat penceresinden müdahalesi göz açıp kapayıncaya kadar oldu.

Hemen aşağıya indik ve kırılan kezzap şişelerenin,  pirinçlerin üzerine aktığını gördük. Geç vakit adaya çıkan askerin müdahalesiyle saatlerdir süren kırma ve yağma durdu. Süngü takmış vaziyetteki bahriye askerleri, tek dizlerinin üzerine çökerek atış vaziyetine geçip , bağırarak ihtarda bunuluyorlardı.

Gecenin sessizliğine alkol ve yemek kokuları karışmış, cadde çöplüğe dönmüştü. Vitrinler, buzdolapları, kepenkler caddede kırılmış veya ters dönmüş vaziyette duruyordu. Damacanalar, şişeler kırılmış, çuvallar, küfeler etrafa saçılmıştı. Ummadığım kişileri ellerinde mal kaçırırken  görmek beni  çocuk yaşımda şaşırttı.  Eski Adadılar, bu kişileri  "6-7 Eylül zengini" olarak her zaman nefretle anarlar.

Beni en çok üzen bir diğer olay da, Rumlarla yedikleri içtikleri bir olan kimi Türklerin , o geceki vandallığıydı.Bu ne biçim arkadaşlıktı!

O geceden sonra bu insanlar tek tek toplantı, Balmumcu Kışlasına götürülüp sorgulandılar. Örfi İdare(Sıkıyönetim) mahkemelerinde yargılandılar. Şaşırtıcı olan şey, bu kişileri ceza almaktan, mallarına zarar verdikleri yine o Rum arkadaşları kurtardı!

Sabah uyandığımda babam dükkanda temizliğe girişmişti. Halk ise sağlam dükkanlara hücüm edip çılgınca alış veriş yapıyordu. (…) İstanbul haşat olmuştu. İnsanlar açlıktan korkuyordu. Onun için ne bulurlarsa alıyorlardı. O zamanın  önemli makarnalarından ikisi  Rekor  ve Lüks markalarıydı. Sahibi  Mösyö  Raka, yazın adada oturuyordu. Akşam dükkanımıza geldi ve babama :" Fahri, mahvoldum, fabrika bitti. Hiç bir kalıp sağlam değil. Bittim, bittim…" diye ağlamıştı. Uzun sürmedi, Yunanistan'a göç etti…"

Ahmet Tanrıverdi'nin anlattıklarına başka bir şey eklemeye gerek var mı?

Sizi bilmem ama bu olay bana, yakın geçmişte yaşadığımız Kahramanmaraş ve Sivas olaylarını da anımsattı.

Olaylar birbirlerine ne kadar da çok benziyor…

Manzara aynıydı,

Olayı tezgahlayan eller aynıydı.

Güzelim memleketimde fazla bir şey değişmiyordu…
——————–

* Zaman Satan Dükkan, Ahmet Tanrıverdi
 Literatür Yayıncılık
www.literatur.com.tr

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.