İSVEÇ’TEN… Kriz, ‘Kralları da vurur’

İsveç Kralı Karl Gustav’ın 31 yaşındaki büyük kızı Vıctoria, geçtiğimiz günlerde sessiz, sedasız ve de törensiz bir şekilde nışanlandı.

Nişan  töreni düzenlenmemesinde, ülkede binlerce çalışanı işsiz bırakan  ekonomik krizin etkili olduğu bildirildi.

Bir sabah, Malmö’nün Gustav Adolf meydanında yürürken 15-20 kişilik bir kalabalıkla karşılaşınca dikkatle o yana yöneldim. İsveç, sınırsız özgürlükler ülkesi ama, bu özgürlükleri kullanırken 50- 100 kişiyi bir araya getirmekte güçlük yaşanıyor. O nedenle, günün o saatlerinde, Gustav Meydanında 15-20 kişilik grup, kalabalık  sayılırdı. Yaşlıca bir adam, meydanın ortasında çiçek satıcılarıyla sohbet ediyordu. Adam, İsveç Kralı Karl Gustav’a da ne çok benziyordu. Biraz daha yaklaştım, kralın ta kendisiydi. Yanında birkaç sivil koruma görevlisi ve beş- on yaşlı İsveçliden başka kimse yoktu. Kralın gelişi nedeniyle tören düzenlenmemişti.Yanında, önünü ilikleyerek hazır ol’da duran,valiler, belediye başkanları, yol kenarlarında okullardan getirilmiş, ”Padişahım çok yaşa!’ diye bağıran öğrenciler yoktu. Meydandan geçen İsveçli kızlar, onu gördüklerinde ”Aaaa! kral gelmiş !” diyerek yollarına devam ediyorlardı. İmza isteyen, yan yana aynı fotoğraf karesine girmek isteyenler yoktu.

Kral da öyle gösterişli törenlerden hoşlanmıyordu. İsveçte, monarşi yönetimi de, kralın yetkileri de sembolikti. Kararlar, parlamentoda, siyasi partiler, hükümetler tarafından alınıyor, kral da sembolik olarak onaylıyordu.Napolyon’un generallerinden Jean Buptiste Bernadotte’nin torunuydu.Fransız kökenliydi. Eşi Silvia ise, halktan biriydi. Almanya’da doğmuştu. Babası Alman, annesi Brezilyalıydı. Kralla tanışıp evlenmeden önce  bir süre hosteslik yapmıştı. Onun da öyle ”soylu” bir geçmişi yoktu…
 
İşte bu kral ailesinin büyük kızları Vıktoria, geçtiğimiz günlerde nişanlandı; sözü oraya getirmeye çalışıyorum. Damat adayı Daniel Westling de halktan, sıradan biriydi. Stockholm’de bir spor salonu işletiyordu. Kral, damat adayını belirlerken ”teba”sını meydanlarda toplayıp talih kuşunu uçurmamıştı. Kuş, gidip kimin başına konduysa onu damat ilan etmemişti. Hatta, kızının, Daniel’le yedi-sekiz yıldır süren  ilişkisine de hiç karışmamıştı.Victoria, spor yapmak için gittiği spor salonunda Daniel’le tanışmış, orada başlayan arkadaşlıkları geçtiğimiz günlerde nışanla sonuçlanmıştı. Nışanlanmaları da bir tuhaf, sıradışıydı. Nışan nedeniyle tören düzenlenmemişti. Komşu ülkelerin kralları, kraliçeleri saraya çağırılmamıştı. Nışan, Prenses Victoria’nın düzenlediği bir basın toplantısıyla açıklandı. Victoria, gazetecilerin önünde parmağındaki yüzüğü göstererek, ”Bakın, ben nışanlandım!” dedi; hepsi bu…
 
Gazeteciler, bu tuhaf nışanın perde arkasını araştırdı. Saray kaynaklarından edinilen bilgiye göre,ülkede binlerce kişinin işsiz  kalmasıyla sonuçlanan ve etkileri halen ağır bir şekilde süren ekonomik kriz nedeniyle, görkemli bir nışan töreni düzenlenmemişti. Ayrıca, kraliyet ailesi son yıllarda ekonomik sıkıntı yaşıyordu. Hükümet bütçesinden saray harcamaları için ayrılan pay yetersizdi. Kral Karl Gustav, aile gelirlerini arttırmak için borsada oynamaya başlamış, geçtiğimiz yıl yüklü miktarlarda para kaybetmişti. Son günlerde, kraliyet ailesinin ekonomik sorunları daha da artmıştı. Bu memlekette kral bile geçim sıkıntısı çektikten sonra bizim yaşadığımız ekonomik sorunların lafı mı olurdu…

 Prenses Victoria, basın toplantısının sonunda düğün tarihini 2010 yılı olarak açıkladı.

Bakarsınız, o zama dek küresel kriz atlatılır. Kral ailesi, şanına yaraşır bir düğün töreni düzenler. Onlar muratlarına ererken, bizler de kırk gün, kırk gece eğleniriz….

______________

*  Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi Pazar Dergi’de de yayımlandı.
alinergis@yahoo.se

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seven − two =