İSVEÇ’TEN… İnşallah iyi olur

”Korku, dağları bekler” derler… Küresel ekonomik krizle birlikte artık bu söz de küresel bir anlam kazandı. İsveç’te de dağları bekleyen ”korku” artık dağlardan şehirlere, kasaba içlerine dek indi, kapılardan içeri girdi. Herkeste, ”İşimi kaybedecek miyim, yarın ne olacak” endişesi var. İsveçli çalışanlar da, dünyanın birçok yerindeki insanlar gibi, akşam işten eve giderken arkadaşlarının yüzüne vedalaşırcasına bakıyorlar. Çünkü yarın, yeniden işlerinin başına dönüp dönemeyeceklerini bilmiyorlar…

Stefan, fabrikanın en deneyimli çalışanlarından biriydi. 23 yıldır aynı işi yapıyordu. Yılbaşı öncesi, başarısından dolayı bir maaş ikramiye ve hediyelerle ödüllendirilmişti. Yılbaşı tatilinden döndükten sonra kendisini kapının önünde buldu.

Adam, bir otomobil fabrikasının bölüm şefiydi. Çalıştığı fabrikada üretilen son model otomobille işe gelip gidiyordu. Herkes etrafında fır dönüyordu. Bölümündeki işçilerin kaderi onun iki dudağının arasındaydı. Önemli bir projeyi yaşama geçirmek için gittiği Amerikadan bir gün önce dönmüştü. Ertesi sabah çalıştığı bölüme geldiğinde işine son verildiğini duyuran sarı zarfı masasında buldu. O bölümde en yüksek ücreti Adam alıyordu; önce ondan başladılar. Krizin, Ergenekon tokadı gibi kime, ne zaman vuracağı belli değil…

Ev kiraları, elektrik fiyatları aldı başını gidiyor. 300 bin nüfuslu Malmö kentine yığılmalar nedeniyle konut açığı 30 bine ulaştı. Bankalar, geri dönmez korkusuyla kredi vermedikleri için ev satın alınamıyor. Gazeteler, aynı satış mağazasından alınmış aynı malların bir yıl önceki ve bugünkü fiyatlarını karşılaştırıyor. Alış veriş çantası, geçen yıla göre yüzde 25 daha pahalı… Mağazalar bomboş. Halkın alış veriş gereksinmesi var; ancak, ”Ne olur, ne olmaz” düşüncesiyle paralarını ellerinde değil, yastık altında tutuyorlar. Bankalara güven azaldı. Ülkenin önemli üç bankası iflasın eşiğinde…

Sağlık harcamalarında tasarrufa gidiliyor. Kalp hastalarının zorunlu ameliyatları erteleniyor. Kanser tedavilerinde ucuz ilaçlar yazılıyor. Ağır hastaların ölüm riski artıyor.

Ucuz gıda malzemesi kullanılması nedeniyle, okullarda öğrencilere verilen öğle yemeklerinin kalitesi düştü. Çocuklar, artık evde hazırladıkları sandviçlerini yanlarında götürerek öğle öğünlerini geçiştirmeye çalışıyorlar.

İsveç İstatistik Kurumunun verilerine göre, Aralık ayında 200 bin olan işsiz sayısı yılbaşından sonra 220 bine dayandı. Bu sayının yıl içinde 3 kat daha artmasından endişe ediliyor. Sadece Aralık ayı içinde ülke genelinde 10 bin kişi işsiz kaldı. Son iki haftada buna 10 bin kişi daha eklendi.

2008 yılında 6 bin işyeri çeşitli nedenlerle kapandı. Aralık ayında, iflas eden şirket sayısı bir önceki yıla göre yüzde 41 oranında arttı.

Metro Gazetesinde yer alan bir habere göre, 2008 yılında, 9 milyon nüfuslu İsveç’te, her dokuz kişiden biri borçlarından dolayı icraya düştü. İcralık borçların büyük çoğunluğunu elektrik ve telefon faturaları oluşturuyor.

Kriz, ne Kral dinliyor, ne Bakan… İsveç Kralı Karl Gustav, birkaç ay önce borsada, 10 milyon İsveç Kronunu (yaklaşık 2 milyon YTL) kaybetti. İsveç borsasında yaşanan yüzde 12’lik düşüşten sadece İsveç Kralı Karl Gustav değil, Başbakan ve bazı bakanlar da etkilendi. İsveç Başbakanı Fredrik Reinfedlt, Araştırma Bakanı Lars Leijonborg ile Tarım Bakanı Eskil Erlandsson da borsada önemli miktarlarda para kaybettiler…

İsveç’teki Arapların çokça kullandıkları ”inşallah” sözcüğünü artık İsveçliler de öğrendi. Şimdi hep birlikte, yatıp, kalkıp ”İnşallah iyi olur.” diyoruz….

alinergis@yahoo.se 


Bu yazı, Cumhurıyet Gazetesinin PAZAR YAZILARI sayfasında da yayımlandı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve − 5 =