İSVEÇ’TEN… Manzarai Umumiye

İSVEÇ’TEN… Manzarai Umumiye

0
PAYLAŞ

3 Ekim yaklaştıkca Türkiye’nin içine düştüğü çember de iyice daralıyor…

Hükümetin’in aldığı “Kıbrıs Rum kesimini tanımıyoruz” kararını savunacak gücü yok…
Dönem Başkanı İngiltere Başbakanı Tony Blair’in, “Gümrük Protokolünü tanımak,Güney Kıbrıs`ı da tanımak anlamına gelmez” yolundaki sözleri,Türkiye’yı gaza getirmek için planlanmış ince bir “İngiliz siyaseti”den başka bir şey değildi.

Bizimkiler de, “Bak işte Blair de öyle diyor” diyerek bu sözün üstüne atladılar..
Şimdi bak, Fransa ne diyor,AB üyeleri Güney Kıbrıs ve Yunanistan ne diyor…
Anadolu’da bir söz var, “Ayağıma yer edeyim, gör sana neler edeyim”
Ozan Ceyhun’un da belirttigi gibi, AB önünde de kendini savunmaktan bile aciz Türkiye ,ödünler verdikçe görün bakın daha neler isteyecekler…

Korkunun ecele faydası yok,şimdiden görünen o ki, Güney Kıbrıs’ı tanımadan 3 Ekim’ de görüşmelere başlamayacaklar…Hükümet, bu kısa sürede bu kadar büyük bir U dönüşünü gerçekleştirebilecek mi, şimdi bunun hesabı yapılıyor…

Çocuk, bağda, babasına bağırıyor:

–Baba, bir hırsız yakaladım!
— Al, getir oğlum!
–Gelmiyor!
— Bırak o zaman ,gitsin!
— Baba, ben onu bırakıyorum da, o beni bırakmıyor…

Manzarai umumiyemiz budur…

Yıllardır çözülemeyen Kıbrıs sorunu, AB kapılarında karşımıza bir duvar olarak çıktı. Bir ateş topu, kimsenin el sürmeye gücü de, cesareti de yok…

Hükümetin ömrü, AB ve ABD ile ilişkilerin iyi götürülmesine bağlı. AB ile ilişkilerin iyi gitmesi Güney Kıbrıs’ın tanınmasına bağlı. Güney’i tanıdığınızda yıllardır savunduğunuz tezlerinizle birlikte Kuzey Kıbrıs’ ın haritadan silinmesine de onay vermiş oluyorsunuz.
Finansial Times Gazetesi,” Türk Hükümeti,Güney Kıbrıs’ı tanırsa askerlerle karşı karşıya gelir ve düşer!” diyor.

Gündemi değiştirmek için yeni bir Kuran kursu ya da türban tartışması başlatmak, Ecevit’e “Vahdettin” tarihleri yazdırmak da artık bir işe yaramıyor…

Galiba deniz yavaş yavaş bitiyor…

BİR CEVAP BIRAK